Bugün : 25 Haziran 2018, Pazartesi

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

I harfi ile başlayan tıp terimleri

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

implacental
a. Plasenta'sı bulunmayan, pla ...

implant
n. Tedavi maksadı ile cerrahi ...

implantation
n. dişlerin tekrar yerine konm ...

implement
n. Alet, herhangi bir işi veya ...

implosion
n. İçeriye doğru çökme, büzüşm ...

imponderable
a. Ölçülemez, tartıya gelmez. ...

impostume
n. Çıban, cerahatli şiş. ...

impotence
n. Cinsel iktidarsızlık, impot ...

impotent
n. İktidarsız (erkek). ...

impregnate
v. Gebe etmek ,döllemek. ...

impregnated
a. Gebe, hamile. ...

impregnation
n. 1. İlkah; 2. See: Saturaito ...

impressio
n .See impression. ...

impression
n. 1. İz; 2. İntiba, impressio ...

improvement
n. İyiye doğru gitme, düzelme. ...

impulse
n. 1. İtici kuvvet, tahrik; 2. ...

impulsion
n. Tahrik. ...

impulsive
a. Harekete yöneltici, itici, ...

impure
a. Kirli, pis. ...

impurity
n. 1. Kirlilik, pislik; 2. Saf ...

in
pref. 1. Olumsuzluğu ifade etm ...

in extremis
n. Ölüm döşeğinde. ...

in situ
adv. Asıl yerinde, tabii vaziy ...

in utero
a. See: intrauterine. ...

in-patient
n. Hastanede yatarak tedavi gö ...

in-vitro
n. Camda, bir test tübü içinde ...

in-vivo
n. Canlı dokularda, yaşayan do ...

inabiliy
n. Yetersizlik kifayetsizlik. ...

inaccessibility
n. Psikiyatride, şahsın reaksi ...

inaction
n. Uyarılara cevap verme hali, ...

inactivation
n. 1. Hareketsizleşme; 2. Hare ...

inactive
a. Gayrifaal, hareketsiz, etki ...

inadequacy
n. Kifayetsizlik, yetmezlki, y ...

inalimental
a. Besleyici olmayan. ...

inanimate
a. Cansız, ölü. ...

inanition
n. Tamamen gıdasız bırakılmış ...

inapetence
n. İştahsızlık. ...

inarticulate
a. Mafsalsız, oynak yeri olmay ...

inassimilable
a. Emme yeteneği olmayan. ...

inaudible
a. İşitilemeyen, duyulamayan. ...

inborn
a. Doğuştan, doğmadan evvel ka ...

inbreeding
n. Birbirlerine çok yakın bire ...

incapable
a. Yeteneksiz, kabiliyetsiz. ...

incarcerated
a. Hapseilmiş, sıkışmış, boğul ...

incarceration
n. Boğulma. ...

incarnant
a. Yarada granülasyon dokusu o ...

incarnating
a. Ete batmış, incarnatus. ...

incarnation
n. Ete bağlama, etlenme (yara) ...

incarnatus
a. 1. Et haline dönüşmüş; 2.Et ...

incendiarism
n. Yangın çıkarma dürtüsü, yan ...

incest
n. Akraba (hısım) lar arasında ...

incidence
n. Oluş veya görülüş sıklığı, ...

incidental(al)
a. Arızi. ...

incineration
n. Yakıp kül etme. ...

incinerator
n. Cesedi yakıp kül haline get ...

incipient
a. Başlayan. ...

incise
v. Bistüri ile kesit yapmak, y ...

incised
a. Kesilmiş, kesik. ...

incision
n. 1. Yarma, kesme, şak, ensiz ...

incisive
a. 1. Keser, kesici, keskin, i ...

incisor
n. Öndiş. ...

incisura
n. (pl. incisurae). See: incis ...

incisure
n. Çentik, incisura. ...

inclination
n. 1. Temayül, eğilim, meyil, ...

inclusion
n. Dahil etme veya olma, ithal ...

inco-ordination
n. İntizamsızlık, teşevvüş, uy ...

incoherence
n. Tutarsızlık, birbiriyle ili ...

