Bugün : 22 Ekim 2017, Pazar

Favorilere Ekle!

I harfi ile başlayan tıp terimleri

ianthinopsia
n. Mor görme hastalığı, iyanti ...

iateria
n. See: Therapeutics. ...

iatr(o)
pref. 1. Tıp; 2. Hekim. ...

iatraliptic
a. Merhem ve masaj ile tedavi ...

iatrarchy
n. tıb.i heyet. ...

iatric
a. 1. Tıbbi; 2. Hekimlere veya ...

iatrochemical
a. kimyanın tababate uy3ulanma ...

iatrochemist
n. Kimyayı tababete uygulayan ...

iatrochemistry
n. 1. Kimyasal faktörlerle yap ...

iatrogenic
n. Primer bir hastalığın tedav ...

iatrology
n. Tababet, hekimlik, tıp. ...

iatrophysics
n. Fiziki veya mekanik araçlar ...

iatrotechnics
n. tedavi prensiplerinin prati ...

iboprofen
n. Özellikle romatoid artritte ...

ichor
n. Cerahat, irin. ...

ichoremia
n. Sulu cerahat (ichor)'in kan ...

ichoroid
a. Yaradan sızan sulu akıntıya ...

ichorous
a. 1. Sulu cerahat (ichor) ile ...

ichorrhea
n. Bol cerahat akması. ...

ichthammol
n. biochem. Cilt hastalıkların ...

ichthophagy
n. Devamlı balık yeme, balık e ...

ichthyismus
n. Balık zehirlenmesi. ...

ichthyoid
a. Balıksı, balığa benzer. ...

ichthyophobia
n. Balıklara karşı tiksinti du ...

ichthyosarcotoxin
n. biochem. zehirli balıkların ...

ichthyosis
n. Cildin pul pul ve kuru oluş ...

ichthyotoxin
n. biochem. Balıklardan çıkarı ...

ichthyotoxism
n. Bayat veya çeşitli bakteril ...

ichtyol
n. biochem. İçinde balık fosil ...

iconolagny
n. Çıplak resim veya heykeller ...

icteric
a. 1. Sarılığa ait; 2. Sarılığ ...

icteritious
a. Deri ve mukozaları sarımsı ...

icteroanemia
n. Anemi ile beraber seyreden ...

icterogenic
a. Sarılığa sebep olan, iktero ...

icterohepatitis
n. Sarılıkla belirli karaciğer ...

icteroid
a. Sarılığa benzer, ikteroyid. ...

icterus
n. Sarılık, ikter. ...

ictus
n. 1. darbe; 2. Beyin kanaması ...

id
Bir enfeksiyon adının sonuna e ...

idant
n. Verasette bir faktör olarak ...

idea
n. Fikir, ide. ...

ideal
n. Mükemmel şey, ideal ...

ideation
n. Tasavvur veya kavrayış yete ...

ideational
n. Fikir oluşmasıla ilgili, zi ...

identical twins
n. pl. Tek bir oyumdan meydana ...

identification
n. Psikolojide, kişiliğin başk ...

ideomotion
n. Zihinde uyanan herhangi bir ...

ideomotor
a. Bir fikrin ifadesi olarak v ...

ideophrenia
n. Fikir ve düşüncelerde anorm ...

ideophrenic
a. Fikir ve düşüncelerde anorm ...

ideoplastia
n. Hipnotize edilen hastada me ...

idio
pref. Kendine özgü, kendi kend ...

idiocrasy
n. Belli bir şey (ilaç, gıda m ...

idiocy
n. Akıl zayıflığı, zeka gerili ...

idiogenesis
n. Kendiliğinden veya sebebi b ...

idiogenic
a. Sebebi bilinmeksizin oluşan ...

idioglossia
n. Anlamsız sesler çıkarma. ...

idiohypnotism
n. Kendi kendine telkinle hipn ...

idiometritis
n. Uterus kasının iltihabı, id ...

idiomiasma
n. Vücudun herhangi bir yerind ...

idioneurosis
n. Bizzat sinirlerden doğan ne ...

idiopathic
a. Başlı başına, idyopatik. ...

idiopathy
n. Müstakil hastalık, idyopati ...

idioplasm
n. Plazmanın organizmanın nite ...

idiopsychologic
a. Kişi zihnined, herhangi bir ...

