Bugün : 19 Haziran 2018, Salı

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

S harfi ile başlayan tıp terimleri

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

scintiscanner
n. Dokuda ulunan ve gama ışını ...

scintiscanning
n. İncelenen doku veya organda ...

scirrho-
pref. 1. Sert, katı anlamına ö ...

scirrhoid
a. Ur gibi. ...

scirrhoma
n. See: Scirrhus. ...

scirrhosarca
n. See: Scleroderma. ...

scirrhosis
n. Sert yapı gösteren kanser o ...

scirrhosity
n. 1. Ur hasıl ediş, 2. Siroz; ...

scirrhous
n. Urlu. ...

scirrhus
n. Kanser türünden katı bir ur ...

scissor's deformity
n. Yürüyüş sıraısnda bacaklar ...

scler(o)-
pref. 1. katı, sert; 2. Doku k ...

sclera
n. Gözakı, sklera, sclerotica. ...

scleradenitis
n. Bez iltihabı ve sertleşmesi ...

scleral
a. Skleraya ait. ...

scleratitis
n. Sklera iltihabı. ...

sclerectasia
n. Sklera fıtığı. ...

sclerectoiridectomy
n. Bir kısım sklera ve iris'in ...

sclerectomy
n. 1. Sklerayı kısmen çıkarma ...

scleredema
n. Gününden önce doğan ve vücu ...

sclerema
n. Derinin sertleşmesi hali, s ...

sclerencephalia
n. Beyin dokusunun sertleşmesi ...

scleriasis
n. Dokuların katılaşması. ...

scleriritomy
n. Sklera ve iris ameliyatı. ...

scleritic
a. Sertleşmiş, sert. ...

scleritis
n. Sklera iltihabı, sklerit. ...

sclero-oophoritis
n. Yumurtalığın fibrotik iltih ...

scleroatrophic
a. Hem sertleşme hem küçülme g ...

scleroblastema
n. Embriyonik kemik dokusu. ...

sclerochoroiditis
n. Sklera ve koroid iltihabı. ...

scleroconjunctival
a. Sklera ve konjunktiva ile i ...

sclerocornea
n. Sklera ve koroid tabakaları ...

sclerocorneal
n. Sklera ile korneaya ait ola ...

sclerodactylia
n. El ve ayak parmaklarının sk ...

scleroderma
n. Yaşlılarda derinin katılaşm ...

sclerodermatitis
n. Derinin sertleşme ile seyre ...

sclerodermitis
n. Cilt (deri) iltihabı ve ser ...

sclerodesmia
n. Bağların sertleşmesi. ...

sclerogenous
a. Sert doku veya madde yapan, ...

sclerogeny
n. Sert kıvamda doku oluşması. ...

scleroid
a. Sert yapı gösteren, sert kı ...

scleroiritis
n. Sklera ve iris iltihabı. ...

sclerokeratitis
n. Sklera ve kornea iltihabı, ...

sclerokeratoiritis
n. Sklera, kornea ve iris ilti ...

scleroma
n. Doku katılaşması, sklerom. ...

scleromalacia
n. Sklera'nın yumuşaması. ...

scleromere
n. İskelet sisteminin bir parç ...

scleronychia
n. Tırnakların kalınlaşıp sert ...

scleronyxis
n. Skleranın iğne ile delinmes ...

sclerophthalmia
n. Skleranın kornea üzerine ya ...

scleroplasty
n. Skelranın plastik tamiri. ...

scleroprotein
n. Kollajen, elastin ve kerati ...

sclerosant
a. Sertlik yapıcı, dokunun ser ...

sclerosarcoma
n. Sert etli epulis cinsi. ...

sclerose
v. 1. Katılaşmak, sertleşmek; ...

sclerosed
a. Katılaşmış, sertleşmiş. ...

sclerosis
n. 1. Sertleşme; 2. Dokuların ...

scleroskeleton
n. Kemik iskelette bağlar, asy ...

sclerostenosis
n. Kasılma ile müterafık sertl ...

sclerostomy
n. Skleranın drenajlı ameliyat ...

sclerotherapy
n. Sertleştirme tedavisi, vari ...

sclerothrix
n. Saçın anormalsertliği ve ku ...

sclerotic
a. 1. Sklera (gözakı) ya ait; ...

