Bugün : 27 Şubat 2017, Pazartesi

Favorilere Ekle!

F harfi ile başlayan tıp terimleri

face
n. yüz, facies (14 kemikten me ...

face-bow
n. Dişçilikte alt ve üst çene ...

facet
n. 1. Ufak yüz; 2. Kemiğin küç ...

facial
a. Yüze ait, facialis. ...

facies
n. See: face. ...

facilitation
n. Kolaylaştırma, bir hareketi ...

facing
n. Kaplama (diş). ...

faciobrachial
a. Yüze ve kola ait, fasyobrak ...

faciocephalalgia
n. yüz ve baş nevraljisi, fasy ...

faciocervical
a. yüze ve boyuna ait, fasyose ...

faciolingual
a. Yüz ve dile ait. ...

facioplasty
n. Yüzün plastik ameliyatı, fa ...

facioplegia
n. Yüz felci, fasyopleji. ...

factitious
a. 1. Sun'i olarak meydana gel ...

factor
n. biochem. Bir olayın sonuca ...

faculttative
n. Duruma, isteğe bağlı olan, ...

faculty
n. 1. Hassa, meleke, iktidar, ...

fahrenheit
Bir çeşit ısı ısı lendirme sis ...

failure
n. Zayıflık, yetmezlik, kifaye ...

faint(ing)
n. defayyans, beynin kansız ka ...

fairbank's splint
n. Erb felcinin tedavisinde ku ...

falcate
a. Orak şeklinde, oraksı. ...

falcial
a. Orağa ait. ...

falcula
n. Beyincik orağı, falx cerebe ...

falcular
a. see: falcate. ...

fallectomy
n. Fallop tüünü ameliyatla çık ...

fallopian
a. Fallopius7a ait. Fallopia k ...

Fallot's Tetralogy
n. İnterventriküler septal def ...

false
a. Sun'i, taklit, takma ...

falx
n. (pl. Falces). Orak. ...

familial
a. İrsi, soydan kalma (geçme), ...

family
n. 1. Aile; 2. Zürriyet, döl. ...

fang
n. 1. Diş kökü; 2. Özellikle k ...

fantasy
n. Hayal, hülya, kuruntu. ...

far-sightedness
n. Uzağı iyi görebilme. ...

farad
n. Elektriksel kapasite birimi ...

faradization
n. Faradi yani hafif endüksiyo ...

faradotherapy
n. Hastalığın faradik akımla t ...

farcinoma
n. At çıbanı, farsinom. ...

farcy
n. At cinsinden hayvanlara mah ...

farina
n. 1. Mısır v.s. unu; 2. Nişas ...

farinaceous
a. 1. Unlu; 2. Nişastalı. ...

fart
n. & v. 1. Yellenme (aşağıdan ...

fascia
n. (pl. fasciae). Akzar, fasya ...

fascial
a. Fasya'ya ait. ...

fascicular
a. 1. Demete ait, 2. Demetsi, ...

fasciculated
a. Demet oluşturmuş, demet şek ...

fasciculation
n. Liflerin demet halinde dizi ...

fasciculus
n (pl. fasciculi). Demet, fasi ...

fasciectomy
n. Kas üzerindeki zar (fasya)' ...

fasciitis
n. Fasya iltihabı. ...

fasciodesis
n. Hasya'nın tendon'a dikişle ...

fasciola
n. Şerit. ...

fasciolar
a. Fascia dentata'ya ait. ...

fascioliasis
n. Vücutta şeritlerin meydana ...

fascioplasty
n. Fasyanın plastik tamiri, fa ...

fasciorrhaphy
n. Fasyanın dikilmesi. ...

fasciotomy
n. Fasyayı kesme ameliyesi, fa ...

fascitis
n. Fasya iltihabı. ...

fast
a. % n. 1. Dayanıklı, solmaz; ...

fastigatum
n. Kırmızı nüve, al çekirdek. ...

fastigium
n. (pl. Fastigii) 1. Fastigyum ...

fasting
n. Belli bir süre yemek yememe ...

fat
n. biochem. Yağ gliserol ve bi ...

fatal
a. Ölüme götüren, ölümle sonuç ...