idiosome
n. Oosit'in çekirdeğine bitişi ...

idiospasm
n. Belirli bir kısmı tutan spa ...

idiosyncrasy
n. Marazi fazla hassasiyet, id ...

idiosyncratic(al)
a. Yaradılışa ait. ...

idiot
n. Doğuştan aptal, idyo. ...

idiotism
n. Budala oluş hali, budalalık ...

idiotrophic
a. yaşayan hücrelerin kendi ke ...

idioventricular
a. Yalnız kalp karıncığına ait ...

idoxuridine
n. Antikanseröz ve antiviral e ...

igniextirpation
n. Hasta doku veya patolojik o ...

ignioperation
n. Elektrikli bistüri ile yapı ...

ignipedites
n. Ayak tabanlarında duyulan y ...

ignipuncture
n. Dokuya yüksek ısıya sahip i ...

ignis
n. Ateş. ...

ignition
n. Yakma, tutuşturma. ...

iimbibition
n. Bir sıvının dokular tarafın ...

ile (o)
pref. İleum. ...

ileac
a. İleuma ait, ilyak. ...

ileal
a. See: ileac. ...

ileectomy
n. İleumun ameliyatla çıkarılm ...

ileitis
n. İleum iltihabı, ileit. ...

ileo-ureterostomy
n. Ureter alt uçlarının idrar ...

ileoc(a) ecal
a. İlyum ve çekuma ait. ...

ileocecostmy
n. İleum ile çekum arasında an ...

ileocolic
a. İleum ve kalın barsağa ait, ...

ileocolitis
n. İleum ve kalın bağırsağın i ...

ileocolostomy
n. İleum ile karın barsak aras ...

ileocolotomy
n. İleum ve kalın barsağı kesm ...

ileocytoplasty
n. İdrar kesesinin büyütülmesi ...

ileoileostomy
n. İleumun iki parçası arasınd ...

ileoproctostomy
n. Sigmoid kolonu ilgilendiren ...

ileorectal
a. İleum ve rektuma ait olan, ...

ileorrhaphy
n. İleumun dikilmeis. ...

ileosigmoid
a. İleum ve sigmoid kolon'la i ...

ileosigmoidostomy
n. İleum ile sigmoid dirseği a ...

ileostomy
n. İleumun fistülizasyonu, ily ...

ileotomy
n. İleumu kesme ameliyesi, ily ...

ileum
n. ince barsağın son bölümü, i ...

ileus
n. Barsak tıkanması. ...

iliac
a. 1. Kalça (ilye) kemiğine ai ...

iliacus
n. Kalça kası, musculus iliacu ...

iliococcygeal
a. İleum ile coccyx'e ait olan ...

iliocolotomy
n. İliak bölgeden kesit yapara ...

iliocostal
a. İlium ve kaburgalarla ilgil ...

iliofemoral
a. İlyum ve femura ait, ilyofe ...

ilioinguinal
a. İlyum ve kasık bölgelerine ...

iliolumbar
a. İlyum ve el bölgelerine ait ...

iliopectineal
a. İlyum ve çatılara ait. ...

iliopelvic
a. İliak bölge ve pelvis'le il ...

iliopsoas
a. İleum ve bel bölgesine ait ...

iliopubic
a. ilium ve pubis'le ilgili. ...

iliosacral
a. İlium ve sakrum'la ilgili. ...

iliospinal
a. İlium ve omurga ile ilgili. ...

iliotibial
a. İlium ve tiiba ile ilgili. ...

ilium
n. İlye kemiği, (kalça kemiğin ...

ill
a. Hasta. ...

illegitimacy
n. 1. Kanuna uygun olmama hali ...

illegitimate
n. 1. Kanuna uygun olmayan, ka ...

illinition
n. See: İnunction. ...

illness
n. Hastalık. ...

illumination
n. Muayene maksadıyle bir kısı ...

illuminism
n. Kişinin manevi varlıklarla ...

illusion
n. Dışarıdan göze gelen uyartı ...

illusional
a. 1. İllüzyonlarla ilgili; 2. ...

illutation
n. Hastalığın çamur banyosu il ...

illyngophobia
n. Baş dönmesinden aşırı korkm ...

im
pref. Olumsuzluk (eksiklik, ye ...

