Bugün : 19 Haziran 2018, Salı

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

S harfi ile başlayan tıp terimleri

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

sinistrmanual
a. Solak. ...

sinistro
pref. sinistr. ...

sinistrocardia
n. Kabin osla kayması. ...

sinistrocerebral
a. Beyin sol yarımküresinde bu ...

sinistrocular
a. Sol gözü daha kuvvetli olan ...

sinistrocularity
n. Solgöz hakimiyeti. ...

sinistrogyration
n. Sola dönme. ...

sinistropedal
Sol ayağı daha kuvvetli olan. ...

sinistrotorsion
n. Sola bükülme, sol tarafa kı ...

sinoatrial
a. Sinus venosus ve kalb kulak ...

sinoauricular
a. see: Sinoatrial. ...

sinogram
n. Bir sinusun, kontrast madde ...

sinuitis
n. See: Sinusitis. ...

sinuous
a. Yılankavi, dalgalı, dolamba ...

sinus
n. (pl. Sinuses). 1. Sinus, iç ...

sinusal
a. Sinüs ile ilgil. ...

sinusitis
n. Sinüs iltihabı, sinüzit. ...

sinusoid
n. 1. Sinüs gibi, sinüs'e benz ...

sinusotomy
n. Sinüs ameliyatı. ...

siphon
n. & v. 1. Bir ucu uzun eğri b ...

siqua
n. Çocuklarda barsakların emme ...

sirenomelia
n. İki bacağın doğşutan birbir ...

sirenomelus
n. Bacakları birbirine yapışık ...

siriasis
n. Güneş çarpması. ...

sitieirgia
n. Histerik iştahsızlık. ...

sitio-sito
pref. yemek. ...

sitology
n. 1. Yemek bilgisi; 2. Diet i ...

sitomania
n. Delicesine yemek yeme arzus ...

sitophobia
n. Yemekten korkma hastalığı, ...

sitotoxin
n. Bakteri veya mantarlarla en ...

sitotoxism
n. Bakteri veya mantarla enfek ...

sitotropism
n. Gıda tesiri ile alınan ceva ...

situs
n. yer, durum, vaziyet. ...

situs inversus viscerum
n. Organların sağlı sollu yer ...

sitz-bath
n. Oturarak yapılan banyo tarz ...

Sjögren Syndrome
n. Gözyaşı, tükürük guddeleri ...

sjögren-larsson syndrome
n. Kalıtsal olarak meydana gel ...

skatole
n. biochem. Feçese özel kokusu ...

skatoxyl
n. biochem. Skatolün oksitlenm ...

skein
n. Mitozun erken safhalarında ...

skelalgia
n. Bacak ağrısı. ...

skeletal
a. İskelete ait. ...

skeletizaiton
n. 1. Zayıflama; 2. Yumuşak kı ...

skeletogenous
a. İskelet dokusu yapan. ...

skeletology
n. İskelet bilim, iskelet bilg ...

skeloton
n. İskelet, sceletum. ...

Skene's Glands
n. Kadınlarda, uretranın başla ...

skenitis
n. Skene bezlerinin iltihabı. ...

skeptophylaxis
n. Bir maddeden az miktarda ze ...

skia
pref. Gölge (özellikle röntgen ...

skiameter
n. Röntgen ışınlarının yoğunlu ...

skiametry
n. Gözde kırılma hatalarını me ...

skiascope
n. 1. Gözbbeği üzerindeki gölg ...

skiascopy
n. 1. Gözdek refraksiyon kusur ...

skiatherapy
n. X ışıları aracılığıyla teda ...

skin
n. deri, cilt, cutis. ...

skull
n. Kafatası, kronyum, cranium. ...

slaver
n. Salya, tükürük. ...

sleep
n. Uyku. ...

sleeplessness
n. Uyuyamama hali, uykusuzluk. ...

sleeptalking
n. Uykuda konuşma, ...

sleepwalker
n. Uykuda gezer kişi. ...

sleepwalking
n. Uykuda gezme, uyurgezerlik, ...

slice
n. Dilin parça, kesit. ...

slide
n. Lam, cam (mikroskop). ...

slime
n. Sulu kıvam gösteren yapışka ...

