Bugün : 25 Mart 2017, Cumartesi

Favorilere Ekle!

xanthochroous nedir?

xanthochroous : a. Sarı tenli,c ildi saır olan.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

erethitic : a. see: erethismic.


gastear : n. Mide.


heptaploidy : n. Hücrenin türe has haploid kromozom sayısının yedi katına sahip oluşu.


physiognomy : n. Fizyonomi; 1. Yüze bakarak insan tabiatını keşfetme ilmi; 2. Yüz, çehre.


ignipuncture : n. Dokuya yüksek ısıya sahip iğne batırmak suretiyle gerçekleştirilen koteriason.


insulinization : n. Şeker hastalarında, kan şekerini düşürmek üzere uygulanan insülin teadvisi.


kleptomania : n. Çalma (Hırsızlık) hastalığı, kleptomani.


lithagogue : n. 1. Böbreklerde veya mesanede hasıl olan kumu çıkarma; 2. Taş çıkaran; 3. Taş (kum) çıkarıcı faktör.


lympholeukocyte : n. Büyük tek nüveli lökosit.


mandelic acid : n. Kalsiyum veya magnezyumt uzu halinde kullanılan bir idrar yolu antiseptiği.


microtomy : n. Mikroskopla muayene için ince dilimlere kesme ameliyesi.


monopathy : n. Vücudun tek taraflı hasta olması hali, monopati.


muciferous : a. Mukoza salgılayan, mukoza ifraz edici.


mucopus : n. İris ihtiva eden mukus.


mucosocutaneous : a. See: Mucocutaneous.


nasopharyngeal : a. Nazofarenkse ait.


neuroroentegenography : n. Sinir sistemi radyografisi.


ombrophobia : n. Yağmur korkusu, ombrofobi.


oxyecoia : n. Marazi kulakkeskinliği, keskin kulaklılık.


perflation : n. Salgıları dışarıya çıkarmak için bir boşluğu hava verme.