image
n. Işık etkisi veya mercek vas ...

imagery
n. Çeşitli mental tasvirlerin ...

imagination
n. 1. Muhayyele, imgelem; 2. H ...

imago
n. 1. Kişinin çocukluk çağında ...

imbalance
n. Dengesizlik. ...

imbecile
a. Geri zekalı, aptal. ...

imbecility
n. Aptallık, geri zekalılık. ...

imbed
a. Histolojik muayene için alı ...

imide
n. biochem. İki hidrojen atomu ...

imipramine
n. Antidepresan antikolinerjik ...

imitation
n. 1. Taklit etme, benzetme, b ...

imitative
a. Taklit edici. ...

immaculate
a. 1. Lekesiz, üzeirnde benek ...

immature
a. 1. Tam gelişmemiş; 2. Olgun ...

immaturity
n. 1. Tam gelişmeme; 2. Olgunl ...

immedicable
a. Tedavi edilemez. ...

immersion
n. Mikroskopun objektifini su ...

imminence
n. Olacağına dair tehit durumu ...

imminent
a. Tehdit eden. ...

immiscible
a. Birbirine karışmaz, birleşm ...

immissio
n. Sokma, içine girme. ...

immobile
a. Hareketsiz, kımıldamaz, oyn ...

immobility
n. Hareketsizlik, kımıldamama ...

immobilization
n. Hareketsizleştirme, sabitle ...

immobilize
v. Sargı ile hareketsizleştirm ...

immune
a. Bulaşıcı hastalıktan muaf ( ...

immunifacient
a. Bağışıklık meydana getiren, ...

immunity
n. Bağışıklık muafiyet, organi ...

immunization
n. Bağışıklılaştırma, bağışıkl ...

immunize
v. Bağışık kılmak, bağışıklık ...

immunodefiency
n. Kişide, herhangi bir sebepl ...

immunodepressant
n. Bağışıklığı önleyici herhan ...

immunogenesis
n. Bağışıklığın meydana gelişi ...

immunogenesity
a. Bağışıklık meydana getirebi ...

immunogenic
a. See:Immunifacient. ...

immunoglobulins
n. Serumda bulunan antikor öze ...

immunologist
n. Bağışıklık uzmanı. ...

immunology
n. Muafiyetin bilimsel incelen ...

immunopathoolgy
n. Bir şahsın aşırı derecede d ...

immunoreaction
n. Antijen ile kendisine karşı ...

immunosensitivity
n. Bağışıklık ile ilgili hasta ...

immunoserum
n. Antikor ihtiva eden serum, ...

immunosupression
n. Vücudun antijen'e karşı gös ...

immunosupressive
a. Bağışıklıkla ilgili reaksiy ...

immunotherapy
n. Bağışıklık sağlamak için ya ...

immunotransfusion
n. Alıcıya ait bir faktöre kar ...

impact
n. & v. 1. Ani çarpışma, hızla ...

impacted
a. İyice sıkışmış durumda olan ...

impaction
n. 1. Sıkıştırıp birbirine kay ...

impairment
n. Bozulma, noksan, bozukluk. ...

impalpable
a. Dokunulunca hissedilmez, du ...

impaludation
n. Sıtma hastalığını tedavi ed ...

impaludism
n. Sıtma, özellikle kişide ile ...

impar
a. 1. Eşitsiz, gayrimüsavi; 2. ...

imparity
n. Eşitsizlik ,oransızlık. ...

impassable
a. Geçit vermez, sonu kapalı, ...

impatency
n. Kapanıklık, tıkanıklık. ...

impatent
a. Kapalı, tıkalı. ...

impenetrable
a. İçine girilmez, delinmez, n ...

imperative
a. İstemdışı, irade dışı, zoru ...

imperceptible
a. Bellisiz, duyulmaz, sezilme ...

imperception
n. İdrak edememe, duyu organla ...

imperfect
a. Kusurlu, eksik, yetersiz. ...

imperfection
n. Kusur, eksiklik, yetersizli ...

imperforate
a. Delinmemiş. ...

imperforation
n. Açık olması gereken bir del ...

impermeable
a. Geçirgen olmayan, özellikle ...

impervious
a. See: İmpermeable. ...

impetigo
n. Derinin koküslerle olan bir ...

Diğer Terimler : 123456
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z