sling
n. Askı, askıbandajı. ...

slit
n. & v. 1. Uzunluğuna seyreden ...

slough
n. & v. 1. Düşürülen yara kabu ...

sloughing
n. 1. Kabuk oluşması, kabuklaş ...

sloughy
a. Kabuklu. ...

slows
n. Amerika'nın batı eyaletleri ...

sludge
n. 1. Su yüzündeki ufak buz pa ...

sludging
n. Bir eriyikten erimemiş parç ...

sluggish
a. 1. Ağır ve yavaş hareket ed ...

smallpox
n. Çiçek hastalığı. ...

smear
n. Mikroskopta tetkik edilmek ...

smegma
n. Gulfe (sünnet derisi) girin ...

smegmatic
a.1. Smegma ile ilgili, 2. Sme ...

smegmolith
n. Sünnet derisi altında smegm ...

smell
n. 1. Koku alma, koklama; 2. K ...

smelling salts
n. Bir miktar amonyak ihtiva e ...

smith-petersen nail
n. Üç yüzlü, üzerinde oluk bul ...

smog
n. Duman ve sis karışımı. ...

smoker
n. Tütün içen. ...

smooth
a.1. Düz, düzgün, düz yüzeye s ...

snap
n. Çarpma sesi, şaklayıcı ses. ...

snare
n. Polipleri sökmekte kullanıl ...

sneezing
n. Aksırma, hapşurma. ...

Snellen's Test Types
n. Görme fonksiyonunun kontrol ...

snore
v. 1. Uyku veya koma esnasında ...

snow
n. kar. ...

snuff
n. 1. Toz halindeki herhangi b ...

snuffle
n. Çocuklarda konjenital freng ...

soak
v. 1. Tedavi maksadıyle vücudu ...

soap
n. biohcem. Sabun. ...

soapy
a. 1. Sabunlu; 2. Sabuna benze ...

socia parotidis
n. Parotis bezine tutunmuş, ad ...

social
a. 1. Toplumsal, sosyal; 2. Kü ...

sociocultural
n. Sosyolojik ortamdaki kültür ...

sociologist
n. Sosyoloji mütehassısı, sosy ...

sociology
n. İçtimaiyat ilmi, toplumbili ...

sociomedical
n. Sosyoloji ile alakalı tıp s ...

sociometry
n. İnsan hareket tarzını ölçme ...

sociopathy
n. Sosyal ilişki ve davranışla ...

socket
n. Delik, oyuk, yuva. ...

soda
n. biochem. Soda, korbonat dö ...

sodemia
n. Kanda aşırı miktarda sodyum ...

sodic
a. biochem. Sodyumlu. ...

sodium
n. biochem. Na sembolü ile bil ...

sodoku
n. Fare ısırığı hastalığı, sod ...

sodomist
n. Sodomi'ye düşkün kişi. ...

sodomite
n. 1. Anormal cinsi münasebet ...

sodomy
n. Lütilik, gulamparelik, rekt ...

soft sore
n. Zührevi hastalıklarda, geni ...

softener
n. Yumuşatıcı madde (Sert suyu ...

softening
n. Yumuşama. ...

sol
n. 1. Kolloidal bir sistem olu ...

solanoid
a. Yapı ve kıvam bakımından çi ...

solanoma
n. Yapı ve kıvam bakımından çi ...

solar
a. 1. Güneşe ait; 2. Güneşe be ...

solarium
n. Güneş banyosu, yapılan cam ...

solarization
n. Güneş ışığına maruz bırakma ...

solation
n. biochem. Bir gel'in sıvı ha ...

sole
n. Ayak tabanı. ...

solenoid
n. Sarmal bobin, solenoit. ...

soleus
n. Nalınsı kas, soleus, muscul ...

solid
n. 1. Sulp, katı, pek; 2. Cisi ...

solitary
a. Yalnız, ayrı bulunan, grup ...

solubility
n. Suda erime yeteneği, eriyeb ...

soluble
a. Eriyebilir. ...

solute
n. & a. biochem. Bir sıvıda er ...

solution
n. 1. Hastalığın kriz devresi ...

solvent
a. & n. 1. Eritici, çözücü; 2. ...

soma
n. Vücut, beden ...

