Bugün : 25 Mayıs 2018, Cuma

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

D harfi ile başlayan tıp terimleri

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

digitatio
n. Parmağa benzer uzantı. ...

digitation
n. Parmaksılık, digitatio. ...

digitigrade
a. Ayak parmakları üzerinde yü ...

digitonin
n. biochem. Digitalis purpurea ...

digitoxin
n. biochem. Digitalis purpurea ...

digitus
n. anat. Parmak. ...

diglossia
n. 1. Dilin çift oluşu; 2. Çif ...

dignathus
n. Çift alt çene gösteren hilk ...

digoxin
n. biochem. Digitalis lanata y ...

digsetible
a. Hazmedilir, hazmı mümkün, h ...

dihydromorphinone hydrochloride
n. biochem. Beyaz kokusuz bir ...

dihydrotachysterol
n. biochem. Ergosterolün ışınl ...

diiodohydroxyqpinoline
n. bichem. Amipli dizanteride ...

dilaceration
n. 1. Yarılma, yırtılma, birbi ...

dilatability
n. Açılma kabiliyeti, dilatabi ...

dilatation
n. Genişleme, ...

dilate
v. Genişletmek, büyütmek, açma ...

dilated
a. Genişlemiş. ...

dilator
n. Genişletici faktör veya ara ...

diluent
a. Sulandırıcı, eriyiğin yoğun ...

dilute
v. Sulandırmak, eriyiğin yoğun ...

diluted
a. Sulandırılmış, yoğunluğu az ...

dilution
n. 1. Su ilavesiyle bir eriyiğ ...

dimenhydrinate
n. biochem. Baş dönmesini geçi ...

dimenszion
n. Herhangi bir organ veya olu ...

dimercaprol
n. biochem. Ağız maden zehirle ...

dimethyl phthalate
n. biochem. Böcek defedici, re ...

dimethylaniline
n. biochem. Anilinden çıkarıla ...

dimetria
n. Uterus (rahim)'un çift oluş ...

diminution
n. Azalma, eksilme, küçülme (M ...

dimness
n. Bulanıklık, donukluk. ...

dimorphism
n. Birbirinden farklı iki şeki ...

dimorphous
a. 1. Dimorfizm'le ilgili; 2. ...

dimple
n. 1. Küçük çukur, deri üzerin ...

dimpling
n. Deri üzerinde ufak çukur ve ...

dioptometer
n. Gözün ışığı kırma gücünün ö ...

dioptometry
n. Gözün ışığı kırma gücünün ö ...

dioptre
n. Merceğin ışığı kırma gücünü ...

dioptrics
n. Işınların mercek tarafından ...

dioptry
n. Bir merceğin ışığı kırma ku ...

dioxide
n. biochem. Dioksit. ...

dipeptidase
n. biochem. Bir dipeptidi parç ...

dipeptide
n. biochem. İki aminoasidden m ...

diphallus
n. Penis'in çift oluşu. ...

diphasic
a. İki devre gösteren, iki dev ...

diphenhydramine hydrochloride
n. biochem. Beyaz billuri bir ...

diphenoxalate
n. Akut ve kronik diyarelerle, ...

diphenylhydantoin sodium
n. biochem. Konvülsüyonları ön ...

diphonia
n. Konuşm sırasında çıkan iki ...

diphtheria
n. Difteri, kuşpalazı. ...

diphtheriaphor
n. Difteri basili taşıyan kims ...

diphtheric, diphtheritic
a. Difteriye benzer (ait). ...

diphtherin
n. Corynebacterium diphtherice ...

diphtheritic
a. Difteri ile ilgili. ...

diphtheritis
n. See: Diphtheria. ...

diphtheroids
n. Difteri basiline benzemekle ...

diphyodont
a. İki defa diş çıkarmaya mali ...

dipipanone
n. Hem sedatif, hem de ağrı ke ...

diplacusis
n. Çift işitme, tek sesin iki ...

diplegia
n. İki taraflı felç, dipleji. ...

diplobacillus
n. Çift halde bulunna basil, b ...

diplobacterium
n. Çift halde bulunan bakteri, ...

diplococcus
n. (pl. diplococci). See: Bact ...

diplocoria
n. Gözbebeğinin çift oluşu. ...

