Bugün : 20 Ekim 2017, Cuma

Favorilere Ekle!

E harfi ile başlayan tıp terimleri

E.C.G.
n. Elektrokardiogram kelimesi ...

E.s.N.,
n. "Educationally subnormal-eğ ...

E.S.R.
n. "erytrocyt sedimentation ra ...

ear
n. Kulak. ...

earth
n. 1. Toprak; 2. Yanmaz birkaç ...

ebonation
n. Yara içine girmiş kırık kem ...

ebranlement
n. Sapından burulmak uretiyle ...

ebullism
n.Alçak basınçlı hava ile tema ...

ebullition
n. 1. Kaynama, yüksek ısı etki ...

eburnation
n. Kemki dokusunun, fildişini ...

eburneous
a. 1. Fildişinden; 2. Fildişi ...

ecarteur
n. Kesitlerin iki kenarlarını ...

ecbolic
a. 1. Bir maddenin dışarı atıl ...

eccentric
a. See: Abaxial. ...

eccentro-osteochondrodysplasia
n.Uzunkemiklerde normal dışı o ...

ecchondroma
n. Kıkırdak yapısında olan ve ...

ecchondrosis
n. Kıkırdak büyümesi (çoğalmas ...

ecchymoma
n. Çürük bölgesinde kan toplan ...

ecchymosed
a. Ekimoz gösteren, ekimoz'lu. ...

ecchymosis
n. Kan damarlarının yırtılması ...

ecchymotic
a. Ekimoz'la ilgili. ...

eccrinology
n. Salgı ve salgı bezleri bilg ...

eccrisis
n. Gereksiz maddelerin ifrazı, ...

eccritic
a. 1. Yıkım ürünlerinin atılış ...

eccyesis
n. Dış gebelik. ...

ecdemomania
n. Patolojik gezinme arzusu. ...

ecderon
n.Epiderm. ...

ecdysiasm
n. Anormal soyunma arzusu, cin ...

ecdysis
n. 1. Epidermis tabakasının dö ...

echinococcus
n. Köpek ve kurtlarda ve nadir ...

echinosis
n. Normalde yuvarlak eritrosit ...

echinostoma
n. Birço omurgalıların barsakl ...

echinulate
a. Kenarları üzerinde diken ve ...

echo
n. yankı, aksiseda. ...

echo viruses
n. İlk kez sağlam çocukların g ...

echo-encephalography
Baştan geçirilen ses dalgaları ...

echoacousia
n. Sesing erçekte kesilmesine ...

echocardiogram
n. Ekokardiyografi yoluyla eld ...

echocardiography
n. Kalp-damar sistemine gönder ...

echoencephalogram
n. Ekoensefalografi yoluyla el ...

echography
n. Yüksek frekanslı ses dalgal ...

echokinesia
n. See: Echopraxia. ...

echolalia
n. hastanın kendisine söylenen ...

echolic
n. Gebe uterusun kasılmasına v ...

echopathy
n. Başkalarının hareket ve söz ...

echophony
n. Göğüsün dinlenilmesi sırası ...

echophrasia
n. See: Echolalia. ...

echopraxia
v. İstemsiz olarak başka biris ...

eclabium
n. Dudağın ters dönmesi. ...

eclampsia
n. Gebelerde plasentadan gelen ...

eclamptic
1. Eklampsi ile ilgili; 2. Ekl ...

eclectic
1. Eklektisizm'le ilgili; 2. Ç ...

eclecticism
n. Hastalıkları özel ilaçlarla ...

ecmnesia
n. Eski olayları hatırlamakla ...

ecochleation
n. Koklea (eochlea)'nın ameliy ...

ecologist
n. Ekoloji uzmanı. ...

ecology
n. Organların muhitleriyle kar ...

ecomania
n. Kişinin aile ilişkilerinde ...

ecoparasite
n. Üzerinde bulunduğu arakonak ...

ecosite
n. See. Ecoparasite. ...

ecostate
a. Kaburgaları bulunmayan, kab ...

ecosystem
n. Canlı organizma ile çevresi ...

ecouteur
n. Şehevi söz veya hikayelerle ...

ecouteurism
n. Şehevi söz ve hikayelerin k ...