sclerotitis
n. See: Scleritis. ...

sclerotium
n. Çavedar mahmuzu gibi bazı m ...

sclerotome
n. 1. Sklerayı kesemk için kul ...

sclerotomy
n. Sklera ameliyatı. ...

sclerous
a. Katı, sert. ...

scolecology
n. See: Helminthology. ...

scolex
n. Tenyaların, barsak çeperi i ...

scoli(o)-
pref. 1. Kancalı; 2. Bükülmüş. ...

scoliokyphosis
n. Belkemiğinin arkadan öne ka ...

scoliometer
n. Bel kemiğindeki skolyoz der ...

scoliosiometry
n. Belkemiği kıvrımlarının ölç ...

scoliosis
n. Omurganın yanlara doğru çar ...

scoliotic
a. 1.Skolyoz'la ilgili; 2. Sko ...

scolopsia
n. Bir kemiğin diğeri üzerine ...

scoop
n. Ölü dokuları temizlemede ku ...

scopolagnia
n. Çıplak kişiyi gizlice seyre ...

scopolamine
n. biochem. Solanacea familyas ...

scopophobia
n. Başkası tarafından seyredil ...

scoracratia
n. Dışkı tutamama, incontinent ...

scorbutic(al)
a. İskorbüte ait. ...

scorbutigenic
a. Skorbüt yapan. ...

scorbutus
n. Skorbüt (iskorpit) hastalığ ...

scordinemia
n. Esneme ve gerilme. ...

score
n. Herhangi bir şey (test v.s. ...

scorings
n. Gelişmede gecikme gösteren ...

scorpion
n. Eklembacaklılara mensup bir ...

scotidinia
n. Baş ağrısı ve görme bozuklu ...

scoto-
pref. Karanlık anlamına önek. ...

scotogram
n. Röntgen ışınları aracılığıy ...

scotograph
n. See: Scotogram. ...

scotography
n. Röntgen ışınları aracılığıy ...

scotoma
n. (pl. scotomata). Görme alan ...

scotomagraph
n. Skotomu kaydeden alet. ...

scotomatous
a. Skotoma ait. ...

scotometer
n. Skotomları ölçme aleti, sko ...

scotometry
n. Skotomları ölçme. ...

scotomization
n. Skotom meydana gelmesi. ...

scotophilia
n. Karanlıktan hoşlanma, karan ...

scotophobia
n. Marazi karanlık korkusu, ka ...

scotopia
n. Gözün karanlığa uyması veya ...

scotopic vision
n. Zayıf ışıkta görebilme yete ...

scotoscopy
n. 1. X ışınları aracılığıyla ...

scott's dressing
n. Kafuru, zeytin yağı, civa v ...

scours
n. 1. Ishal; 2. Hayvanlarda di ...

scraper
n. Herhangi bir yüzey üzerinde ...

scrapie
n. Koyun ve keçilerde görülen ...

scraping
n. Kazıma, herhangi bir yüzey ...

scratch
n. 1. Tırmık, tırnak beresi; 2 ...

scratches
n. At ayaklarına arız olan egz ...

screen
n.&v. 1. Paravana, perde, ekra ...

screening
n. Araştırma, tarama. ...

scrobiculate
a. Çukurları olan, çukurlu. ...

scrobiculus
n. Çukur. ...

scrofula
n. Sıraca. ...

scrofuloderma
n. Sıracalı bir cilt hastalığı ...

scrofulosis
n. Lenfa bezlerinin tüberküloz ...

scrofulous
a. 1. Sıracalı; 2. Sıracaya ai ...

scrotal
a. Skrotuma ait, scrotalis. ...

scrotectomy
n. Skrotumu kısmen kesip çıkar ...

scrotitis
n. Skrotum iltihabı. ...

scrotocele
n. Skrotum fıtığı. ...

scrotoplasty
n. Skrotumun plastik tamiri. ...

scrotum
n. Testisleri içinde bulundura ...

scruff
n. Ense. ...

scruple
n. Yirmi grain'lik ve üçü bir ...

scurf
n. Baş kepeği, konak, kabuk. ...

scurfiness
n. 1.Başında kepek olma; 2. Ka ...

scurfy
a. 1. Kepekli; 2. Kabuklu. ...

