Bugün : 25 Nisan 2017, Salı

Favorilere Ekle!

saddle nedir?

saddle : n. Eyer'e benzeyen çökük kısım, eyer şeklinde küçük oluşum.

Turkish saddle : Sfneoid kemiğin üst yüzündeki, eyer şeklinde çökük kısım, Türk eyeri.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

calciferol : n. biochem. Ergosterolün ültraviyole ışınımı ile hazırlanmış beyaz ve kokusuz billurlar (C28H44O).


cardioplegia : n. 1. Kalb felci, myokart kontraksiyonlarının ortadan kalkması; 2. Özel bir ilaç veya elektriksel uyarı ile kalb çalışmasının geçici olarak durdurulması.


crenation : n. Çentikleşme, çevresinde çentikler gösterme, özellikle hemoliz sonucu büzüşen eritrosit kenarlarının, yuvarlaklığını kaybederek yıldız şekli alması.


eosin : n. biochem. Bakteriyolojide kullanılan bir boya.


fluctuation : n. Kapalı bir boşlukta bulunan sıvının parmakla üzerine basıldığı zaman verdiği dalgalanma duygusu, flüktüasyon, dalga hissi.


gyrous : a. See: Gyrose.


hematoporphyrinemia : n. Kanda hematoporfirin bulunuşu.


hematoscope : n.İnce kan tabakalarının muayenesinde kullanılan cihaz, hematoskop.


hetacillin : n. Penicinate grubuna bağlı olan sentetik bir antibiotik.


hydronephrotic : a. 1. hidronefroz'la ilgili, 2. Hidronefroz gösteren, hidronefroz7la belirgin.


incoherence : n. Tutarsızlık, birbiriyle ilişkisizlik (fikir ve düşüncelerin birbiriyle ilişkisiz oluşu gibi).


iridodilator : n. Gözbebeğini genişletici (kas veya ilaç).


laminotomy : n. Omur laminasının enine kesilmesi, laminotomi.


lax : n. Gergin olmayan, gevşek, sarkık.


loxotomy : n. Eğik ampütasyon.


mazopathy : n. See: Mastopathy.


moniliform : n. Boncuklu, boncuksu.


osteogen : n. Kemiğin yumuşak oluşan maddesi, osteojen.


precipitable : a. biochem. Çökeltilebilir.


properitoneal : a. Periton önünde.