ecraseur
n. Yeni bir oluşumun çevresine ...

ecstasy
n. kendinden geçme, ekstaz. ...

ectaic
a. Ektaziye ait. ...

ectal
a. Dış, harici ...

ectasia, ectasis, ectasy
n. Ektazi, genişleme (mesela b ...

ectental
a. Ekdoderm ve endoderme ait. ...

ecthyma
n. sertçe bir zemin üzerinde m ...

ectiris
n. İrisin retina veya dış parç ...

ecto-antigen
n. biochem. Bakterinin dışına ...

ectoblast
n. See: Ectoderm. ...

ectocardia
n. Kalbin yer değiştirmesi, ka ...

ectochoroidea
n. Koroid kılıfının dış tabaka ...

ectocinerea
n. Beynin gri kortikal maddesi ...

ectocolon
n. Kalınbarsak genişlemesi. ...

ectocondyle
n. Kemiğin dış lokması. ...

ectocornea
n. korneanın dış tabakası. ...

ectocytic
a. Hücredışı. ...

ectodactylism
n. Bir veya birkaç parmaın doğ ...

ectoderm
n. Dışderi, ektoderm, ektoblas ...

ectodermal
a. Ektoderm ile ilgili. ...

ectodermatosis
n. Ektoderm'den kaynaklanan or ...

ectodermic
a. Ektodem'le ilgili. ...

ectodermoidal
a. Ektoderma benzeyen ...

ectodermosis
n. Ektoderm strüktürlerinin ku ...

ectoenzyme
n. biochem. Bir hücre dışı enz ...

ectogenesis
n. Organizma dışından kaynakla ...

ectogenous
a. Organizma dışında gelişen, ...

ectoglobular
a. Kan yuvarları dışında bulun ...

ectomorph
n. Ektomorfi gösteren kişi. ...

ectomorphy
n. Ektoderm'den gelişen dokula ...

ectoparasite
n. Konan organizmanın dış yüze ...

ectoperitonitis
n. Periton'un paryetal tabakas ...

ectopia
n. See: Ectopy. ...

ectopic
a. Normal yerinden başkayerde ...

ectoplasm
n. Ektoplazma, dış plazma. ...

ectopotomy
n. Dış gebelikte fetüs ve ekle ...

ectopterygoid
n. Pterigoid dış kası. ...

ectopy
n. Herhangi bir organın bulund ...

ectoretina
n. Retinanın en dış tabakası. ...

ectorhinal
a. Burun dışında yerleşmiş. ...

ectoscopy
n. Bir organın dıştan incelenm ...

ectosphenoid
n. Üçüncü kama biçim kemiği. ...

ectosteal
a. Kemik dışında bulunan. ...

ectostosis
n. Perikondrium altındaki kıkı ...

ectotrichophyton
n. Saçlarda hastalığa sebep ol ...

ectozoa
n. Dış parazit. ...

ectrodactylia
n. Parmakların konjenital yokl ...

ectrogeny
n. Bir vücut parçasının veya o ...

ectromelia
n. Kol ve backaların konjenita ...

ectromelus
n. Kol ve bacakları bulunmayan ...

ectropic
a. 1. Dışa dönmüş, dışa çevril ...

ectropion
n. Gözkapaklarının serbest ken ...

ectropionize
v. Dışa kıvırmak. ...

eczema
n. Ekzema, deride kaşıntı şişm ...

eczematoid
a. Ekzema'ya benzeyen. ...

eczematous
a. Ekzemalı. ...

edacity
n. Oburluk. ...

edea, aedoea
n. Dış cinsi organlar. ...

edema, oedema
n. Bedenin herhangi bir yerind ...

edematization
n. Ödem oluşması, ödem haline ...

edematogenic
a. Ödem meydanag etiren, ödeme ...

edematous
a. 1. Ödem'le ilgili; 2. Ödem ...

edentate
a. Dişleri bulunmayan, dişsiz. ...

edentia
n. Diş yokluğu, dişsizlik. ...

edentulous
a. Dişsiz, dişi olmayan ...

edeology
n. Üretim (jenital) organlnarı ...

edible
a. Yenir, yenen, yenilebilen ( ...

education
n. Eğitim, öğretim. ...

educe
v. Bileşik bir katışıktan bir ...

educt
n. Bir mahluttan ayrılan eleme ...

eduction
n. Narkoz almış hastayı tekrar ...

edulcorant
n. Tatlılaştıran madde. ...

edulcorate
v. biochem. Tmizlemek, asit ve ...

edulcoration
n. Tatlılaştırıcı ...

