Bugün : 19 Ağustos 2017, Cumartesi

Favorilere Ekle!

H harfi ile başlayan tıp terimleri

habena
n. Kozalaksı bezin sapı, haben ...

habenula
n. (pl. habenulae). Habenula ( ...

habenular
a. Habenulaya ait. ...

habit
n. 1. İtiyat, alışkanlık, huy; ...

habitual
a. İtiyadi, alışkanlığa bağlı, ...

habituation
n. İtiyat, alışkanlık, huy edi ...

habitus
n. Belirli hastalıklara istida ...

habromania
n. Kişinin haz verici kuruntul ...

hacking
n. El kenarları ile deri üzeri ...

hafnium
n. biochem. Hf sembolü ile bil ...

hair
n. 1. deri üzerini örten ince ...

hairball
n. Mide veya barsakta görülen ...

hairy
a. 1. Kıl veya tüylerle örtülü ...

halation
n. Işığın ters yönden gelişi n ...

halazone
n. biochem. İçme suyunda dezen ...

half-breed
a. 1. Melez; 2. yarım kan. ...

half-life
n. Radyoaktif madde gücünün ya ...

halibut liver oil
n. Zengin bir A ve D vitamini ...

halide
n. biochem. Halojen madde ihti ...

halisteresis
n. O zamana kadar normal olan ...

halitosis
n. Kötü kokan nefes, ağızdan g ...

halituous
a. Buhar veya nemle kaplı. ...

halitus
n. Dışarı verilmiş nefes, nefe ...

hallucination
n. Hakiki bir etki olmadan duy ...

hallucinosis
n. Hastanın devamlı olarak hay ...

hallux
n. Ayak başparmağı. ...

halo
n. Hale, nur dairesi. ...

halogen
n. biochem. Peryodik sistemin ...

haloid
a. & n. biochem. a) Tuza benze ...

haloperidol
n. Özellikle akut manilerde ku ...

halorthritis
n. Bütün eklemlerin iltihabı, ...

halothane
n. İnhalasyon anesteziği olara ...

halucinogens
n. pl. Mescaline, L.S.D gibi h ...

ham
n. 1. Dizin arka kısmı, diz ek ...

hamamelis
n. Hamamelis virginia (bir çeş ...

hamartia
n. Dokunun gelişimi esnasında ...

hamartoma
n. 1. Dokudaki kusurlu gelişim ...

hamartophobia
n. Günah işlemekten aşırı kork ...

hamate
a. Çengelli, çengelsi, hamatus ...

hamaxophobia
n. Taşıt (otomobil, otobüs v.s ...

hammer
n. See: Malleus. ...

hamster
n. Laboratuvar deneylerinde ku ...

hamstring
n. & v. diz altında bulunan ik ...

hamular
a. Çengelsi kancsı, çengelbiçi ...

hamulus
n. (pl. hamuli). 1. Çengelcik; ...

hand
n. El, manus. ...

hand-schuller-christian disease
n. Aynı zamanda "Histiocytosis ...

handicapped
a. Normal hareket ve davranışl ...

hangnail
n. Tırnak yatağından çıkan dar ...

Hanot's disease
n. Sarılıkla birlikte hipertro ...

hapalonychia
n. Tırnakların anormal yumuşam ...

haphalgesia
n. deriye hafif dokunmakla kiş ...

haphephobia
n. Dokunulmaktan aşırı ürkme, ...

haplodermatitis
n. Komplikasyon göstermeyen de ...

haplodermitis
n. See: Haplodermatitis. ...

haploid
a. Türe has kromozom sayısının ...

haploidy
n. Hücrenin homolog kromozom d ...

haplopathy
n. Komplikasyonsuz seyreden he ...

hapt
pref. Dokunma, değme, temas an ...

hapten
n. See: haptene. ...

haptene
n. biochem. Natamam antigen ba ...

haptenic
a. Hapten'le ilgili. ...

haptic
a. Dokunma duyusu ile ilgili, ...

haptophil
n. Antikor'daki antijenle birl ...

haptophore
n. Antijen'deki antikorla birl ...

hard
a. Şiddetli, ağır. ...

harelip
n. Tavşan dudağı, üstdudakta b ...