incoherent
a. Tutarsız, birbiriyle ilişki ...

income
n. Vücuda giren gıda. ...

incompatibility
n. İki ilacın birbiriyle uyuş ...

incompatible
n. Birbiriyle uyuşmaz, birbiri ...

incompetence
n. Doğal bir fonksiyonun yerin ...

incompetent
a. 1. Yetersiz, kifayetsiz; 2. ...

incomplete
a. Eksik, noksan, kusurlu, tam ...

incompressible
a. Basınçla yoğunlaştırılamaya ...

inconstant
a. Değişken, kararsız. ...

incontinence
n. Normal olarak vücuttan dışa ...

incoordinate
a. 1. Vücut hareketlerinde ahe ...

incorporation
n. Bir maddenin diğer bir madd ...

increment
n. 1. Artma, çoğalma; 2. Fazla ...

incretion
n. 1. İç salgı bezinin salgı f ...

incretory
a. 1. İç salgı bezinin salgı f ...

incretotherapy
n. Hastalık veya bozukluğun il ...

incrustation
n. 1. Kabuk oluşumu, yaranın k ...

incubate
v. Bir hastalığın bedene girme ...

incubation
n. Bir hastalık mikrobunun bed ...

incubator
n. İçi daima tabii vücut harar ...

incubus
n. 1. Kabus; 2.Ağırlık basması ...

incudal
a. Örs kemiğe ait. ...

incudectomy
n. Örs kemiğinin ameliyatla çı ...

incudiform
a. Örs ş eklinde, örsbiçim. ...

incudomalleal
a. Örs kemiği ve malleusa ait. ...

incudostapedial
a. Örs ve üzengi kemiklerine a ...

incurable
a. Şifa bulmaz, iyi olmaz (has ...

incus
n. Örs (kemik). ...

indagation
n. Dikkatle araştırma, titizli ...

indenization
n. See: innidiation. ...

indentation
n. 1. Çentikleşme, çukurlaşma, ...

index
n. (pl. indicis). 1. İşaret (ş ...

indexometer
n. Sıvının ışını kırma dereces ...

indican
n.biochem. a) Çivit bitkisinde ...

indicanemia
n. Kanda indikan bulunuşu. ...

indicanuria
n. İdrarda fazla miktarda pota ...

indication
n. 1. Endikasyon: Bir ilacın h ...

indicator
n. biochem. Asit veya alkali m ...

indiference
n. 1.Belli bir yöne eğilim gös ...

indifferent
a. 1.Belli bir yöne eğilim gös ...

indigenous
n. 1. Yerli; 2. Tabiî, fitrî, ...

indigestible
a. Hazmolunmaz. ...

indigestion
n. Hazımsızlık, dispepsi, apep ...

indigitation
n. 1. Aynı oluşumun bir parças ...

indigo
n.Çivit. ...

indiguria
n. İdrarda indigo bulunuşu. ...

indirect
a. Dolaylı, aracılı, indirekt. ...

indiscriminate
a. Rastgele yerleşen, vücut kı ...

indisposition
n. Hafif seyreden hastalık hal ...

indium
n. biochem.In sembolü ile bili ...

individual
a. 1. Kişi, fert; 2. Kişiye ha ...

indivisible
a. Kendisintden daha ufak parç ...

indole
n. biochem. Proteinlerin kokuş ...

indolent
a. 1. Ağrısız, acısız; 2. Gayr ...

indomethicin
n. İltihab giderici özellikler ...

indoxyl
n. biochem. İdrarda bulunan ya ...

indoxylemia
n. Kanda indoksil bulunuşu. ...

indoxyluria
n. İdrarda fazla miktarda indo ...

induced
a. Sun'i olarak başlatılmış, u ...

induction
n. 1. Elektrikle veya mıknatıs ...

inductor
n. Bir elektrik cihazının indü ...

inductotherm
n. Elektrik endüksiyonu ile yü ...

inductothermy
n.Endüktoterm cihazı ile sun'i ...

indurated
a. 1. Sertleşmiş; 2. Sert. ...

induratio
n. Doku ve organların sertleşm ...

induration
n. See: induratio. ...

indurative
a. 1. Sertleşme ile ilgili; 2. ...

