Bugün : 19 Haziran 2018, Salı

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

S harfi ile başlayan tıp terimleri

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

sporiferous
a. Spor taşıyan, sporlu. ...

sporification
n. Sporların oluşması. ...

sporo-
pref. See: Spor-. ...

sporoblast
n. Koksidyumda hücre bölünmesi ...

sporocyst
n. Spor ihtiva eden kese, spor ...

sporogenesis
n. 1. Spor (tohum) vasıtasıyla ...

sporogenic
a. Spor yapan, sporojen. ...

sporogenous
a. Sporlar aracılığıyla üreyen ...

sporogony
n. Döllenmemiş bir spordan gel ...

sporont
n. Olgun protozoer. ...

sporophore
n. Bir organizmanın spor taşıy ...

sporoplasm
n. Çoğalma hücrelerinin protop ...

sporotrichosis
n. Sporotrikum enfeksiyonu. ...

sporotrichum
n. "Sporotrichum schenkii" baş ...

sporozoa
n. Toxoplasma, Plasmodium ve d ...

sporozoite
n. Bir protozoer sporunun bölü ...

sporozoon
n. Sporozoa sınıfı herhangi bi ...

sporozoosis
n. sporozoa sınıfı parazitleri ...

sport
n.&v. 1. Asıl halinden değişik ...

sporular
a. 1. Spor veya sporcukla ilgi ...

sporulate
v. Spor meydana getirmek, spor ...

sporulation
n. Spor oluşumu. ...

sporule
n. Küçük spor, sporcuk. ...

spot
n. Leke, benek, nokta, macula. ...

sprain
n. Eklemin burkularak incinmes ...

spray
n. 1. Serpinti, ince toz halin ...

spreading
n. 1. Yayma, sürme, kan, salgı ...

sprengel's shoulder deformity
n. Stapulanın konjenital olara ...

sprue, sprew
n. 1. B3 vitamini noksanlığınd ...

spur
n. Mahmuza benzer sivri kemik ...

spurgali
n. Mahmuz yarası. ...

spurious
a. Yüzeyel, asıl değil, benzer ...

sputum
n. Balgam. ...

squalene
n. biochem. Skualen (C30H50). ...

squama
n. (pl. squamae). 1. Bağa, sed ...

squamal
a. Bağaya ait, bağası, skuamal ...

squamate
a. 1. Pullu, pullarla örtülü; ...

squamatization
n. Değişik özellikte hücreleri ...

squame
n. Pul veya pul şeklinde kitle ...

squamocellular
a. 1. Dökülücü nitelikte hücre ...

squamoid
a. Pula benzeyen, pul şeklinde ...

squamoparietal
a. Şakak kemiğinin bağa parças ...

squamosa
n. Temporal kemiğin sfenoid, p ...

squamosal
a. 1. Temporal kemiğin pars sq ...

squamous
a. Pullu veya bağası. ...

squatting
n. Çömelme. ...

squili
n. 1. Adasoğanı; 2. Adasoğanal ...

squint
n. Şaşılık, strabizm, strabism ...

squinter
n. Şaşı adam. ...

stabilization
n. Sabit kılma veya olma, tesb ...

stabkernige
n. Nötrofil lökositlerin çekir ...

staccato speech
n. Kelimeler veya heceler aras ...

stacke's operation
n. Kulak kanalının arka membra ...

stactometer
n. Damlalar ölçmeğe mahsus tüp ...

stadium
n. (pl. stadia). Devre, safha ...

staff
n. 1. Hastane kadrosu; 2.Çomak ...

stage
n. 1. Mikroskopta muayene edil ...

staggers
n. 1. Hayvanlara mahsus beyin ...

staging
n. Kötü huylu (malign) tümörle ...

stagnation
n. 1. Durgunluk, vücudun belli ...

stain
n. Boya. ...

staining
n. Boyama, doku hücrelerini ve ...

staitinodermia
n. Derinin macun kıvamında olu ...

stalagmometer
n. Damlaları ölçmeğe mahsus al ...

stalagmometry
n. Sıvıların yüzey geriliminin ...

stalk
n. Sap. ...

staltic
a. 1. Büzücü, sıkıcı; 2. Damar ...

stamina
n. Kuvvet, dinçlik, gayret, en ...

stammerer
n. Kekeme. ...

stammering
n. Kekeleme, pepeleme, kekemel ...

stanch
v. Yaradaki kanamayı kontrol a ...

standard
n. 1. Belirlenmiş veya ayaraln ...

standardization
n. Ayarlama, üretilen veya yap ...