fatalism
n. Kadere inanma, kadercilik, ...

fatality
n. 1. hastalığın öldürücü olma ...

fatigue
n. Yorgunluk, sürmenaj. ...

fatty
a. 1. Şişman; 2. Yağlı. ...

faucal
a. Boğaza ait. ...

fauces
n. Boğaz. ...

faucial
a. Boğaza ait. ...

faucitis
n. Boğaz iltihabı. ...

faveolate
a. 1. Petekli; 2. Peteksi. ...

faveolus
n. (pl. faveoli). çukurcuk. ...

favism
n. "Vicia faba"dan ileri gelen ...

favus
n. Kel hastalığı. ...

feacalith
n. Barsak kanalında oluşan, ta ...

feaces
n. Barsak yoluyla atılan atık ...

fear
n. Korku, fobi. ...

febricant
a. Vücut ısısını yükselten, at ...

febricide
a. & n. 1. Ateiş yokeden (kese ...

febricity
n. Ateş meydana getirme niteli ...

febricula
n. Ota derecede ısı yükselişi ...

febrifacient
a. Ateş veren, sıcaklık verici ...

febrific
a. See: febrifacient ...

febrifugal
n. Yükselmiş vücut ısısını düş ...

febrifuge
a. 1. Ateş düşüren; 2. Ateş dü ...

febrile
a. 1. Hummalı, ateşli; 2. Ateş ...

febriphobia
n. Sıcaklığa karşı duyulan mar ...

febris
n. See: Fever. ...

fecal
a. 1. Feçese ait; 2. Feçesli. ...

fecalith
n. Barsakta bir kısım dışkının ...

fecaloid
a. Feçes gibi, fekaloyid. ...

fecaluria
n. İdrarda feçes bulunması, fe ...

feces
n. Dışkı, büyük aptes, feçes, ...

fecula
n. (pl. fecuae) biochem. Nişas ...

fecund
a. Çok çocuk doğurru, velüt mü ...

fecundate
v. Gebe bırakmak, ilkah etmek. ...

fecundation
n. İlkah fekondasyon. ...

fecundity
n. Çok doğurma yeteneği, verim ...

feebleminded
a. Geri zekalı, budala. ...

feeblemindedness
n. Zeka geriliği, budalalık. ...

feed
v. 1. Beslemek, gıda vermek, y ...

feedback
n. Geri tepme, geri itilim, çı ...

feeder
n. 1. Beslenen, gıda alan (ins ...

feeding
n. Gıda, yemek, besin. ...

feeling
n. 1. Hissetme, duyma; 2. Doku ...

Fehlin's Solution
n. Bir ortamda şeker mevcudiye ...

fellation
n. Penisin cinsel eş tarafında ...

fellator
n. Penisi ağzına alarak uyaran ...

fellattorism
n. See: fellation. ...

felon
n. Tırnak altında veya yakının ...

Felty's Syndrome
n. Lökopeni ve splenomegali il ...

female
n. Dişi, kadın. ...

femeropopliteal
n. Genellikle femoral ve popli ...

feminine
a. Kadına ait, kadınla ilgili, ...

feminism
n. Erkeklerde bulunan kadın hu ...

feminist
n. Kadın fizyoloji ve psikoloj ...

feminization
n. Dişilik vasıflarının gelişi ...

feminize
v. 1. Kadınlaştırmak, 2. Kadın ...

femoral
a. Uyluğa ait, femoralis. ...

femorocele
n. Femur fıtığı. ...

femorotibial
a. Femur ve tibyaya ait. ...

femur
n. Uyluk (kalça) kemiği, femur ...

fenestra
n. (pl. fenestrae). Pencere, p ...

fenestrate
v. Dlik açmak. ...

fenestration
n. 1. Delik açma; 2. Ameliyatl ...

fennel
n. Rezene, raziyane. ...

ferment
n. Organların hücreleri içinde ...

fermentation
n. Mayalanma, fermentasyon. ...

fermentogen
n. biochem. Mayalanabilen bir ...

fermentum
n. Maya. ...

fermium
n. biochem. Fm sembolü ile bil ...

ferrate
n. biochem. Demir asidi tuzu. ...

