Bugün : 17 Aralık 2017, Pazar

Favorilere Ekle!

New Year Istanbul

D harfi ile başlayan tıp terimleri

da costa's syndrome
n. Kardiyak nevroz, palpitasyo ...

dacnomania
n. Öldürme dürtüsü, içinde dev ...

dacry
pref. Gözyaşı. ...

dacryagogatresia
n. Gözyaşı bezi kanalının tıka ...

dacryagogue
a. & n. Ağlatıcı (faktör), göz ...

dacryoadenectomy
n. Gözyaşı bezinin ameliyatla ...

dacryoadenitis
n. Gözyaşı bezi iltihabı, dakr ...

dacryocele
n. Gözyaşı kesesi fıtığı. ...

dacryocyst
n. Gözyaşı kesesi. ...

dacryocystalgia
n. Gözyaşı kesesi dilatasyonu. ...

dacryocystcele
n. Gözyaşı kesesinin dışarıya ...

dacryocystectomy
n. Gözyaşı kesesinin ameliyatl ...

dacryocystitis
n. Gözyaşı kesesi iltihabı, da ...

dacryocystography
n. Kontrast madde ile doldurul ...

dacryocystorhinostomy
n. Ductus nasolacrimalis'in ka ...

dacryocystotomy
n. Gözyaşı kesesini kesme amel ...

dacryohemorrhea
n. Gözyaşı bezlerinden kanla k ...

dacryolith
n. Gözyaşı taşı. ...

dacryoma
n. Gözyaşı tümörü. ...

dacryon
n. Gözyaşı kemiği (os lacrimal ...

dacryops
n. 1. Kanalın tıkanması sonucu ...

dacryopyorrhea
n. Cerahatli gözyaşı gelişi. ...

dacryorrhea
n. Devamlı olarak fazla miktar ...

dacryuria
n. Histeri vak'alarında görüle ...

dactyl
n. El veya ayak parmağı. ...

dactylar
a. parmakla ilgili. ...

dactylate
a. parmağa benzeyen. ...

dactylic
a. Se: Dactylar. ...

dactylion
n. parmaklar arasında perde ol ...

dactylitis
n. El ve ayak parmaklarının il ...

dactylogryposis
n. El parmaklarının devamlı ka ...

dactylology
n. sağır ve dilsizler tarafınd ...

dactylolysis
n. El veya ayak parmağının kop ...

dactylomegaly
n. El ve ayak parmaklarının no ...

dactylophasia
n. Dilsiz ve sağırların yaptık ...

dactyloscopy
n. Parmak izlerinin muayenesi, ...

dactylospasm
n. El veya ayak parmaklarında ...

dactylus
El veya ayak parmağı. ...

dahilite
n. biochem. Dişlerin esas inor ...

dahlin
n. Mikroskopik muayene için do ...

daltonism
n. Renk körlüğü, daltonizma ...

dance
n. Beyindeki bir lezyona bağlı ...

dandruff
n. Baş kepeği, konak. ...

dandy-fever
n. see. Dengue. ...

dangerous drugs act
n. Alışkanık yapan bazı belirl ...

daphnin
n. biochem. defne kabuğundan e ...

dapsone
n. Lepra ve dermatitis herpeti ...

darrows solution
n. Potasyum klorür, sodyum klo ...

dartoid
n. Skrotum derisi altındaki ka ...

dartos
n. Dartos ...

dartre
n. Erpes hastalığına benzer ha ...

darwinism
n. Darwin tarafından ileri sür ...

Daunorubicin
n. Adriamycin'e benzeyen ve lö ...

Day hospital
n. Gündüz hastanesi. ...

deacidification
n. Asit etkiyi ortadan kaldırm ...

dead
a. Cansız, ölü, ölmüş. ...

deadly
Öldürücü, şiddetli ...

deaf
n. sağır. ...

deaf-mute
a. İşitme ve konuşma yeteneği ...

deaf-mutism
n. İşitme ve konuşma yeteneğin ...

deafferentation
n. Vücudun herhangi bir bölges ...

deafness
n. Sağırlık, surdite. ...

dealbation
n. Beyazlatma veya beyazlanma. ...

dealcoholization
n. Herhangi bir bileşikten alk ...