haris operation
n. Transvezikal suprapubik tip ...

harmonious
a. Düzenli, birbirine bağlı ve ...

harpaxophobia
n. Haydut ve benzeri kimselerd ...

hartmann's solution
n. Elekrolit kaybının telafisi ...

hartnup disease
n. Doğuştan mevcut olan protei ...

hartshorn
n. biochem. Amonyak eriyiği, n ...

hashimoto's disease
n. Orta yaşlı kadınlarda görül ...

hashish
n. Esrar, haşhaş. ...

haunch
n. Kalça ...

haustra
n. pl. Haustrum7un çoğulu. ...

haustral
a. kalın barsak boğumları (hau ...

haustration
n. 1. Kese şeklinde boğum oluş ...

haustrum
n. (pl. haustra). Kabartı. ...

haustus
n. Bir defada içilen sıvı ilaç ...

hawking
n. Öksürerek boğazdaki balgamı ...

hazardous
a. Tehlikeli zararlı. ...

head
n. Baş, kafa. ...

heal
v. 1. Şifa vermek, iyi etmek; ...

healer
n. 1. Doktor, hekim; 2. Şifa v ...

healing
a. Tedavi edici, xifa verici. ...

health
n. Sıhhat, şifa. ...

healthiness
n. Sıhat, sıhhatli hal, zindel ...

healthless
a. Hasta. ...

healthy
a. 1. Zinde, sıhhatli; 2. Sıhh ...

heaptorenal
a. Karaciğer ve böbreklere ait ...

hearing
n. İşitme (kabiliyeti). ...

heart
n. Kalb, cor. cordis. ...

heat
n. Hararet, sıcaklık, ısı. ...

hebephrenia
n. Demans prekozun pübertede r ...

heberden's nodes
n. Birçok artrit çeşidinde, so ...

hebetic
a. Ergenliğe ait. ...

hebetude
n. 1. Zihin körlüğü; 2. Sıkınt ...

hebiatrics
n. Ergenlik çağını konu alan t ...

hectic
n. 1. Kronik iltihaplı hastalı ...

hectogram
n. Yüz gram, hektogram. ...

hectoliter
n. Yüz litre, 26.42 galon, hek ...

hectometer
n. yüz metre, 109.36 yarda, he ...

hedenophobia
n. Zevk ve eğlenceye karşı ürk ...

hedonia
n. Aşırı neşe hali, aşırı neşe ...

hedonism
n. Aşırı zevke dalma, hazcılık ...

heel
n. Topuk, ökçe ...

hegar's sign
n. Hegar belirtisi gebeliğin e ...

heinz body
n. Bazı hemoglobinopatilerde , ...

helcoid
a. Yara gibi. ...

helcology
n. Patoloji biliminin yaralara ...

helcoma
n. Ülser ...

helcoplasty
n. Yaraya sağlam deri yamama. ...

helcosis
n. Yara açılma ...

heli(o)
pref. Güneş. ...

helianthin
n. biochem. Portakal sarısı an ...

helicine
a. See: Spiral. ...

helicoid
a. See: Spiral. ...

helicotrema
n. Helikotrema (scala tympani ...

helienceplalitis
n. Güneşten meydana gelen beyi ...

heliopathia
n. Güneş ışınlarına maruz kalı ...

heliophobia
n. Marazi güneş ışığı korkusu, ...

heliosensitivity
n. Güneş ışınlarına karşı aşır ...

heliotaxis
n. See: heliotropism. ...

heliotherapy
n. Güneş ışığı ve sıcaklığı il ...

heliotropism
n. Canlı organizmanın gösterdi ...

helium
n. biochem. He sembolü ile bil ...

helix
n. Dış kulak kenarı, helis, he ...

hellebore
n. biochem. "helleborus niger" ...

helleborism
n. 1. Veratrum alkaloidleri il ...

heller's operation
n. Yemek borsu ile midenin bir ...

helminth
n. Barsak paraziti (solucanı). ...

helminthemesis
n. Solucan kusma. ...

helminthhagogue
n. Parazit düşürücü ilaçlar. ...

helminthiasis
n. barsaklarda parazit bulunma ...

helminthic
a. 1. Barsak soluncanlarıyla i ...