ferrated
a. biochem. Demir ihtiva eder. ...

ferredus
a. biochem. Demirden, demirli, ...

ferri
pref. biochem. Demirli. ...

ferric
a. biochem. Demire ait, demirl ...

ferricyanide
n. biochem. Üç değerli (FeCN6) ...

ferrometer
n. Kandaki demir miktarını ölç ...

ferrosilicon
n. biochem. Silisyon ile demir ...

ferrotherapy
n. Demir ve demir bileşimleri ...

ferrous
a. biochem. İki kıymetli demir ...

ferruginization
n. Bir dokuya demir çökmesi. ...

ferruginous
a. biochem. Demirli, demiri ha ...

ferrule
n. Bir dişi desteklemek için t ...

ferrum
n. biochem. Demir. ...

fertile
a. 1. Gelişme yeteneği olan, d ...

fertility
n. 1. Gelişme yeteneği, doğurm ...

fertilization
n. See: Fecundation. ...

fertilize
v. İlkah etmek, tohumlamak, aş ...

fervescence
n. Vücut hararetinin artması, ...

fervor
n. Sıcaklık, hararet, yüksek a ...

fester
n.&v.1. Ufak bir yara; 2. Cera ...

festination
n. Sinirlilikten gelen hızlı y ...

fetal, foetal
a. Fetusa ait, fetalis. ...

fetalism
n. Fetal gelişim devresine has ...

fetation
n. 1. Fetusun gelişimi; 2. Geb ...

feticide
n. Dölüt halinde iken öldürme, ...

fetid
a. Fena kokan, pis kokulu. ...

fetish
n. Büyülü telakki edilen ve er ...

fetishism
n. Karşı cinse ait bir eşyaya ...

fetishist
n. Fetişizm'e müptela kişi, fe ...

fetography
n. Fetusun ana rahminde iken a ...

fetology
n. Uterus içindeki fetüs'ün ma ...

fetometry
n. Fetus veya fetus başının öl ...

fetopelvic
a. Fetüs ve anne pelvisi ile i ...

fetoplacental
a. Fetus ve plasentaya ait. ...

fetor
n. Fena koku. ...

fetoscope
n. Fetüs kalb seslrini dinleme ...

fetus
n. Üçüncü gebelik ayı başından ...

fever
n. Ateş, hararet, sıcaklık, hu ...

fevered
a. Harareti olan, ateşli. ...

feverish, feverous
a. 1. Hararetli, ateşli, 2. Sı ...

fiber, fibre
n. İplik şeklinde ince uzun ol ...

fibered
a. Lifli. ...

fiberless
n. Lisiz. ...

fibirnogenesis
n. Fibrin oluşması. ...

fibr-
pref. Lif anlamına önek. ...

fibra
n. (pl. fibrae). Lif. ...

fibralbumin
n. See: Globulin. ...

fibremia
n. Kanda fibrin bulunması,fibr ...

fibril
n. Lifcik, iplikcik, fibrilla. ...

fibrilla
n. (pl. fibrillae). See: Fibri ...

fibrillar
a. Lifciğe (fibrillaya) ait. ...

fibrillated
a. Küçük liflerden oluşmuş, fi ...

fibrillation
n. Liflenme (kalb). ...

fibrillolysis
n.Liflerin erimes,i lifleriner ...

fibrin(e)
n. Lifin, fibrin, kanın pıhtıl ...

fibrination
n. Kanda fibrin çokluğu (fazla ...

fibrinemia
n. See: Fibremia. ...

fibrinocellular
a. Fibrin ve hücrelerden yapıl ...

fibrinogen
n. biochem. Kanda erimiş hald ...

fibrinogenase
n. Proteini koagülasyona sevk ...

fibrinogenemia
n. Kanda aşırı miktarda fibrin ...

fibrinogenic
a. Fibrin meydana getiren. ...

fibrinogenopenia
n. Kanda fibrinojen miktarının ...

fibrinoid
n. biochem. Homojen, eozinofil ...

fibrinolysin
n. biochem. Fibrini eriten bir ...

fibrinolysis
n. Fibrinin çözülmesi tdağılma ...

Diğer Terimler : 1234
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z