Edward's Syndrome
n. Mental anomalilerle birlikt ...

effacement
n. Slinme, doğum ağrıları esna ...

effect
n. Etki, tesir ...

effective
a. Etkili, tesirli. ...

effectiveness
n. Etkililik, müessiriyet. ...

effector
n. Bir adale bir gudde veya or ...

effeminacy, effemination
n. Kadınlaşma, dişileşme. ...

effeminate
a. Kadınımsı, kadına has, erke ...

efferent
a. Götürgen, eferens. ...

effervesce
n. Köpürmek, eridiği zaman küç ...

effervescence
n. Köpürme, erime sonucu küçük ...

effervescent
a. 1. köpüren; 2. Suya atıldığ ...

efflorescence
n. 1. Derinin kızarması; 2. To ...

efflorescent
a. Havayı görünce tozlanan, to ...

effluvium
n. 1. Fena kokan nefes; 2. Çür ...

effluxion
n. 1. Dışarı akma, dışarı dökü ...

effort syndrome
n. Bir çeşit anksiyete nevrozu ...

effuse
a. Yayılmış, ince tabaka halin ...

effusion
n. dökülme, dökülen madde. ...

egersis
n. Son derece uyanık olma hali ...

egest
v. Sindirilemeyen gıda artıkla ...

egesta
n. Dışkı, pislik, lüzumsuz mad ...

egestion
n. Sindirilemeyen gıda artıkla ...

egg
n. See: Ovum. ...

egnraphia
n. Etkili uyarı ve olayların s ...

ego
n. Ego, şahsın kendisi, bilinç ...

egocentric
a. 1. Çevresini kendi etrafınd ...

egoism
n. Sadece kendini düşünme, yal ...

egoist
n. Yalnız kendi çıkarını gözte ...

egomania
n. Marazi kendini beğenme (nef ...

egotism
n. Kendinden çok bahsetme, ken ...

egotist
n. Kendini beğenen kimse, aşır ...

ehrlich's diazo reagent
n. İdrarda ürobilinojen araştı ...

ehrlich's theory of immunity
n. Doku hücrelerinin, antijen ...

eiloid
a. Halka veya kangal şeklinde. ...

ejaculate
v. Aniden dışarı atmak, fırlat ...

ejaculatio
n. See: ejaculation. ...

ejaculation
n. Fışkırma, atım (meni, idrar ...

ejaculator
n. Atıcı kanal, ejaculatorius. ...

ejaculatory ducts
n. Vas deferns ile vesicula se ...

ejecta
n. Dışarı atılan madde. ...

ejection
n. 1. Dışarı atma, boşaltma, ç ...

ejective
a. Gördüğü şeylerde kendi hale ...

elaborate
v. Temessül edecek hale koymak ...

elaboration
n. incelikle işleme, özellikle ...

elaboratory
n. Tenessül edecek hale koyan ...

elaidin
n. biochem. Bir çeşit yağ (C37 ...

elaiopathy
n. Yağ toplanmasına bağlı olar ...

elastic
a. Elastiki, esnek, elastik, e ...

elasticin
n. biochem. See: Elastin. ...

elasticity
n. Elastikiyet, esneklik, ...

elastin
n. biochem. Elastik dokularda ...

elastinase
n. biochem. Esnek (elastik) do ...

elastometer
n. Dokuların esneme yeteneğini ...

elastometry
n. Elastikiyeti ölçme. ...

elastose
n. biochem. Elastin maddesinin ...

elastosis
n. Elastik dokunun dejenerasyo ...

elastotic
a. 1. Elastik doku liflerindek ...

elaterin
n. biochem. "Elaterium"un faal ...

elation
n. Taşkınlık derecesinde aşırı ...

elbow
n. Dirsek. ...

election
n. Seçme. ...

elective affinity
n. biochem. Kimyasal bir madde ...

Diğer Terimler : 1234567
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z