diploe
n. Kafatası satıhları arasında ...

diplogenesis
n. 1. Bir organ veya oluşumun, ...

diploic
a. Kafa kemiklerinin iki lamin ...

diploid
a. Yarısı anneden yarısı babad ...

diplomyelia
n. Omuriliğin doğuştan çift ol ...

diplopagus
n. See: Cenadelphus. ...

diplopia
n. Şaşılık, binoküler vizyonun ...

diploscope
n. Bloküler görmeyi kontrolde ...

diprosopus
n. Çift yüze sahip hilkat gari ...

dipsogen
n. Susuzluk yaratan madde, su ...

dipsomania
n. Şiddetli alkol iptilası, ay ...

dipsomaniac
a. İçki müptelası, içkici, ayy ...

dipsophobia
n. Alkollü içkilerden aşırı çe ...

dipsosis
n. See: Dipsomania. ...

dipsotherapy
n. Vücuda giren sıvı miktarını ...

diptera
n. Emici veya delici nitelikte ...

dipterous
a. 1. İki kanatlı; 2. Diptera ...

diptheroid
n. Şekil yönünden ve kültür öz ...

dipygus
n. Pelvis ve bacakların çift, ...

direct
a. Doğrudan doğruya yapılan, d ...

direction
n. Yön, doğrultu, istikamet, d ...

directoscope
n. Larenks'i muayenede kullanı ...

disability
n. Herhangi bir işi yapmada ye ...

disaccharide
n. Hidrolize olduğu zaman iki ...

disaggregation
n. Eczasını tefrik etme, cüzle ...

disarticulation
n. El veya ayağı eklemeden kes ...

disassimilation
n. Katabolik değişme. ...

discharge
n. 1. Boşaltam, serbest bırakm ...

discission
n. Katarakt ameliyatında lens ...

discitis
n. Disk iltihabı. ...

disclination
n. Gözlerin dışa dönmesi. ...

discography
n. Radyo-opak hale getirildikt ...

discoid
a. Disk'e benzeyen, disk şekli ...

discoloration
n. 1. Normal rengini kaybetme, ...

discontinuity
n. Devamsızlık, kesinti. ...

discoplacenta
n. Disk şekli gösteren plasent ...

discoverable
a. Görülmesi veya gösterilmesi ...

discrete
a. Ayrı. ...

discrimination
n. Birbirinden ayırt etme, tef ...

discus
n. (pl. disci). See: Disk. ...

discutient
a.&n. 1. Dağıtan; 2. Cerahati ...

disease
n. Hastalık; illet, maraz. ...

diseased
a. Hasta, mariz, hastalıklı. ...

disengagement
n. 1. Serbest bırakılma, hapse ...

disfiguration
n. Normal şeklini kaybetme, bo ...

dish
n. Tabak, içi çukur kap. ...

disinfect
v. Dezenfekte etmek. ...

disinfectant
n.&a. 1. Antiseptik madde; 2. ...

disinfection
n. Zarar verici maddelerin ve ...

disinfestation
n. Enfestasyon taşıyan böcek, ...

disintegration
n. Bütünlüğünü kaybetme, parça ...

disinterment
n. Mezar açılarak cesedin çıka ...

disintoxication
n. See: Detoxication. ...

disinvagination
n. İnvaginasyon'u düzeltme, in ...

disk, disc
n. Disk, yassı, yuvarlak, bir ...

diskitis
n. Özellikle bir verebralarara ...

dislocate
v. Eklemden çıkarmak. ...

dislocation
n. Çıkık. ...

dismember
v. Kolu veya bacağı kesip çıka ...

dismemberment
n. Kolun veya bacağın kesilip ...

disobliteration
v. Yeniden delik açma. ...

disorder
n. Hastalık, illet. ...

disorientation
n. 1. Kişinin çevreye oranla k ...

dispar
a. Eşit olmayan, birbiriyle uy ...

disparity
n. Eşitsizlik, uygunsuzluk, fa ...

dispensary
n. Dispanser. ...

dispensatory
n. İlaçların terkibini ve kull ...

dispense
v. İlaç yapmak, tarifine göre ...

dispenser
n. İlacı, reçetedeki tarife gö ...

dispensing
n. Tarifine göre ilaç yapma ve ...

