Bugün : 24 Haziran 2018, Pazar

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

S harfi ile başlayan tıp terimleri

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

submerge
v. Suya daldırmak, su altına s ...

submersion
n. 1. Su altına sokma, suya ba ...

submicroscopic
a. Mikroskopla görülemeyecek d ...

submorphous
a. Tam şekilsiz olmamakla bera ...

submucosa
n. Mukozaaltı gözeli dokusu. ...

submucous
a. Mukoza (tunica mucosa) altı ...

submuscular
a. Yarı kaslı. ...

subnarcotic
a. Yarı uyutucu. ...

subnasal
a. Kısmen buruna ait. ...

subnatural
a. Kısmen tabii. ...

subneural
a. Siniraltı, sinir altında bu ...

subnormal
a. & n. 1. Normalden aşağı (öz ...

subnucleus
n. Kısim veya ikinci derecede ...

subnutrition
n. yetersiz beslenme. ...

suboccipital
a. Başın arka kısmı (artkafa) ...

subocular
a. Kısmen göze ait. ...

suboperculum
n. İnsula altındaki artkafa kı ...

suborbital
a. Kısmen veya göz çukuruna ai ...

suborder
n. Aynı takıma mensup familyal ...

subordination
n. Başka bir şeyin kontrolu al ...

suboxidation
n. Yetersiz oksitlenme. ...

suboxide
n. biochem. İçinde en cüzi mik ...

subpapular
a. Hafif papüllü. ...

subparietal
a. 1. Paryetal kemik altında; ...

subpatellar
a. Diz kapağı (patella) atında ...

subpectoral
a. Musculus pectoralis altında ...

subpelural
a. Plevraaltı, plevra altında ...

subpericardial
a. Perikardaltı, perikard altı ...

subperiosteal
a. Periyost altı, periyost alt ...

subperitoneal
a. Periton altı, periton altın ...

subpharyngeal
a. Yutakaltı, yutak altında bu ...

subphrenic
a. Diyaframaltı, diyafram altı ...

subphylum
n. Alt-kol, alt-şube (Hayvan v ...

subpial
a. Pia mater altında. ...

subplacenta
n. Decidua parietalis. ...

subplacental
a. 1. Decidua vera ile ilgili; ...

subpontine
a. Varol köprüsü altında bulun ...

subpreputial
a. Sünnet derisi altında bulun ...

subpubic
a. Çatı (kemik) altı, pubis al ...

subpulmonary
a. Akciğer altı, akciğer altın ...

subpulpal
a. Diş pulpası altında. ...

subrectal
a. Rektum altında ...

subretinal
a. Retina altında. ...

subsacral
a. Sakrum kemiği altı, sakrum ...

subsalt
n. Bazik tuz. ...

subscapular
a. Omuz küreği altı skapula al ...

subscleral
a. Sclera altında. ...

subscription
n. Reçetenin eczacıya hitap ed ...

subsebptal
a. Septum altında. ...

subserosa
n. Seroza altında tabaka. ...

subserous
a. Serozalatı, seroza altında ...

subside
v. Yatışmak, sakinleşmek, dinm ...

subsidence
n. Yatışma, sakinleşme, dinme ...

subspecies
n. Bir türün kısmı. ...

substage
n. Mikroskop tablasının altınd ...

substance
n. Madde, cisim bir organın ol ...

substantia
n. (pl. substantiae). See: Sub ...

substernal
a. Göğüs kemiği (sternum) altı ...

substituent
n. biochem. Asıl bileşimde bul ...

substitute
v. 1. Bir şeyin yerine başka b ...

substitution
n. Yerine koyam, ikame. ...

substrate
n. biochem. Mayalanabilen madd ...

substratum
n. Altta bulunan tabaka, alt t ...

subsultus
n. Kas titremesi hastalığı, ti ...

subsylvian
a. Sylvius yarığı altında bulu ...

subtarsal
a. Tarsusaltı, tarsus altında ...

subtemporal
a. temporal kemik altında. ...

subthalamic
a. Talamusaltı, bölgesi, forel ...

subthalamus
n. Talamus ile hipotalamus ara ...

subthoracic
a. Göğüsaltı, göğüs altında bu ...