scurvy
n. See: Scorbutus. ...

scute
n. Mastoid boşluklarla timpan ...

scutiform
a. Kalkan şeklinde, kalkansı. ...

scutulum
n. (pl. scutula). Favus kabuğu ...

scutum
n. (pl. scuta). Kalkansı (tiro ...

scybala
n. Yuvarlak, sert gaita parçal ...

scybalum
n. (pl. scybala). Sertleşmiş d ...

scyphoid
a. Kase şeklinde. ...

scytitis
n. Deri (cilt) iltihabı, derma ...

scytoblastema
n. İlkel deri. ...

sea
n. Deniz. ...

seam
n. 1. Dikiş yeri, dikiş, derz; ...

searcher
n. Taş aramak maksadiyle mesan ...

season
n. Mevsim. ...

seat
n. Kıç, kıç kaynakları. ...

sebaceous
a. 1. Yağa ait; 2. Yağ yapan. ...

sebastomania
n. Dindarlığı deliliğe kadar v ...

sebiagogic
a. Yaşlı madde hasıl eden, yağ ...

sebiferous
a. See: Sebiparous. ...

sebiparous
a. Yağ yapıcı, yağ salgılayan. ...

sebocystoma
n. Yağ kanalının tıkanması ned ...

sebolith
n. Yağ bezi taşı. ...

seborrhea
n. Derideki yağ bezlerinin çal ...

seborrheic
a. 1. Sebore ile ilgili; 2. Se ...

seborrheid
n. Seboreik döküntü. ...

sebum
n. (pl.seba). 1.Cilt yağı; 2. ...

secale
n. Çavdar. ...

secernent
a.&n. 1. İfraz edici; 2. İfraz ...

secobarbital
a. Bir barbitürik asit türevi. ...

secondary
a. Tali, ikinci derecede (ehem ...

secreta
n. (pl.) İfrazat, salgılar. ...

secretagogue
n. 1. Salgı yapımını uyarıcı; ...

secrete
v. İfrazat meydana getirmek, i ...

secretin
n. biochem. Oniki parmak barsa ...

secretion
n. 1. İfraz, salgı işi, sekres ...

secreto-inhibitory
a. Salgıyı durdurucu. ...

secretomotory
a. Salgıyı uyaran. ...

secretory
a. Vücutta sıvı madde meydana ...

secretum
n. Salgı. ...

sectio
n. 1. Kesme; 2. Kesit. ...

section
n. 1. Kesme; 2. Kesit, sectio. ...

sectioning
n. Mikrotomla dokulardan ince ...

sector
n. Daire dilimi, kısım, bölüm. ...

sectorial
a. Kesici, keskin. ...

secundigravida
n. İkinci defa olarak gebe kal ...

secundines
n. See: Afterbirth. ...

secundipara
n. İki defa doğum yapan kadın ...

secundiparous
a. İki doğum yapmış. ...

sedan
n. Sedye, tahtıravan. ...

sedation
n. Teskin. ...

sedative
a.&n. 1. Teskin edici, müsekki ...

sediment
n. Çöküntü, rüsup, tortu, posa ...

sedimentation
n. Çöktürme, posa veya rüsup b ...

sedimentator
n. Sıvı içindeki tanecikleri d ...

seed
n. 1. Tohum, meni, sperma, sem ...

seelipgn sickness
n. Afrikada endemik olarak bul ...

segment
n. Bölüm, parça, lop parçası ( ...

segmental
n. 1. Segment veya segmentlerl ...

segmentation
n. Birbirine az çok benzeyen p ...

segmentkernige
n. Lökositlerin çekirdekleri ç ...

segmentum
n. Bölüm, parça. ...

segregation
n. 1. Ayırım, özellikle husus ...

segregator
n. Her bir böbrekten birbirine ...

seismesthesia
n. Bir sıvı içinde veya havada ...

seismotherapy
n. Titreşim tedavisi. ...

seizure
n. Hastalık nöbeti veya bu nöb ...

sejunction
n. Zihni faaliyetlerde kopuklu ...

select
v. Seçmek, ayırmak. ...

selection
n. Sağlam veya kuvvetlileri ya ...

selenium
n.biochem. Se sembolü ile bili ...

Diğer Terimler : 123456789101112131415
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z