Standardize
v. Ayarlamak, standart ile kon ...

standstill
n. Durma, kesilme, çalışma vey ...

staniable
a. Boyanabilir, boya alır. ...

stannic
a. 1. Kalayla ilgili; 2. Kalay ...

stanniferous
a. 1. Kalay oluşturan; 2. Yapı ...

stannum
n. See: Tin. ...

stapedectomy
n. Üzengi kemiği (os stapes) ç ...

stapedial
a. 1. Üzengi kemiğine ait, sta ...

stapedial mobilization
n. Otoskleroz nedeniyle sabitl ...

stapediolysis
n. Üzengi kemiği (stapes)'nin ...

stapediotenotomy
n. Üzengi kası (musculus stape ...

stapediovestibular
a. Üzengi kemik ve vestibüle a ...

stapedius
n. Üzengi kası, musculus stape ...

stapes
n. Orta kulağın üç kemiğinden ...

staphyl(o)-
pref. 1. Üzüm salkımışeklinde; ...

staphyle
n. Küçük dil, uvula. ...

staphylectomy
n. See: Uvulectomy. ...

staphyledema
n. Küçük dil ödemi. ...

staphyline
a. 1. Küçük dile ait, staphyli ...

staphylion
n. Sert damağın arka kenarının ...

staphylitis
n. Küçük dil (uvula) iltihabı, ...

staphyloangina
n. Yalancı zarlarla müterafık ...

staphyloccps
n. Staphylococcus cinsi herhan ...

staphylocide
n. 1. Stafilokokları yokeden; ...

staphylococcal, staphylococcic
a. Stafilokoklara ait. ...

staphylococcemia
n. Kanda stafilokok bulunması. ...

staphylococcosis
n. Stafilokoklar tarafından ya ...

staphylococcus
n. Stafilokok (See: Bacterium) ...

staphyloderma
n. See: Staphylodermatitis ...

Staphylodermatitis
n. Stafilokokların sebep olduğ ...

staphylodialysis
n. Küçük dilin gevşemesi. ...

staphylolysin
n. Stafilokok toksinlerindeki ...

staphyloma
n. Göz tabakalarından biri üze ...

staphylomatous
a. 1. Stafilom'la ilgili; 2. S ...

staphylomycosis
n. Stafilokokların kan yoluyla ...

staphyloncus
n. Küçük dil (uvula) tümörü. ...

staphylopharyngeus
n. Yutak damak kası, farengopa ...

staphyloptosis
n. Küçük dil düşüklüğü. ...

staphylorrhaphy
n. Yarık damağın dikilmesi, bu ...

staphyloschisis
n. Yarık damak, doğuştan damağ ...

staphylostreptococcia
n. Stafilokok ve streptokoklar ...

staphylotome
n. Küçük dil (uvula)'e kesit y ...

staphylotomy
n. Küçük dili veya stafilomu k ...

staphylotoxin
n. Stafilokoklar tarafından sa ...

star
n. Yıldız şeklinde organ, yıld ...

starbismus
n. Şaşılık. ...

starch
n. biochem. Nişasta (C6H10O5). ...

starchy
a. 1. Nişasatya benzeyen; 2. N ...

starry
a. 1. Kenarları yıldız şeklind ...

starvation
n. 1. Açlık, gıdasızlık; 2.Açl ...

starve
v. Açlık çekmek,a çlıktan bitk ...

stasibasiphobia
n. Ayakta duramayacağını ve yü ...

stasimetry
n. Yumuşak nitelikte maddeleri ...

stasimorphy
n. Herhagni bir vücut bölümü v ...

stasiphobia
n. Ayakta durmaktan korkma. ...

stasis
n. Staz: 1. Birikme, bir engel ...

stasis-
suff. İdame eden. ...

stasis-,
suff. 1. Akımın yavaşlaması ve ...

state
n. Durum, hal, status. ...

static
a.&n. 1. Sakin, durgun, hareke ...

station
n. 1. Duruş, vaziyet, durum, h ...

