Bugün : 24 Haziran 2018, Pazar

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

pulse nedir?

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

pulse : n. Nabız, pulsus.

bounding pulse : Hacim ve gücü fazla olan nabız;


collapsing pulse : Aort yetmezliğinde görülen tipik nabazan;


thready pulse : Hafif, genellikle süratli ve zorlukla alınabilen nabız;


alternating pulse : Değişen, büyük ve küçük dalgalar gösteren nabız, pulsus alternans;


bigeminal pulse : İki vuruştan sonra uzun bir aralık veren nabız, pulsus bigeminus;


capillary pulse : Kapiler nabız;


caprizant (goat-leap) pulse : Sıçrayıcı nabız, pulsus corrigan;


change of pulse : Birden yükselip düşen nabız, pulsus celer;


contracted pulse : Küçük sert nabız, pulsus contractus;


corrigan pulse : Aort yetersizliğinde rastlanan sıçrayıcı tipte nabız;


dicrotic pulse : Kalbin her sistolünde bir büyük bir de küçük nabız görülmesi, pulsus defferens;


intensive pulse : Sert, gergin nabız, pulsus durus;


intermittent pulse : Kalbin zayıf sistolü yüzünden abzı vuruşların nabızda alınmaması;


irreguler pulse : Düzensiz vuruşlu nabız, pulsus aritmicus;


locomotive (water-hammer) pulse : Aort yetmezliğinde görülen büyük amplitüdlü nabız, pulsus celer et altus;


low pulse : Zayıf nabız, pulsus debilis;


main pulse : Büyük vuruşlu nabız, pulsus magnus;


paradoxic pulse : Kalp çalışması aynı kaldığıhalde nefes almada vuruşları ufalan, nefes vermedei se büyüyen nabız, pulsus paradoxus (Kussmaul);


quadrigeminal pulse : Dörtte bir duyulan nabız, pulsus quadrigeminus;


quick pulse : Hızlı atan nabız, pulsus fruqens (taşikardi);


rare pulse : Seyrek nabız, pulsus rarus, (bradikardi);


slow pulse : Zayıf nabız, yavaş atannabız;


small pulse : Küçük nabız, pulsus parvus;


soft pulse : Yumuşak nabız, pulsus mollis;


thready pulse. : İnce iplik şeklinde nabız, pulsus filiformis (pulsus debilis'in ileri şekli);


tricrotic pulse : Üç hareketli vuran nabız;


trigeminal pulse : Üçte bir duyulan nabız, pulsus trigeminus;


venous pulse : Damar vuruşu (atması), pulsus venosus;


wavy pulse : Yavaş yükselen ve yavaş alçalan dalgalı nabız, pulsus tardus.


pulse clock : Nabız hareketlerini kaydeden alet, sfigmograf.


pulse curve : Sfigmografın kaydettiği çizgi, sfigmogram.


pulse deficit : Stetoskopla dinlenilen kalp atım sayısının elle bilekte hissedilen nabız sayısına uymaması.


pulse force : Nabız dalgasının gücü, radial arterde bu dalganın geçişini önleyebilmek için dışarıdan parmakla etki ettirilmesi gereken basınç miktarı.


pulse pressure : Sistolik ve diastolik basınçlar arasında mevcut olan fark.


pulse rate : Bir dakika içinde kaydolunan nabız sayısı.


pulse rhythm : Nabız ritmi, nabzın düzgün şekilde olması.


pulse volume : Nabız dalgasının geçişi sırasında arter cidarının gösterdiği esneme amplitüdü.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

cholesterol : n. biochem. Hayvani sterollerin esas elementi (C27H46o), kolesterol.


comprehension : n. Anlama yeteneği, idrak anlamları ve ilişkileri kavrayabilme.


diuril : n. Chlorothiazide'in müstahzar adı.


enzyme : n. biochem. a) Canlı ogranizmada oluşturulan ve organize edilmemiş bir hidrolitik ferment. b) Vücutta bulunup alınan maddelerin değişiminde katalizör tesiri yapan organik cevher, enzim.


fibrinosis : n. Kanda fibrinin çoğalması, fibrinoz.


glycol : n. biochem. Herhangi bir diatomik alkol.


subnatural : a. Kısmen tabii.


tentacle : n. Kamçı.


gutta : n. (pl. guttae) 1. Benek; 2. Damla.


hyperkalemia : n. kanda potasyum imktarının aşırı derecede artışı, kan potasyumunun yükselişi, hiperkalemi.


hypopyon : n. Gözün ön kamarasında toplanması, hipopyon.


leprid : n. Cüzzamlı cilt lezyonu.


mastosis : n. Meme hipertrofisi, memenin fazla büyümes,i jinekomasti.


microbrachia : n. Kolların doğuştan çok küçük oluşu.


micropsia : n. Eşyayı ufacık görme hastalığı, mikropsi.


pair : n. 1.Çift, yanyana gelmiş iki şey, iki parçadan oluşmuş herhangi bir şey (alet v.s.); 2. Çift çift dizmek veya dizilmek; 3. Çiftleştirmek veya çiftleşmek.


pharmacologist : n. Farmakoloji uzmanı, farmakolog.


pharyngectomy : n. Yutağın kısmen ameliyatal çıkarılmas,ı farinjektomi.


podiatry : n. Ayak hastalıkları bilgi ve tedavisi, podiyatri.


sinistrmanual : a. Solak.