Bugün : 20 Nisan 2018, Cuma

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

sanguifacient nedir?

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

sanguifacient : a. Kan yapıcı, kant aşıyıcı.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

Bland : n. Orta şiddetle, tahriş etmeyen, yatıştırıcı.


conutertransference : n. Psikoterapi esnasında analiz yapan kişinin bilinçaltındaki duygularını, bilinçsiz olarak hastaya aktarması.


creosote : n. biochem. Odun katranından çıkarılan sarı renkli çok kırıcı yağ, kreozot.


dimorphism : n. Birbirinden farklı iki şekil gösterme veya iki şekilde bulunabilme niteliği (Bir maddenin iki değişik kristal şekli göstermesi gibi).


gastrolith : n. Mide taşı.


germanium : n. biochem. Ge sembolü ile bilinen atom no:32 ve atom ağırlığı: 72.60 olan kimyasal element.


physiatrist : n. Fizyatri uzmanı.


gripe : v. & n. 1. Barsaklarda şiddetli sancıya sebep olmak; 2. Barsaklarda hissedilen kolik tarzında şiddetli ağrı.


hematemesis : n. Kan kusma.


hyperglandular : a. Aşırı salgılama gösteren, bol salgı oluşması ile belirgin.


infested : a. Vücudu hayvansal parazitlerle sarılmış, bu cins parazitlerle hastalanmış.


insertion : n. 1. Sokma, içine koyma, içine yerleştirme (herhangi bir yere iğne sokma veya rahime gebeliği önleyici araç yerleştirme gibi); 2. Kasın hareket ettireceği kemiğe tutunması, kasın, kemik üzerinde tutunma gösterdiği yer.


keratitic precipitates : n. Choroid, corpus ciliare ve iris iltihaplarında, kornea arka yüzeyine yapışık olarak bulunan büyük hücreler.


lipogenous : a. 1. Yağ oluşmasıyla ilgili; 2. Yağ oluşmasına sebep olan, yağ yapan; 3. Yağ toplanmasına bağlı, yağlanmanın sebep olduğu.


logoplegia : n. 1. Logopleji: Konuşma organı felci; 2. Konuşamamazlık.


mammoplasty : n. See: Mammaplasty.


merosystolic : a. sistolün ibr kısmına ait.


methyltestosterone : n. biochem. Metiltestosteron (C20H30O2).


peptidolytic : a. Peptidleri parçalayan.


photonephelometer : n. Bir eriyiğin bulanıklık derecesini ölçme aleti.