Bugün : 13 Aralık 2017, Çarşamba

Favorilere Ekle!

New Year Istanbul

tambour nedir?

tambour : n. Hareketleri kaydeden bir cihazda davum şeklindeki kısım.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

brachydactylia : n. El veya ayak parmaklarının anormal kısalığı.


carcinogenic : a. Kansere sebep olan, kanser yapıcı.


croup : n. Boğmaca, krup.


crown : n. 1. Dişin gözle görünen kısmı; 2. Diş kronu veya kapağı.


dipygus : n. Pelvis ve bacakların çift, baş ve gövdenin tek oluşu ile belirgin hilkat garibesi.


dysmorphophobia : n. Vücudunda herhangi bir şekil bozukluğuna sahip olmaktan aşırı korkma.


efferent : a. Götürgen, eferens.


ergograph : n. Kasların kuvvetini ölçmeye yarayan alet, erogagraf.


gonadopathy : n. Gonadlardan ileri gelen hastalıklar.


phrenospasm : n. 1. Diafragma kaslarının aniden kasılması, diafragma spazmı; 2. Mide'de kardiak sfinkterin, geçitin kapanmasına sebep olmak üzere ağrılı kasılması, kardia spazmı.


tensor : n. Bir organı geren kas.


lymphaticovenous : n. Bir bölgedeki drenajın, hem lenf damarlarıyla, hem de venalarla yapıldığını belirten bir deyim.


lymphoidectomy : n. Lenf dokusunun ameliyatla çıkarılması, lenfoidektomi.


palamture : n. Parmaklarınbirbirine yapışık oluşu veya aralarında, birbirine bağlayıcı doku şeridi bulunuşu.


paramorphia : n. Şekil bozukluğu, şekil anomalisi, paramorfi.


perforans : a. see: perforating.


pheniodol : n. Kolesistografide kontrast madde olarak kullanılan bir iyot bileşiği.


poison : n. Zehir.


pulse : n. Nabız, pulsus.


rheum : n. 1. Mukoza bezleri tarafından salgılanan gözyaşı, sümük veya tükrük gibi seröz sıvılar; 2. Nezle.