helminthoid
a. Solucan gibi ,barsak soluca ...

helminthology
n. barsak parazitleri bilgisi, ...

helminthoma
n. Barsak parazitlerinin sebep ...

helminthophobia
n. solucan veya onların oluştu ...

heloma
n. El ve ayakların nasır bağla ...

helosis
n. Çok sayıda nasır oluşması, ...

hema, hemato
pref. Kan. ...

hemachrome
n. Kanın boya maddesi, hemokro ...

hemachrosis
n. Kanın anormal şekilde kırmı ...

hemacytozoon
n. Kanda bulunan hücresel mikr ...

hemadynamometer
n. kan basıncını ölçme aleti, ...

hemadynamometry
n. Kan basıncını ölçme, hemadi ...

hemafacient
a. 1. Kan yapıcı; 2. Kan yapıc ...

hemafecia
n. Kanlı dışkı, feçeste kan bu ...

hemagglutination
n. Kan yuvarlarının aglütinasy ...

hemagglutinin
n. biochem. Kırmızı yuvarları ...

hemagogue
a. Kan akışını çoğaltan. ...

hemal
a. 1. Kan veya kan damarlarına ...

hemanalysis
n. Kan tahlili, kan muayenesi. ...

hemangiectasis
n. Kan daarlarının genişlemesi ...

hemangioendothelioma
n. Damar duvarındaki endotelya ...

hemangioma
n. Kan damarlarından doğan url ...

hemangiomatosis
n. Çok sayıda hemenjiyomların ...

hemangiosarcoma
n. See. Angiosarcoma. ...

hemaphobia
n. Kan görmekten aşırı korkma, ...

hemapophysis
n. kaburga kıkırdağı, hemapofi ...

hemarthrosis
n. Eklem boşluğuna kan dolması ...

hemase
n. Kanda bulunan bir enzim. ...

hemasthenosis
n. Kan dolaşımı noksanlığı. ...

hemat
n. pref. Kan. ...

hemataerometer
n. Kandaki gazları ölçme aleti ...

hematein
n. biochem. Hematoksilen'in pa ...

hematemesis
n. Kan kusma. ...

hematencephalon
n. Beyinde kan toplanması ...

hematherapy
n. Kanla karışık ter salgılanm ...

hematic
a. 1. Kana ait, kanlı; 2. Kana ...

hematidrosis
n. kanlı ter çıkması. ...

hematin
n. biochem. Hemoglobinin erime ...

hematinemia
n. kanda hematin bulunması. ...

hematinic
a. 1. Kandaki hemoglobinin çoğ ...

hematinometer
n. kandaki hemoglobin miktarın ...

hematinuria
n. İdrarda hematin çıkarma, he ...

hematischesis
n. kanamanın durdurulması, kan ...

hematite-miner's lung
n. Hematit endüstrisinde çalış ...

hematobium
n. Kanda yaşayan bir organizma ...

hematoblast
n. kandaki zerrelerden daha kü ...

hematoblastic
a. Kandaki renksiz küreciklere ...

hematocele
n. Kan çıbanı. Bir boşlukta ka ...

hematocelia
n. Periton boşluğunda kan topl ...

hematochezia
n. See: Hemafecia. ...

hematochometer
n. Kan akımlarının süratini öl ...

hematochromatosis.
n. Dokuların kan pigmenti ile ...

hematochyluria
n. İdrarda kilus ve kan çıkmas ...

hematocolpometra
n. Vagina ve uterusta aybaşı k ...

hematocolpos
n. Vagina içinde kan toplanmas ...

hematocrit
n. 1. Alınan kan numunesinde, ...

hematocrystallin
n. Hemoglobin. ...

hematocyst
n. Mesanede kan toplanması. ...

hematocyte
n. Kandaki küreciklerden biri. ...

hematocytometer
n. Bir miktar kandaki kürecikl ...

hematocytopenia
n. Kanın hücresel elementlerin ...

hematocytosis
n. Kanın hücresel elementlerin ...

hematocyturia
n.İdrarda kan yuvarları çıkarm ...

hematodyscrasia
n. Kanın bozuk hali, hematodis ...

Diğer Terimler : 123456789
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z