dispermy
n. Aynı ovum içine iki spermat ...

dispersal
a. Dağılma, ayrılma, çözülme. ...

dispersate
n. Herhangi bir maddenin çözül ...

disperse
v. Dağılmak, ayrılmak, çözülme ...

dispersidology
n.biochem. Koloid kimyası. ...

dispersion
n. 1. İntişar, dağılım, dağılm ...

dispersity
n. Bir maddenin taneciklerine ...

displacement
n. 1. Yer değiştirme (organ), ...

disposition
n. Belirli etki ve hastalıklar ...

disproportion
n. uygunsuzluk, oransızlık, ni ...

disruption
n. Ayrılma, yarılma, çatlama. ...

disruptive
a. Ayırıcı, yarıcı, çatlatıcı. ...

dissect
v. Ayırmak, herhangi bir oluşu ...

dissectible
a. Gözle görülebilen veya çıka ...

dissection
n. 1. Bir organizmayı tetkik i ...

dissector
n. Teşrih yapan kimse, teşrihç ...

disseminated
a. Yayılmış, yaygın, bütün org ...

dissemination
n. Yayılma, dağılma, serpilme, ...

dissimilar
a. Birbirinden farklı, birbiri ...

dissimilarity
n. Farklılık, birbirine benzem ...

dissimilate
v. Bir maddeyi knedisini oluşt ...

dissimilation
n. 1. Kompleks bir maddenin vü ...

dissimulation
n. Hastalık belirtilerini gizl ...

dissociate
v. biochem. Bozmak, inhilal et ...

dissociation
n. biochem. 1. Parçalara veya ...

dissoluble
a. Erir, çözülür. ...

dissolution
n. 1. Ölüm; 2. Eritme; 3. Erim ...

dissolvable
a. Erir, çözülür, dağılır. ...

dissolve
v. 1. Eritmek, halletmek; 2. E ...

dissolvent
a. Eritici, çözücü. ...

dissonance
n. Ahenksizlik, uygunsuzluk. ...

distal
n.&a. 1. Bir organın merkezden ...

distance
n. 1. Mesae, uzaklık, iki nokt ...

distend
v. 1. Germek, şişirmek; 2. Şim ...

distention
n. Gerilme, şişme. ...

distichiasis
n. Göz kapağının iç kenarında ...

distil
v. Bir sıvıyı ısıtıp buhar hal ...

distilate
v. Damıtma sonucu elde edilen ...

distillation
n. Bir sıvıyı önce buhar halin ...

distilled
a. Damıtılmış. ...

distomiasis
n. Trematoda (Distoma) cinsi p ...

distorted
a. Bükülmüş, çarpılmış, çarpık ...

distortion
n. Dönme, bükülme, çarpıklık. ...

distractibility
n. Dikkatini bir şeye verebilm ...

distress
n. Sıkıntı, güç durum, tehlike ...

distribution
n. Dağılma, dağılış, dağılım ( ...

districhiasis
n. Aynı kıl folikülünden iki k ...

distrix
n. Saçların uç kısımlarından k ...

disturbance
n. Rahatsızlık. ...

disulphate
n. biochem. Bisülfat. Yer deği ...

disulphide
n. biochem. Disülfür, bir ele ...

disulphuric
a. biochem. Disülfürik. ...

diuresis
n. İdrar ifrazının çoğalması. ...

diuretic
a.&n. 1. İdrar verici, müdrir ...

diuria
n. Gündüzleri sık idrara çıkma ...

diuril
n. Chlorothiazide'in müstahzar ...

diurnal
a. 1. Gündüze ait; 2. Gündüz o ...

divagation
n. Tutarsız konuşma, abuk sabu ...

divalent
a. İki değerli, çift değerli ( ...

divarication
n. Ayrılma, bitişik olması ger ...

divaricator
n. Konjenital kalça çıkığında ...

divergence
n. Birbirinden uzaklaşma, özel ...

divergent
a. Birbirinden uzaklaşan. ...

diversification
n. Farklılaşma, değişme, değiş ...

diverticle
n. 1. Divertikül: Evvelce mevc ...

diverticular
a. Divertikül ile ilgili. ...

diverticulectomy
n. Divertikülün ameliyatla çık ...

Diğer Terimler : 123456
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z