stationary
a. Olduğu vaziyette kalan, ile ...

statistics
n. 1. İstatistik; 2. İstatisti ...

statometer
n. Göz küresinin çıkıklık dere ...

statoscope
n. En ufak basınç derecelerini ...

statum
n. Birden, dehal, hemen. ...

stature
n. Vücutun dik duruş halinde i ...

status
n. Durum, hal, vaziyet. ...

statutory
a. 1. Kanuna uygun, kanuni; 2. ...

statuvolence
n. Kendi kendine telkinle oluş ...

staurion
n. Median ve transvers damak d ...

stauroplegia
n. Çapraz hemipleji. ...

steapsin
n. See:Lipase. ...

stear(o)-
pref. Yağ. ...

stearate
n. Stearik asit tuzu. ...

stearic
a. biochem. Yağlı veya iç yağl ...

steariform
a. Yağa benzeyen. ...

stearin
n. biochem. Katı yağlarda bulu ...

stearodermia
n. Ciltteki yağ bezleri hastal ...

stearopten
n. biochem. Uçucu bir yağın ka ...

stearrhea
n. Derinin yağ guddelerinden ç ...

steat(o)-
pref. Yağ. ...

steatadenoma
n. Yağ bezleri adenomu. ...

steatitis
n. Yağ dokusu iltihabı. ...

steatocele
n. Haya (testis) torbasında ya ...

steatocryptosis
n. Yağ bezlerinin fonksyion bo ...

steatocystoma
n. Yağ bezi kanalının tıkanmas ...

steatogenous
a. Yağ dejenerasyonu yapan, st ...

steatoid
a. Yağa benzeyen. ...

steatolysis
n. Yağların emülsifikasyonla e ...

steatolytic
a. 1. Yağların parçalanması il ...

steatoma
n. Yağlı ur, yağ dokusu tümörü ...

steatomatosis
n. Birçok yağ kistlerinin bulu ...

steatonecrosis
n. Yağ nekrozu. ...

steatopathy
n. Yağ bezi hastalığı, steatop ...

steatopygia
n. Büyük kıçlılık, ilyelerin a ...

steatopygous
a. Kalçalarında aşırı yağlanma ...

steatorrhea
n. Dışkıda yağ fazlalığı, yağl ...

steatosis
n. 1. Yağ bezleri hastalığı; 2 ...

steel
n. Karbonla karışık demir, çel ...

steeping
n. Suda bırakıp ıslatma, demle ...

stegnosis
n. 1. Salgı (ifraz) nın durdur ...

stegnotic
a. 1. Büzücü, kasarak sıkıştır ...

stegomyia
n. Bir sivrisinek türü. ...

stein-leventhal syndrome
n. Yaşamın ikinci veya üçüncü ...

steinmann's pin
n. Bir uzuvda, iskelet traksiy ...

stelelctomy
n. Yıldız gangliyonunu kısmen ...

stella
n. (pl. stellae). See: Star. ...

stellate
a. Yıldız şeklinde, yıldız gib ...

stellula
n. (pl. stellulae). Küçük yıld ...

stellwag's sign
n. Ekzoftalmik goitre'da görül ...

stem
v. Akmasını menetmek. ...

stem,
n. Sap, destek ödevi gören sap ...

stenagma
n. İç çekişi. ...

stench
n. Pis koku, tiksindirici koku ...

steno-
pref. 1. Dar, ufak; 2. Sıkma,b ...

stenocardia
n. Bu hastalık kalb bölgesinde ...

stenocephaly
n. Kafanın anormal darlığı, st ...

stenochoria
n. Daralma, herhangi bir kanal ...

stenocoriasis
n. Gözbebeğinin daralması veya ...

stenopeic
a. Dar delikli veya yarıklı. ...

stenosal
a. 1. Stenoz'la ilgili; 2. Ste ...

stenosed
a. Daralmış, büzülmüş. ...

stenosis
n. Darlık, bir kanal veya boru ...

stenostenosis
n. Kulakaltı tükürük bezi (par ...

stenostomia
n. Ağız daralması, stenostomi. ...

stenothermic
a. Vücut ısısında az değişikli ...

stenothorax
n. Dar göğüslülük. ...

Diğer Terimler : 123456789101112131415
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z