Bugün : 21 Nisan 2018, Cumartesi

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

P harfi ile başlayan tıp terimleri

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

picric acid
n. biochem. Pikrik asit, boyac ...

picrotoxin
n. biochem. Anamiria cacculus ...

picrotoxinism
n. Pikrotoksin zehirlenemsi. ...

piddle
v. İşemek. ...

piedra
n. Saç teli üzerinde düğümcükl ...

piesesthesia
n. Basınç duyusu. ...

piesimeter
n. 1. Sıvıların basınç yeteneğ ...

piezometer
n. 1. See: Piesimeter; 2. See: ...

piezotherapy
n. Sun'i pnömotoraks. ...

pigeon chest
n. Göğüsün normalden dar olmas ...

pigment
n. 1. Boya maddesi, vücuttaki ...

pigmentary
a. 1. Boyaya ait; 2. İçinde bo ...

pigmentation
n. 1. Boyama; 2. Cildin normal ...

pigmented
a. Boyalı, pigmentli. ...

pigmentolysin
n. Boya (pigment) yı yokeden b ...

pigmentolysis
n. Boya (pigment) nın eriyip y ...

piitis
n. Pia mater'in iltihabı. ...

pilary
a. 1. Saç (kıl) lara ait; 2. K ...

pile
n. Basur (memesi), mayasıl, he ...

pileous
a. 1. Kıllı, tüylü; 2. Tüysü. ...

pileus
n. 1. Beyni yarımküresi; 2. Do ...

piliation
n. Kıl veya tüylerin oluşması, ...

pill
n. 1. Küçük yuvarlak ilaç, hap ...

pillar
n. Direk, sütun, ayak, destek. ...

pillet
n. Küçük hap. ...

pilleus
n. See: Pileus. ...

pillion
n. Muvakkat sun'i (takma) baca ...

pilo-
pref. Kıl, saç anlamına önek. ...

pilocarpine
n. biochem. Pilocarpus joboran ...

pilocystic
a. Kistli ve kıllı. ...

pilology
n. Kıl bilgisi, kılbilim, pill ...

pilomotor
a. Kılları harekete getiren, k ...

pilonidal
a. Bir saç yuvası ihtiva eden, ...

pilose, pilous
a. Kıllı, tüylü. ...

pilosebaceous
a. Kıl ve yağ bezlerine ait. ...

pilosis
n. Kılların anormal derecede b ...

pilous
n. Kıl veya tüylerle örtülü, k ...

pilula
n. Küçük yuvarlak ilaç, hap. ...

pilus
n. (pl. pili). 1. Kıl, tüy, vü ...

pimeloma
n. Yağ dokusundan gelişen iyi ...

pimelorrhea
n. Dışkı'da fazla miktarda yağ ...

pimelorthopnea
n. See: Piorthopnea. ...

pimelosis
n. 1. Doku hücrelerinde veya h ...

pimeluria
n. İdrarda yağ damlacıklarının ...

pimple
n. Kabarcık, sivilce. ...

pin
n. Toplu iğne. ...

pincement
n. Masajda yapılan çimdikleme ...

pincers
n. 1. Sıkıca kavrayıp çekmeğe ...

pinching
n. Çimdikleme, etli dokuyu par ...

pineal
a.&n. 1. Çam kozalağı şeklinde ...

pinealectomy
n. Beyin epifizini çıkarma ame ...

pinealism
n. Beyin epifizinin salgı bozu ...

pinealoma
n. Beyin epifizi tümörü. ...

pinealopathy
n. Beyin epifizi hastalığı. ...

piniorm
a. Kozalak şeklinde, kozalaksı ...

pink disease
n. Acrodynia, çocuklarda görül ...

pink-eye
n. Akut bulaşıcı konjunktivit. ...

pinkness
n. Pembelik. ...

pinnal
a. Kulak kepçesiyle ilgili, ku ...

pinocyte
n. Doku sıvılarını emen ve haz ...

pinocytosis
n. Hücreler tarfından sıvının ...

pinquecula
n. Bulber konjunktiva üzerinde ...

pint
n. Yarım litrelik ölçü, bir ga ...

pinta
n. Küba ve Amerika'nın Güney k ...

pintado
n. Pinta hastalıı gösteren kiş ...

