Bugün : 22 Şubat 2018, Perşembe

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

ovum nedir?

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

ovum : n. (pl. ova). Yumurta.

Alecithal ovum : Besleyici maddesi az olup ve homojen bir şekilde bütün yumurtaya dağılmış olan yumurta;


Centrolecithal ovum : Yumurtanın besleyici maddesinin yumurta merkezinde bulunduğu hal;


Ectolecithal ovum : Besleyici maddesi yumurtanın kenarında olma hali;


Fertilized ovum : Spermatozoon ile ovum'un birleşmesinden oluşan hücre, döllenmiş ovum, zigot, daha genel anlamda döllenmeden implantasyon devresine kadar süre içindeki gebelik ürünü.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

blennoid : a. Mukus gibi, mukus'a benzer.


brachygnathous : a. Doğuştan alt çenesi kısa ve içeri çekik olan.


bunionectomy : n. Bunyonun ameliyatla çıkarılması.


comma : n. Virgül


condiment : n. İştah açıcı olarak bazı yiyeceklere ilave edilen madde (Biber, hardal vs. gibi).


diaphane : n. Hücreyi dıştan saran saydam zar, hücre zarı.


dihydrotachysterol : n. biochem. Ergosterolün ışınlandırılmasından elde edilen bileşim.


endoplast : n. Hücre nüvesi.


fibrinolysis : n. Fibrinin çözülmesi tdağılması.


heparin : n. biochem. Kanın pıhtılaşmasını önleyen, tromboz hallerinin tedavisinde kullanılan ve özellikle karaciğerde bol miktarda bulunan tabii bir fosfatid.


hypoplastic : a. 1. Yetersiz gelişme ile ilgili; 2. Gelişme yetersizliği gösteren tam gelişmemiş.


isomorphous : a. Aynı şekilde, eşit şekilli, izomorf.


labioplasty : n. Duda üzerinde yapılan estetik ameliyat.


optometry : n. Görme kuvvet ve alanını ölçme bilgisi, optometri.


osteocachectic : a. Osteokaşeksiye ait.


petrifaction : n. Taş sertliği kazanma, taşlaşma.


psychodiagnosis : n. Psikolojik testler ve yöntemler yardımıyla akıl veya ruh hastalığına sebep olan faktörlerin belirlenmesi, bu yolla hastalığı tehis etme, psikodiagnoz.


pulicosis : n. Sinek ısırıkları sonucu cilt tahrişi.


scarificator : n. Hacamat yapan alet.


sulfonmethane : n. biochem. Uyutucu olarak kullanılan beyaz billurlar veya toz (CH3)2C(SO2CH5)2).