Bugün : 26 Haziran 2017, Pazartesi

Favorilere Ekle!

tachyphrenia nedir?

tachyphrenia : n. Marazi zihni faaliyet, takifreni.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

cephalitis : n. Beyin iltihabı, ensefalitis.


cholecystostomy : n. Safra kesesi ampiyemlerinde veya kesenin ameliyatla alınmasından sonra, drenaj sağlamak kastıyla safra kesesi ile batın yüzeyi arasında meydana getirilen yapay fistül.


chromophobia : n. 1. Hücrenin hafif boyanma veya hiç boya almama niteliği, boyanmaya karşı direnç gösteriş hali; 2. Renklere karşı tiksinti duyma, özellikle belli renklerden iğrenme.


chrysotherapy : n. Altın bileşikleri ile tedavi, altın tedavisi (Eskiden bazı hastalıklarda uygulanmış bir tedavi şekli).


congestible : a. Şişmesi mümkün, kan veya su toplayabilir.


dormant : n. Hareketsiz, uyuşuk, uykulu.


egersis : n. Son derece uyanık olma hali, tetiklik, atiklik.


epithalamus : n. Talamus üstü, epitalamus.


erbium : n. biochem. Er sembolü ile bilinen atom no:68 ve atom ağırlığı: 167.27 olan kimyasal element, erbiyum.


fissure : n. Deri veya mukozanın hafifçe veya yüzeyel olarak çatlaması keyfiyeti, çatlak, yarık, fisür, fissura.


imbed : a. Histolojik muayene için alınan doku parçasını parafin veya sert bir madde içinde tesbit etmek (İnce kesitler yapılmlasını kolaylaştırma amacıyla).


inspiratoy : a. 1. Havanın akciğerlere çekilmesiyle ilgili, soluk alışla ilgili; 2. Soluk almaya aracılık eden, soluk almaya yarayan.


levigate : v. Bir maddeiy henüz nemli iken ezip toz haline getirmek, düz etmek.


lipomeria : n. Kol veya bacağın konjenital yokluğu, lipomeri.


luminiferous : a. 1. Işığı geçiren; 2. Kendinden ışık veren, ışık saçan.


mandelic acid : n. Kalsiyum veya magnezyumt uzu halinde kullanılan bir idrar yolu antiseptiği.


niclosamide : n. Erişkin barsak, barsak solucanlarının tedavisinde kullanılan bir madde.


ootid : n. Olmuş (gelişmiş) yumurta.


otopiesis : n. 1. Kulak zarının içe çökmesi; 2. İç kulağın basınç onucunda sağırlığa sebep olması.


pediculate : a. Küçük çıkıntılı,sap gösteren, saplı.