pinto
n. See: Pinta. ...

pinus
n. Epifiz bezi. See: Corpus pi ...

pinus,
n. Çam ağaçlarını kapsayan bit ...

pinworm
n. kıl kurdu adıyla anılan küç ...

pionemia
n. Kanda yağ bulunması, kanın ...

piorthopnea
n. Aşırı şişmanlığa bağlı olar ...

pioscope
n. Sütteki yağ miktarını ölçen ...

piperazine
n. Yuvarlak solucanlara ve kıl ...

piperocaine hydrochloride
n. biochem. Profanol hidroklor ...

piperoxane
n. Feokromositom teşhisinde ku ...

pipet
n. Sıvıları bir kabdan başka b ...

pipette
n. See: Pipet. ...

pipobromen
n. Ağız yoluyla verilen bir al ...

piposulfan
n. Alkilizan maddelere benzeye ...

piptonychia
n. Tırnakların gevşeyip ayrılm ...

piriform
a. Armutbiçim piriformis. ...

piriformis
n. See: Piriform muscle. ...

pirioplasma
n. See: Babesia. ...

piroplasmosis
n. Piroplasma (Babesia) cinsi ...

pisiform
a. Nohutbiçim, nohutsu. ...

piss
v.&n. 1.İşemek; 2. İdrar. ...

pit
n.&v. 1. Koltukaltı gibi çukur ...

pitch
n. 1. Zift pix; 2. Bir takım a ...

pith
n.&v. 1. Öz; 2. Hayvanı murdar ...

pithecoid
a. Maymuna benzer, maymunsu. ...

pithiatism
n. 1. Telkin ve ikna suretiyle ...

pithiatric
a. 1. Telkin ve ikna tedavisi ...

pithiatry
n. Telkin tedavisi, telkin ve ...

pithing
n. Deney hayvanlarının beyin v ...

pitocin
n. biochem.Oksitosinin ticari ...

pitressin
n. biochem. Vazopresinin ticar ...

pitted
a. Üzerinde ufak çukurluklar g ...

pitting
n. Çukur oluşumu, çukurlaşma. ...

pituita
n. Balgam, sümük. ...

pituitarigenic
a. Hipofiz salgılarından meyda ...

pituitarism
n. Hipofizin fonksiyon bozuklu ...

pituitary
a. 1. Balgama (sümüğe) ait; 2. ...

pituitectomy
n. Hipofiz bezinin ameliyatla ...

pituitous
a. Yumurta akı kıvamında yapış ...

pituitrin
n. Arka hipofiz hormonu. ...

pityriasis
n. 1. Un şeklinde döküntüler g ...

pityroid
a. Kepeksi, kepek şeklinde, ke ...

pityrosporum
n. Kepeklenme ile birlikte gör ...

pix
n. Zift. ...

placebo
n. İlaç olarak verilen tesirsi ...

placenta
n. Uterus duvarından çocuğu be ...

placental
a. Plasentayaait. ...

placentascan
n. Radyo-opak madde enjeksiyon ...

placentation
n. Plasentanın tertibat veya o ...

placentitis
n. Plasenta iltihabı. ...

placentography
n. Plasentanın röntgenle muaye ...

placentoid
n. Plasenta şeklinde. ...

placentolysin
n. Plasenta hücrelerini yok ed ...

placentoma
n. İÇerde kalmış plasentadan d ...

placentotherapy
n. Plasenta'dan hazırlanan dok ...

pladaroma
n. Gözkapağı üzerinde bulunan ...

plagiocephalic
a. 1. Plagiosefali ile ilgili; ...

plagiocephaly
n. Başın bir tarafından fronta ...

plague
n. Veba. ...

plane
a. 1. Düz, yassı, planus; 2. D ...

plankton
n. Denizlerde ve göllerde yaşa ...

planning
n. Planlama, düzenleme. ...

planocellular
a. Yassı hücrelerden oluşmuş. ...

planoconcave
a. bir yüzü düz, diğer yüzü iç ...

planoconvex
n. Bir yüzü düz, diğer yüzü dı ...

planocyte
n. Gezen hücre. ...

planomania
n. Gezip dolaşmağa aşırı düşkü ...

plant
n. Bitki, nebat. ...

planta
n. (pl. Plantae): Taban (ayak ...

