Bugün : 23 Mart 2017, Perşembe

Favorilere Ekle!

wound nedir?

wound : n.&v. 1. Yara, vulnus; 2. Yaralamak.

Bite wound : Isırık yarası;


Contused wound : Ezik yarası;


Frost bite wound : Donma yarası;


Gunshot wound : Kurşun yarası;


Incised wound : Kesik yarası;


Lacerated wound : Yırtık (yaralama) yarası;


Open wound : Açık yara;


Operation wound : Ameliyat yarası;


Penetrating wound : Nafiz yara;


Puncture wound : Ponksiyon yarası, delinme yarası;


Subcutaneous wound : Derialtı yarası.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

corticoafferent : a. Uyarıları çevreden beyin korteksine ileten.


entopic : a. Normal yerinde bulunan.


epitonic : a. Aşırı gerginlik gösteren tonüs'ü artmış.


subhyoid : a. Dilkemiği (hiyoid) altında bulunan hiyoidaltı, subhyoideus


uterus : n. Rahim, döl yatağı, döllük.


iprindol : n. Trisiklik antidepresan.


kleptomania : n. Çalma (Hırsızlık) hastalığı, kleptomani.


lipoidosis : n. Yağ metabolizmasındaki bozukluk nedeniyle vücut dokularında aşırı miktarda lipidve lipoidlerin toplanışı, lipoidoz.


monogenous : a. Eşeysiz (asexual) olarak meydana gelen, monojen.


noctambulist : n. Uykusunda kalkıp gezen, noktabulist.


para- : pref. Yanında, yan, para.


paregoric : a.&n. 1. Ağrı dindirici, teskin edici; 2. Müsekkin, kafurlu afyon ruhu.


paramastitis : n. Meme altındaki dokuların iltihabı.


petrous : a. 1. Taşa benzer, kaya gibi; 2. Temporal kemiğin kalın (petrous) kısmı ile ilgili.


phaneromania : n. Siğil ve benzeri cilt belirtilerine anormal şekilde dikkat etme hali.


provocative : a. Kamçılayan, bir belirtiyi, refleksi, reaksiyonu veya tedavi tesirini ortaya çıkaran.


pyknomorphous : a. Hücrenin boyanan kısımlarını kesif ve homojen olarak ihtiva eden.


quassia : n. Acıağaç (kuvasya ağacı)tan yapılan acı bir ilaç.


scutiform : a. Kalkan şeklinde, kalkansı.


sepsis : n. Mikrop toksinlerinin kana karışması ile meydana gelen klinik tablo, sepsis.