somal
a. Bedeni, somatik. ...

somasthenia
n. İştahsızlık ve uykusuzlukla ...

somat(o)
pref. Vüut, beden. ...

somatalgia
n. Vücut ağrısı. ...

somatesthesia
n. İnsanın kendi vücut durumun ...

somatic
a. Bedeni. ...

somatization
n. Zihni hadiseleri organik be ...

somatoblast
n. Hücrenin protoplazmasında e ...

somatoceptor
n. Vücut içinden gelen uyarıla ...

somatochrome
n. Protoplazması kolay boyanan ...

somatodidymus
n. Gövdelerinden birbirine yap ...

somatodymia
n. İkizlerin gövdelerinden bir ...

somatogenic
a. Vücuttan kaynaklanan,vücudd ...

somatology
n. Somatoloji: 1. Canlı vücutl ...

somatome
n. 1. Vücudu oluşturan parçala ...

somatomegaly
n. Vücudun normal ölçülerin üs ...

somatometry
n. Vücut ölçülerini tesbit etm ...

somatopathic
a. Organ hastalığına ait. ...

somatopathy
n. Organik sebebe bağlı herhan ...

somatophrenia
n. Vücuttaki herhangi bir orga ...

somatoplasm
n. Vücut maddesi, somatoplazma ...

somatopleure
n. Ektoderm ve somatik mezoder ...

somatopsychic
a. Akli ve bedeni, hem dimağ h ...

somatopsychosis
n. 1. Organik sebebe bağlı her ...

somatoschisis
n. Omur cisimlerinin yarılması ...

somatoscopy
n. Beden muayenesi, somatoskop ...

somatosexual
n. Hem vücut hem de cinsiyet ö ...

somatotherapy
n. Organik bozuklukların tedav ...

somatotomy
n. Anatomi. ...

somatotonia
n. Kasların kuvvetli olması ha ...

somatotrophin
n. Hipofiz ön lobu tarafından ...

somatotropic
a. Vücudun beslenmesini ve büy ...

somatotropin
n. Büyümeyi sağlayan ön hipofi ...

somatotype
n. Belirli bir vüut şekli. ...

somatotyping
n. Şahısların vücut yapılarına ...

somethesia
n. Duyarlılık. ...

somnambulistic
a. Uykuda gezme hali ile ilgil ...

somnifacient
a. Uyku getirici, uyutucu, som ...

somniferous
a. Uyku giderici, uyku kaçırıc ...

somniloquism
n. Uyku sırasında konuşma itiy ...

somnipathy
n. Uykusuzluk, somnipati uyku ...

somnolence, somnolency
n. Yarı uyku hali, uykusuzluk, ...

somnolent
a. 1. Uykuyu, uyku hali göster ...

somnolentia
n. 1. Yarı uyku hali, uyuşuklu ...

sonitus
n. Kulak çınlaması. ...

sonne dysentery
n. Shigella sonnei tarafından ...

sonocardiometry
n. Kalbe gönderilen yüksek fre ...

sonograph
n. Kadın üreme organlarına del ...

sonometer
n. Ses ölçen alet, sonometre. ...

sonorous
a. Sesli, sedalı, sesi aksetti ...

soothe
v. Yatıştırmak, teskin etmek, ...

sophisticate
v. Bir madde içine, saflığını ...

sophistication
n. Yemeğe veya ilaca hile katm ...

sophomania
n. Kişinin kendisini herkesten ...

sopor
n. Derin uyku hali, koma, sopo ...

soporific
a. & n. Uyku getiren, uyutucu ...

soporose
a. 1. Koma veya derin uyku ile ...

sorbefacient
a. & n. . Gıdaların emilmesini ...

sordes
n. Ateşli hastalıklada diş ve ...

sore
n. 1. AĞrı; 2. Yara. ...

sororiation
n. Erginlikte memelerin gelişi ...

sorption
n. Suyun bir kolloid veya kan ...

souffle
n. Vücudun bazı organlarında i ...

souma
n. Sudan'da Tripanosomlar tara ...

sound
n. & v. 1. Seda, ses; 2. Ses ç ...

sour
a. Ekşi, acı. ...

Diğer Terimler : 123456789101112131415
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z