deamidase
n. Amide'leri parçalayıcı enzi ...

deamidation
n. Bileşikten, kimyasal reaksi ...

deaminase
n. biochem. Deaminasyon yapan ...

deamination
n. biochem. Bir cisimden amino ...

dearterialization
n. Arterel kanın, oksijeni tük ...

dearticulation
n. 1. Eklemi oluşturan kemikle ...

death
n. Ölüm. mors, exitus. ...

debilitate
v. Zayıflatmak, kuvvetten düşü ...

debilitiy
n. Zayıflık, gerilik. ...

debridement
n. F. Cerrahide bir yarada bul ...

debrisoquine
n. Hipotansif madde. ...

decalcification
n. Dokuların kireçli maddelerd ...

decalcified
a. Kalsiyum tuzları ihtiva etm ...

decalcify
v. Kireçten mahrum etmek (kemi ...

decalvant
a.Saçı yok eden. ...

decannulation
n. Herhangi bir vücut boşluğun ...

decant
v. Bir sıvıyı tortusu dipte ka ...

decantation
n. Sıvıyı tortusundan ayrılaca ...

decapacitation
a. Spermatozoon'ların menideki ...

decapitation
n. 1. Doğumu mümkün olmayan fe ...

decapsulation
n. bir kapsülün cerrahi olarak ...

decarbonization
n. Akciğerler yoluyla kandaki ...

decarboxylation
n. Organik bileşikten bir mole ...

decase
n. Ölüm, vefat. ...

decay
1. Çürüme, 2. kuvvetinden kayb ...

decerebrate
a. Beyin fonksiyonları olmaksı ...

decerebration
n. 1. Beyinin çıkarılması; 2. ...

decerebrize
v. 1. beyini çıkarmak; 2. Omur ...

dechloridation
n. Vücuttaki klorid miktarının ...

decidua
n. dış amniyon zarı. ...

decidual
a. 1. Desidüa ile ilgili; 2. D ...

decidualitis
n. Desidüa'nın patolojik değiş ...

deciduitis
n. Gebe uterus'ta desidua'nın ...

deciduoma
n. Düşük veya doğumu takiben u ...

deciduomatosis
n. Kadın gebe olmadığı halde, ...

deciduous
a. Süreksiz, düşürücü. ...

declinator
n. Ameliyat esnasında herhangi ...

decline
v. Sıhhati bozulmak. ...

declive
n. İniş, eğik, declivis. ...

decoction
n. 1. Kaynatma; 2. Herhangi bi ...

decollation
n. Doğumun imkansız olduğu dur ...

decollator
n. Fetüs başını gövdesinden ay ...

decollement
n. Dekolman: Bir organın norma ...

decoloration
n. Renk atma, solma, normal re ...

decompensation
n. Yetmezlik, kifayetsizlik, t ...

decompose
v. biochem. Bileşik bir cismin ...

decomposition
n. biochem. Ayrışma, ayrışım. ...

decompression
n. Tazyilik veya tazyik eden g ...

decongestant
a. 1. Konjesyonu azaltıcı; 2. ...

decongestion
n. Konjestiyonun giderilmesi. ...

decongestive
a. Konjesyonu azaltıcı. ...

decortication
n. Kabuğunu soyma ...

decrement
n. Eksilme, azalma, özellikle ...

decrudescence
n. Hastalık belirtilerinin yat ...

decubation
n. Enfeksiyöz hastalık belirti ...

decubitus
n. Hem yatış vaziyeti, hem de ...

decussate
a. Çapraz, decussatio ...

decussation
n. Birbirini kesme, çaprazlama ...

dedentition
n. Dişlerin dökülmesi, dişleri ...

defecate
v. Defihacet etmek, boşalmak ( ...

defecation
n. Dışkının dışarı atılması, d ...

defect
n. Eksiklik noksan, kusur, sak ...

defective
Sakat, natamam, noksan, kusurl ...

defemination
n. Kadınlık vasıflarından mahr ...

defence
1. Hastalığın oluşmasına veya ...

defensive
a. Savunucu, koruyucu. ...

deferens
n. 1. Taşıyan ileten. 2. See: ...

deferent
a. & n. 1. Ersuyu (sperma) kan ...