industrial disease
n. Zararlı olduğu bilinen sana ...

industrial therapy
n. Hastaların, yeniden iş haya ...

inebriant
a. Sarhoş edici faktör. ...

inebriation
n. Sarhoş olma hali, sarhoşluk ...

inebriety
n. Devamlı alkol kulanma, içki ...

ineffective
a.Etkisiz, tesirsiz. ...

inelasitc
a. Elastikiyetsiz, esnek olmay ...

inemia
n. Kanda fibrin bulunması, ine ...

inert
a. Atıl, faaliyetsiz, harekets ...

inertia
n. 1. Atalet, süredurum; 2. Bi ...

infancy
n. Hayatın ilk iki yılını kaps ...

infant
n. Bebek, süt çocuğu. ...

infanticide
n. 1. Yeni doğan çocuğu öldürm ...

infantile, infantine
n. 1.Çocuğa ait; 2. Çocukluk v ...

infantilism
n. Yetişkinde bir veya birçok ...

infarct
n. Enfarktüs. ...

infarction
n. 1. Dokuda besleyici damarın ...

infect
v. Bulaştırmak, hastalığı sira ...

infection
n. 1. Hastalığın patojen mikro ...

infectious
a. Bulaşıcı, sari. ...

infective
n. Enfeksiyon, bir konaktan di ...

infecund
a. Doğurma yeteneği taşımayan, ...

infecundity
n. Doğurma yeteneğinin olmayış ...

inferior
a.Alt, altında veya alt taraft ...

inferiority complex
n.Aşağılık komplkesi. ...

infertile
a. Çocuksahibi olma yeteneği a ...

infertility
n.Üreme yeteneksizilği. ...

infestation
n. Konak hayvan üzernide eklem ...

infested
a. Vücudu hayvansal parazitler ...

infibulation
n. 1. Kadında, cinsel birleşim ...

infiltrate
v. 1. İçeri geçmek, bir bölge ...

infiltration
n.&v. 1. Bir dokuda kendisi iç ...

infirmary
n. 1. Hastane; 2. Klinik; 3. R ...

infirmity
n. 1. Zayıflık, hastalık; 2. S ...

inflame
v. İltihap meydana getirmek, i ...

inflammable
a. 1. Kolay yanar, kolayca tut ...

inflammation
n. İltihap, iltihaplaşma, enfl ...

inflammatory
a. 1. İltihapla ilgili, iltiha ...

inflatable
a. Hava veya sıvı ile şişebile ...

inflation
n. Hava, gaz veya sıvı ile şiş ...

inflator
n. Herhangi bir vücut veya org ...

inflection
n. See: inflexion. ...

inflexibility
n. Eğilme veya bükülme yeteneğ ...

inflexible
a. Eğilmez, bükülmez, sert. ...

inflexion
n. İçe bükme veya bükülme. ...

influenza
n. Grip. ...

influenzal
a. 1. İnfluenza (grip) ile ilg ...

infra-
pref. Alt. ...

infra-axillary
a. Koltukaltı. ...

infra-occlusion
n. Dişin, kapanma çizgisinin a ...

infraclavicular
a. Klavikulaaltı. ...

infraconscious
a. Bilinçaltı, bilinç altında. ...

infracortical
a. Beyin korteksi veya böbrek ...

infracostal
a. Kaburgaaltı. ...

infraction
n. Kırık ucun kemikten ayrılma ...

infradiaphragmatic
a. Diafragma altında. ...

infrahyoid
a. Hiyoid kemiğin altı, hiyoid ...

inframammary
a. Meme altında. ...

inframandibular
a. Mandibula altında. ...

inframarginal
a. Kenarın altında, herhangi b ...

inframaxillary
a. Çenealtı. ...

infranuclear
a. Nüvealtı. ...

infraorbital
a. Orbit (gözçukuru) altı. ...

infrapatellar
a. Patellaaltı. ...

infraplacement
n. Bir dişin normal yerinden a ...

infrapsychic
a. 1. Ruhi seviyenin altında o ...

infrared
a. Tayfın kırmızıdan daha uzun ...

Diğer Terimler : 123456
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z