Bugün : 20 Haziran 2018, Çarşamba

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

F harfi ile başlayan tıp terimleri

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

fibrinopenia
n. Kanda fibrin azalması, fibr ...

fibrinoplastin
n. biochem. See: Paraglobulin. ...

fibrinosis
n. Kanda fibrinin çoğalması, f ...

fibrinous
a. Fibrinli. ...

fibrinuria
n. İdrarda fibrin çıkması,fibr ...

fibro-sarcoma
n. Fibromun sarkomlaşmış hali. ...

fibroadenia
n. Lenf dokusunun fibröz dejen ...

fibroadenoma
n. Lifli elementler ihtiva ede ...

fibroadipose
a. Lifli ve yağlı. ...

fibroangioma
n. Lifli elementler ihtiva ede ...

fibroblast
n. Liflerin gelişmesini sağlay ...

fibroblastoma
n. Bağ dokusu hücrelerinden ka ...

fibrocarcinoma
n. Lifli elementler ihtiva ede ...

fibrocartilage
n. İçinde fibröz doku ihtiva e ...

fibrocartilaginous
a. Bağ ve kıkırdak dokusundan ...

fibrocaseous
n. Fibröz doku ile kaplanan yu ...

fibrochondritis
n. Fibrokartilaj dokunun iltih ...

fibrochondroma
n. Lifli elementler ihitva ede ...

fibrocongesitve
a. Organda bağ dokusu artımına ...

fibrocyst
n. Kistik dejenerasyong östere ...

fibrocystic
n. Fibrokiste ait olan, fibrok ...

fibrocystoma
n. Lifli elementelr ihtiva ede ...

fibrocyte
n. Lifli doku meydana getiren ...

fibrocytogenesis
n. Bağdokusu fibrillerinin gel ...

fibrogen
See: Fibrinogen. ...

fibroglioma
n. Lifli elementler ihtiva ede ...

fibroid
a. Lif gibi, lifi, lifsel, fib ...

fibrolipoma
n. Bağ ve yağ dokusundan oluşa ...

fibroma
n. Selim tabiatlı bağ dokusu u ...

fibromatogenic
a. Fibrom meydana getiren, fib ...

fibromatosis
n. 1. Bağ dokusu artımı, tümör ...

fibromatous
a. Fibromu, fibromatöz. ...

fibromectomy
n. Fibrom'un ameliyatla çıkarı ...

fibromium
n. İçinde bağ ve kas dokusu bu ...

fibromuscular
n. Bağ ve adale dokusuna ait o ...

fibromyectomy
n. Fibromiyomun ameliyatla çık ...

fibromyitis
n. Fibröz dejenerasyonla belir ...

fibromyoma
n. Lifli elementler ihtiva ede ...

fibromyositis
n. Fibromasküler dokunun iltih ...

fibromyotomy
n. Fibromiyomun ameliyatla çık ...

fibromyxoma
n. Lifli elementler ihtiva ede ...

fibromyxosarcoma
n. Lifli ve müköz elementler i ...

fibroneuroma
n. Lifli elementler ihtiva ede ...

fibropapilloma
n. Lif dokusu ihtiva eden papi ...

fibropericarditis
n. Fibröz perikardit. ...

fibroplasia
n. Lif dokusu oluşumu, fibropl ...

fibroplastic
a. Lif dokusu meyana getiren. ...

fibroplastin
n. biochem. See: Paraglobulin. ...

fibropurulent
a. Bağ dokusu lifleri ve cerah ...

fibrosis
n. Hücre aralarındaki liflerin ...

fibrositis
n. Lif dokusu iltihabı, fibroz ...

fibrotic
a. Fibrozise ait, fibrotik. ...

fibrous
a. Lifli, fibröz. ...

fibrovascular
n. Kanla beslenme yönünden zen ...

fibula
n. (pl. fibulae). Dizden aşaıd ...

fibular
a. Fibulaya ait. ...

fibulocalcaneal
a. Fibula ve topuk kemiğine ai ...

field
n. Saha, alan. ...

fig
n. İncir, ficus carica (Müshil ...

figure
n. Şekil. ...

filaceous
a. Lifli, liflerden ibaret. ...

filament
n. Lif. ...

filamentary
a. İplik şeklinde, ince lif şe ...