deferential
a. Sperma kanalına ait, defere ...

deferentitis
n. Sperma kanalı iltihabı. ...

deferetectomy
n. Spermakanalının ameliyatla ...

defervescence
n. Serinleme, harareti azalma. ...

defervescerice
n. Ateşin iniş safhası. ...

defibrilator
n. Ventriküler fibrilasyonu du ...

defibrillation
n. Kalp adalesindeki fibrilasy ...

defibrinated
a. Fibrini alınmış, fibrinsiz. ...

defibrination
n. Fibrinsizleşme. ...

deficiency
n. 1. Eksiklik, noksanlık, yok ...

definitive
a. Tam olgun, gelişmiş. ...

deflagrate
v. biochem. Barut gibi ateş al ...

deflection
n. 1. Bir tarafa dönme, bir ya ...

deflexion
n. Büküm yeri, dirsek noktası, ...

defloration
n. Kızlık zarının yırtılması. ...

deformation
n. Şeklini (biçimini) bozma, s ...

deformity
n. Şekil bozukluğu. ...

defurfuration
n. Dökülme, deri veya mukoza y ...

degenerate
v. Cinsi bozulmak, soysuzlaşma ...

degeneration
n. Dokuların normal yapısının ...

degenerative
a. Dejenerasyona ait, dejenera ...

deglutition
n. Yutma. ...

degradation
n. biochem. Yıkılma, parçalanm ...

degustation
n. Tatma ...

dehiscence
n. Bir yarada olduğu gibi, yar ...

dehydorcholesterol
n. See: calciferol. ...

dehydrase
n. biochem. Kimyasal bileşikle ...

dehydrate
v. biochem. Suyunu çıkarmak, s ...

dehydro-androsterone
n. biochem. Erkek idrarından e ...

dehydrocorticosterone
n. biochem. Böbreküstü korteks ...

dehydrogenase
n. biochem. Hidrojen iyonların ...

dehyration
n. biochem. Bir cisimden su çı ...

deicduation
n. Adet esnasında, kalınlaşmış ...

deionization
ş. biochem. Bir bileşimden iyo ...

deja vu phenomenon
n. Beynin temporal lobundan ka ...

dejecta
n. Dışkı, feçes. ...

dejection
n. Amel, defi tabii, pislik. ...

dejectory
a. Müshil. ...

dekcontamination
n. Tehlikeli zerrelerle temasa ...

delactation
n. 1. Sütten (memeden) kesme v ...

deleterious
a. Vücuda zararlı, toksik. ...

deligatiorn
n. sarma, bağlama. ...

delimitation
n. 1. Sınırlama, gerekli önlem ...

delinquency
n. Suç niteliğindeki hareket v ...

deliquescent
n. Absorbsiyon yeteneğine sahi ...

delirium
n. Bilincin kaybolması, (epile ...

delitescence
n. 1. Hastalık belirtilerinin ...

deliver
v. 1. Doğum halindeki kadına y ...

delivery
n. Doğum. ...

deltoid
a. Deltamsı, deltoideus ...

delusion
n. Bir çeşit delilik, yanılsam ...

demanstrative
a. Gösterme esasına dayanan, g ...

demarcation
n. Bir dokunun canlı ve ölü kı ...

demedication
n. Vücudun ilaçlardan temizlen ...

dement
n. Bunama gösteren kişi. ...

dementia
n. Bunama, demans. ...

demimonstrosity
n. Canlının yaşamasını engelle ...

demineralization
n. Aşırı derecede mineral kayb ...

demise
n. Ölüm, vefat. ...

demodex
n. Özellikle yüz ve burundaki ...

demography
n. Sosyal bilim, sosyoloji. ...

demoniac
a. 1. Çılgın deli, akıl hastas ...

demonomania
n. Kötü ruhlar (şeytan ve cinl ...

demonophobia
n. Kötü ruhlar (şeytan ve cinl ...

demonstration
n. Gösterme, göstererek belirt ...

demonstrator
n. Göstererek öğreten kişi, de ...

demoralization
n. Moral çöküklüğü, maneviyat ...

demorphinization
n. Morfin alışkanlığı morfin m ...

demucosation
n. Herhangi birorgan mukozasın ...

Diğer Terimler : 123456
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z