subtilin
n. Bacillus subtilis kültürler ...

subtle
a. 1. Çok ince, seyrek (gaz ve ...

subtlety
n. Zeka, keskin fikirlilik. ...

subtotal
a. Natamam. ...

subtrochanteric
a. Trokanter altı, trokanter a ...

subtropical
a. Tropikal iklime yakın iklim ...

subtympanic
a. Timpanik vasfa yakın vasıft ...

subtypical
a. Tam anlamıyla tipik şekil g ...

sububeres
n. Annesini emmekte olan süt ç ...

subumbilical
a. Göbek altında. ...

subungual
a. Tırnakaltı, tırnak altında ...

suburethral
a. Uretra altı, uretra altında ...

subvaginal
a. Kılıf veya vagina altında b ...

subvalval
a. Kapak veya kapakçığın altın ...

subvertebral
a. Omuraltı, omur altında bulu ...

subvirile
a. Cinsel iktidarı az olan. ...

subvitrinal
a. Corpus vitreus altında bulu ...

subvolution
n. Yapışıklıkları önlemek için ...

subzonal
a. Zona pellucida altında bulu ...

subzygomatic
a. Zigomatik kemiğin altında ...

sucaryl
n. Sun'i tat verici olarak kul ...

succagogue
a. & n. Bez salgısını uyaran ( ...

succedaneous
a. 1. Diğeri yerine konan şey ...

succedaneum
n. Diğeri yerine, aynı amaçla ...

successive
a. Birbiri ardısıra, birbirini ...

succinic acid
n. biochem. Kehlibar asidi, su ...

succinycholine
n. Kısa etkili bir adale gevşe ...

succinylsulfathiazole
n. biochem. Barsaklarda gramne ...

succorrhea
n. tabii salgının normalden fa ...

succosuria
n. İdrarda sukroz bulunması. ...

succus
n. (pl. Succi). Özsu, usare. ...

succussion
n. Özellikel göğsünde su olup ...

suck
v. 1. Emmek, massetmek; 2. Mem ...

sucker
n. Emici, emen. ...

suckle
v. Süt emzirmek, çocuğa meme v ...

suckling
n. Memede olan çocuk. ...

sucrase
n. biochem. See: İnvertin. ...

sucrepitant
a. Sukrepitan (ral). ...

sucroclastic
a. biochem. Şekeri parçalayan. ...

sucrose
n. biochem. Şeker kamışı veya ...

sucrosemia
n. Kanda sükroz (sakaroz) bulu ...

sucrosuria
n. İdrarda sükroz (sakaroz) bu ...

suction
n. Emme. ...

sudamen
n. (pl. sudamina). Ter bezleri ...

sudamina
n. Ter lekesi, isilik. ...

sudaminal
a. 1. Sudamina ile ilgili; 2. ...

sudan
n. biochem. Bir boya maddesi. ...

sudanophilia
n. Lökositlerin sudan kırmızı ...

sudanophill
a. Sudan boyası ile kolayca bo ...

sudanophilous
a. Sudanla kolayca boyanabilen ...

sudation
n. 1. Terleme; 2. Aşırı ter if ...

sudatoria
n. Çok terleme, aşırı ter dökm ...

sudatorium
n. (pl. Sudatoria). Sıcak hava ...

sudatory
a. & n. 1. Terletici, ter veri ...

sudogram
n. Terle ifraz edilen bir boya ...

sudokeratosis
n. ter kanallarının keratozu ...

sudomotor
a. Ter bezlerine tesir eden. ...

sudor
n. Ter. ...

sudoral
a. 1. Terleme ile ilgili; 2. T ...

sudoresis
n. Ter bezlerinden aşırı ter s ...

sudoriferous
a. 1. Ter taşıyıcı, sudorifer; ...

sudorific
a. & n. 1. Sudorifik; 2. Terle ...

sudoriparous
a. terletici. ...

sudorrhea
n. Aşırı terleme. ...

suet
n. Sığır veya koyun gibi hayva ...

sufferance, suffering
n. Ağrı, ıstırap. ...

suffocate
v. 1. Soluk alışı önleme suret ...

suffocation
n. Hava yollarının muhtelif se ...

suffocative
a. Boğucu. ...

suffusion
n. yayılma, difüzyon. ...

sugar
n. biochem. Şeker. ...

suggestibility
n. Tesire veya telkine kolay k ...

suggestible
a. Tesire veya telkine kolay k ...

suggestion
n. Telkin. ...

sugillation
n. See: Ecchymosis. ...