filamentous
a. 1. İplik gibi, kıl gibi; 2. ...

filaria
n. Omurgalı hayvanların kanınd ...

filarial
a. Filaryaya ait veya filaryad ...

filariasis
n. Filaria enfestasyonu, See: ...

filaricide
n. Filaryaları yokeden bir fak ...

filiform
a. İplik ş eklinde, ipliksi, i ...

filipuncture
n. İçinde bulunan kanın pıhtıl ...

filix mas
n. Erkek eğrelti otu hulasası, ...

fillet
n. 1. Liflerden yapılı şerit; ...

filling
n. Diş dolgusu, dolgu. ...

filopressure
n. Damarı bağlayarak kan akımı ...

filter
n. Işık, su ve diğer sıvıları ...

filterable
a. Süzülebilir. ...

filtrate
a. Süzülmüş sıvı, filtrat. ...

filtration
n. 1. Süzülme; 2. Süzme. ...

filum
n. (pl. fila). İplik veya lif. ...

fimbria
n. (pl. fimbriae). Saçak. ...

fimbriate
a. Saçaklı, fimbriatus. ...

finger
n. Parmak. ...

finsen light
n. Finzen ışığı, deri hastalık ...

fire
n. 1. Ateş; 2. İltihap; 3. Yıl ...

first-aid
n. İlk yardım. ...

first-born
n. İlk doğan, ilk evlat. ...

fission
n. 1. Ortadan bölünme, ana hüc ...

fissiparous
a. Hücre bölünmesi ile üreyen, ...

fissura
n. (pl. fissurae). See: Fissur ...

fissuration
n. Çatlaklık. ...

fissure
n. Deri veya mukozanın hafifçe ...

fissured, fissural
a. 1. Çatlamış, çatlak; 2.Çatl ...

fist
n. Yumruk. ...

fistula
n. Deri yüzeyi ile vücut boşlu ...

fistular, fistulous
a. 1.Fistüle ait; 2. Fistüllü; ...

fistulectomy
n. Fistülün ameliyatla çıkarıl ...

fistulization
n. Fistüllenme. ...

fistuloenterostomy
n. Ameliyatla eski safra kanal ...

fistulotomy
n. Fistülü yarma ameliyesi, fi ...

fistulous
a. 1. Fistül'le ilglii; 2. Fis ...

fit
n. 1. Nöbet, kriz; 2. Sara. ...

fitting
n. Deneme, prova. ...

fix
v. 1. biochem. Katılaş(tır)mak ...

fixation
n. 1.Sabit ve oynamaz hale get ...

fixative
a. 1. Sabitleştiren, oynamaz h ...

fixed
a. biochem. Solmaz (renk). ...

fixing
n. Dokunun parafin v.b. madde ...

flaccid
a. Tonüsünü kaybetmiş, gerginl ...

flaccidity
n. Gevşeklik, organ veya dokud ...

flagellata
n. Kamçılı protozoonlar, bir v ...

flagellate
a. 1. Bir veya daha fazla kamç ...

flagellation
n. 1. Protozoon'un yüzeyinde k ...

flagellum
n. (pl. flagella). Kamçı. ...

flail chest
n. Kırık nedeniyle göğüs kafes ...

flank
n. Böğür. ...

flap
n. 1. Sarkan et parçası; 2. Vü ...

flare
n. Deride bir böcek ısırığının ...

flask
n. Şişe, balon. ...

flat pelvis
n. Ön-arka çapı normalden dar ...

flatfoot
n. Düztabanlık. ...

flatfooted
a. Düztaban. ...

flathead
a. Yassı kafa.ı ...

flatness
n. Perküsyon esnasında çıkan s ...

flatulence
n. Gazlı (yelli) olma. ...

flatulent
a. Mide veya barsakta yel (gaz ...

flatus
n. 1. Hafif yel; 2. Mide veya ...

flatworm
n. Yassı şekil gösteren barsak ...

flav(o)
pref. Sarı, flavus. ...

flavedo
n. Sarılık (deri v.s.). ...

flavin
n. Hayvanlar ve otlarda buluna ...

flavism
n. Saçın sarılığı.n. Sarılık ( ...

flavobacterium
n. Portakal sarısı pigment olu ...

flavone
n. biochem.Muhtelif sarı boyal ...

