Bugün : 21 Ağustos 2017, Pazartesi

Favorilere Ekle!

saburral nedir?

saburral : a. 1. Saburaya ait; 2. Kumlu.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

chlorinated : a. 1. Klorlanmış, klorla temizlenmiş; 2. Yapısında klor bulunan, klorlu.


crystalluria : n. İdrarda kristal bulunması, kristalüri.


diaminodiphenyl sulphone : n. İnatçı malaria vakalarında ve lepra'da kullanılan sentetik bir ilaç.


distribution : n. Dağılma, dağılış, dağılım (Sinir veya damarların vücutta dağılımı veya bir hastalık lezyonunun belli organ veya dokularda dağılımı gibi).


electrophorus : n. İndüksiyon vasıtasiyle elektrik teksifine ait alet, elektrofor.


exostome : n. Tohumun dış zarındaki fetha.


fibrinuria : n. İdrarda fibrin çıkması,fibrinüri.


heterochromosome : n. Ana hücrede ikiye bölünmeden doğruca yavru hücreye geçen ve seksüel karakteri naklettiği söylenen kromozom, heterokromozom.


hydromicrocephaly : n. Çok büyük miktarda beyin-omurilik sıvısı ihtiva eden küçük kafa, hidromikrosefali.


hypermetabolism : n. Metabolizmanın artması, metabolizma yüksekliği.


mamelonated : a. Meme başı şeklinde çıkıntı veya kabartılar gösteren.


omoclavicular : a. Omuz ve köprücük kemiğine ait.


opposition : n. Karşıtlık, zıtlık, karşı koyma veya karşı etki gösterme hali.


osmolagnia : n. Kokulardan duyulan cinsel heyecan, ozmolagni.


pentoside : n. biochem. Pentoz'un başka bir madde ile yaptığı bileşim, pentozid.


perniosis : n. Vücudun çeşitli yerlerinde olan mayasıl.


phlebarteriectasia : n. Ven ve arterlerin genişlemesi.


phlegmagogue : n. 1. Balgam söktürücü ilaç; 2. Kusturucu ilaç.


plastic : a.n. 1. Plastik: Dokuyu tamir eden veya dokuya şekil veren; 2. Şekil alabilir, kalıba dökülebilir; 3. Kimyasal kondansasyon veya polemerizasyon yolu ile meydana gelen cisim, plastik.


pronometer : n. Ön kol ve elin pronasyon derecesini ölçen alet, pronometre.