Sui Generis
n. Özel, başkasında bulunmayan ...

suicide
n. İntihar, kendi kendini öldü ...

suicidology
n. Çeşitli yönleriyle intihar ...

sulcal
a. 1. Oluk (sulcus) ile ilgili ...

sulcate
a. Oluk veya oluklar gösteren, ...

sulcated
n. See: sulcate. ...

sulcation
n. 1. oluk oluşumu; 2. Oluklul ...

sulciform
a. Oluk şeklinde, oluğa benzey ...

sulculus
n. Küçük oluk. ...

sulcus
n. (pl. sulci). 1. Oluk; 2. Be ...

sulearsphenamine
n. biochem. %20 arsenik ihtiva ...

sulfacetamide
n. biochem. İdrar antiseptiği ...

sulfadiazine
n. biochem. Müessir kemoterapö ...

sulfamerazine
n. biochem. Bir sülfamit (C7H1 ...

sulfamethazine
n. Başta pnömokok enfeksiyonla ...

sulfanemia
n. Sülfonamid kullanılışından ...

sulfanemia.
n. Sülfonamid kullanılışından ...

sulfanilamide
n. biochem. Bir sülfamid, (C6H ...

sulfanilate
n. biochem. Sülfanilik asidin ...

sulfapyridine
n. biochem. İlk bulunan sülfam ...

sulfatase
n. biochem. Sülfat esterlerini ...

sulfate
n. & v. Sülfat, sülfürik asit ...

sulfathiazole
n. biochem. Özellikle pnömokok ...

sulfhemoglobinemia
n. Kanda sulfhemoglobin bulunu ...

sulfide
n. biochem. Kükürtle bir esası ...

sulfite
n. biochem. Asid sülfid tuzu, ...

sulfmethemoglobin
n. biochem. Bir hemoglobin ve ...

sulfonamide
n. biochem. Sülfamid, bakteriy ...

sulfone
n. biochem. SO2 radikali. ...

sulfonethylmethane
n. biochem. Uyutucu olarak kul ...

sulfonmethane
n. biochem. Uyutucu olarak kul ...

sulfur
n. biochem. S sembolü ile bili ...

sulfurate
a. & v. biochem. Kükürtlü, kük ...

sulfurated
a. biochem. Kükürtle karıştırı ...

sulfureous
a. biochem. Kükürtlü, kükürt k ...

sulfuret
v. biochem. Kükürtle karıştıra ...

sulfuretted
a. biochem. Kükürtlü. ...

sulfuric
a. biochem. Yüksek derecede ki ...

sulfurize
v. biochem. Kükürt katmak, kük ...

sulfurous
a. biochem. Az derecede kibrit ...

sulfury
a. biochem. Kükürtsü, kükürt k ...

sulggghishness
n. Uyuşukluk hareketsizlik, ağ ...

sulphadimidine
n. En güçlü ve toksisitesi en ...

sulphaemolobinaemia
n. Dolaşımda sulfmethemoglobin ...

sulphafurazole
n. Etki sahası geniş olan, anc ...

sulphaguanidinin
n. Bir zamanlar gastrointestin ...

sulphamerazine
n. Uzun etkili bir sulfonamid. ...

sulphamethoxypridazine
n. Küçük dozlarda kullanılan v ...

sulphanilamide
n. Doğmagk tarafından 1935'de ...

sulphapyridine
n. İlk bulunan sulfonamidlerde ...

sulphathiazole
n. Güçlü, fakat hızla itrah ol ...

sulphinpyrazone
n. Ürikozürik bir madde. ...

sulphonal
n. Uyku getirme ve his iptali ...

sulphonamides
n. Ağız yoluyla etkiliolan bir ...

sulphonamidopyrimidines
n. Ağız yoluyla kullanılan ve ...

sulphones
n. Lepra tedavisinde kullanıla ...

Diğer Terimler : 123456789101112131415
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z