flavonoid
n. biochem. P vitaminine benze ...

flavonol
n. biochem. Flavin ihtiva eden ...

flavor
n. 1. Lezzet, tat; 2. İlaç ola ...

flavoring
n. Tat verici, tat verici madd ...

flavus
n. Sarı. ...

flax
n. Keten, keten bitkisi. ...

flaxseed
n. Keten tohumu. ...

flea
n. Siphonaptera türüne ait kan ...

fleam
n. Baytar neşteri. ...

fleece
n. Koyun postu, yapağı, muflon ...

flesh
n. 1. Et; 2. Hayvanların kasla ...

fletcherism
n. Gıdanın iyi çiğnenmesi. ...

flex
v. 1. Bükmek, eğmek; 2. Bükülm ...

flexibilitas
n. See: Flexibility. ...

flexibility
n. Eğilme (bükülme) yeteneği, ...

flexion
n. Fleksiyon: 1. Eklemin yaptı ...

flexor
n. Bükücü (kas), fleksor. ...

flexura
n. (pl. flexurae). See: flexur ...

flexure
n. 1. Dirsek, flexura; 2. Eğri ...

floating
a. Yer değiştiren, mobil. ...

floccillation
n. Çok şiddetli nöbet. ...

floccose
a. Yüne benzer. ...

floccular
a. Flokulusa ait. ...

flocculation
n. Bir solüsyonda dispersiyon ...

flocculoreaction
n. Flokülasyon'la sonuçlanan s ...

flocculus
n. Beyinciğin ön yüzünde yumak ...

flocks
n. biochem. Pamuğa benzer parç ...

flooding
n. Rahim (uterus) kanaması, me ...

floor
n. Herhangi bir boşluğun taban ...

flora
n. Belli bir vücut kısmında bu ...

florid
n. Kızartı, koyu kırmızı renk. ...

flow
a. 1. Akı; 2. Muayyenzamanda a ...

flowers
n. biochem. T oz halinde madde ...

flowmeter
n. 1. Boru içinden geçen sıvın ...

flucloxacilin
n. Staphilococcus aureus'un pe ...

fluctuant
a. 1. Zaman zaman değişen, bir ...

fluctuate
v. 1. Dalgalanmak, dalga şekli ...

fluctuation
n. Kapalı bir boşlukta bulunan ...

fludrocortisone
n. Vücutta sodyum tutulmasına ...

flufenamic acid
n. Steroid yapısında olmayan, ...

fluid
n. Mayi, sıvı, likid, liquor. ...

fluke
n. Yaprak şeklinde bir çeşit a ...

flumen
n. (pl. flumina). Doğrultu, pa ...

fluocortolone
n. Tropikal bir kortikosteroid ...

fluorescein
n. biochem. Boya imalinde kull ...

fluorescence
n. Bazı cisimlerin ışık ve rön ...

fluorescent
a. Işığa maruz kaldığı zaman ı ...

fluoridation
n. Fluor ilave edlimesi. ...

fluoride
n. Fluorine'nin bir elementi v ...

fluorine
n. biochem. F işaret iilebilin ...

fluorite
n. biochem. Kalsiyum flüorürü ...

fluorohydrocortisone
n. Sodyum retansiyonuna sebep ...

fluoroscope
n. Röntgen ışınlarının yardımı ...

fluoroscopic
a. Floroskopi ile ilgili. ...

fluoroscopy
n. 1. Röntgen ışınının etkiler ...

fluorosis
n. "Fluorine" ile kronik zehri ...

fluphenazine enanthate
n. Psikiyatride kullanılan bir ...

flush
a. Yüz ve boynun kızarması. ...

flutter
n. Titreşim şeklinde devamlı h ...

flux
v.&n. 1. Akıntı vermek, ishal ...

fluxion
n. Vücudun bir taraında kan v. ...

fly
n. İki kanatlı küçük böcek, si ...

foam
n. Köpük, sıvı içinde serpilmi ...

foamy
a. Köpüklü. ...

focal
a. Mihraki, odağa ait. ...

focalization
n. 1. Temerküz; 2. Muayyen mın ...

focalize
v. 1. Mihraka getirmek, temerk ...

focus
n. 1. Odak, mihrak, foküs: Işı ...

Diğer Terimler : 1234
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z