plantalgia
n. Taban ağrısı. ...

plantar
a. & n. 1. Ayak tabanına ait, ...

plantaris
n. taban kası. ...

plantigrade
a. İnsan ve ayı gibi bütün tab ...

planum
n. (pl. plana). Düzlem. ...

planuria
n. İdrarın tabii olmayan yolda ...

plaque
n. 1. Vücut üzerinde bulunan l ...

plasm(a)
n. Plazma; 1. kanın içinde fib ...

plasmacytoma
n. Plazma hücrelerinden meydan ...

plasmacytosis
n. Kanda plazmosit sayısının a ...

plasmagene
n. Muhemelen nükleoproteinlerd ...

plasmapheresis
n. 1. Plazma proteinlerinin el ...

plasmasome
n. Lökosit taneciği. ...

plasmatheraphy
n. Hastaya tedavi amacıyla kan ...

plasmatic
a. Plazmaya ait. ...

plasmatocyte
n. See: Monocyte. ...

plasmatorrhexis
n. Hücre zarının yırtılarak pl ...

plasmexhidrosis
n. Plazmanın kan damarlarından ...

plasmin
n. Bir fibrinolizin, plazmin. ...

plasminogen
n. Plaziinn ön maddeis. ...

plasmo
pref. Plazma. ...

plasmoblast
n. Plazmositlerin ana hücresi. ...

plasmochin
n. biochem. Sıtma tedavisinde ...

plasmocyte
n. Beyaz seriden bir hücr olup ...

plasmocytoma
n. Özellikle kemik iliğindeki ...

plasmodial
a. Tabii protoplazmaya ait. ...

plasmodicidal
a. Plazmodileri tahrip eden. ...

plasmodiotrophoblast
n. Koryon villuslarını çevrele ...

plasmodium
n. (pl. plasmodia). Sıtmayı ya ...

plasmodium.
n. 1. Plasmodium cinsi herhang ...

plasmogamy
n. Hücre protoplazmalarınn bir ...

plasmogen
n. see. bioplasm. ...

plasmology
n. Canlı maddelerin en küçük p ...

plasmolysis
n. Hücre plazmasının ozmotik b ...

plasmoschisis
n. Hücre protoplazmasının parç ...

plasmosome
n. Hücrenin hakiki nüvesi. ...

plasmotropism
n. Dalak ve kemik iliğinin, al ...

plasome
n. Canlı protoplazma birimi. ...

plaster
n. 1. Yapışkan şerit, deriye u ...

plastic
a.n. 1. Plastik: Dokuyu tamir ...

plasticity
n. İstenilen şekle konulabilme ...

plastics
n. Estetik ameliyatları konu a ...

plastid
n. Vücudun herhangi bir yapı t ...

plastocyte
n. Trombosit. ...

plastocytopenia
n. Kanda trombosit sayısının a ...

plastocytosis
n. Kanda trombosit sayısının a ...

plasty
suff. Bir organ veya kısmın pl ...

plate
n. 1. Yassılaştırılmış çıkıntı ...

platelet
n. See. Thrombocyte. ...

plateletpheresis
n. Verici kanındaki trombositl ...

platina, platinum
n. biochem. Pt sembolü ile bil ...

platinode
n. Bir elektrik bataryasında t ...

platinoid
a. n. biochem. a) Platinsi. b) ...

platrrhiny
n. burunun geniş oluşu, basık ...

platspondylisis
n. See: Platyspondylia. ...

platybasia
n. Boyun omurgası çıkıntıların ...

platycelous
a. Bir yüzü içbükey (concave) ...

platycephalic
a. Yassı kafa gösteren, basık ...

platycephalous
a. Geniş ve yassı kafalı, plat ...

platycoria
n. Gözbebeğinin genişlemiş hal ...

platycrania
n. Vahşi kabilelerde kafa kemi ...

platyhelmintes
n. Yassı solucanları kapsayan ...

platyhelminth
n. Platihelment'ler koluna men ...

platyhieric
a. Geniş sağrılı. ...

platypellic
a. geniş havsalalı. ...

platypodia
n. Ayak tabanının düzlüğü, düz ...

platyrrhine
a. Basık ve geniş burunlu. ...

Diğer Terimler : 12345678910111213141516171819
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z