Bugün : 20 Ocak 2017, Cuma

Favorilere Ekle!

ovum nedir?

ovum : n. (pl. ova). Yumurta.

Alecithal ovum : Besleyici maddesi az olup ve homojen bir şekilde bütün yumurtaya dağılmış olan yumurta;


Centrolecithal ovum : Yumurtanın besleyici maddesinin yumurta merkezinde bulunduğu hal;


Ectolecithal ovum : Besleyici maddesi yumurtanın kenarında olma hali;


Fertilized ovum : Spermatozoon ile ovum'un birleşmesinden oluşan hücre, döllenmiş ovum, zigot, daha genel anlamda döllenmeden implantasyon devresine kadar süre içindeki gebelik ürünü.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

decoloration : n. Renk atma, solma, normal renk yokluğu, dekolorasyon.


dentimeter : n.Dişleri ölçmeye mahsus alet.


dorsolumbar : n. Sırtın bel bölgesi.


edentulous : a. Dişsiz, dişi olmayan


ferment : n. Organların hücreleri içinde veya bunların salgılarında bulunup kimyasal değişikliklere tesir eden katalizörler, ferment.


fixation : n. 1.Sabit ve oynamaz hale getirme, tesbit etme, özellikle yerinden kaymış veya ayrılmış bir organı ameliyat veya diğer bir yolla eski yerine tesbit etme; 2. Mikroskopik muayene için ince kesit almayı kolaylaştırmak üzere dokunun parafin v.b. madde içinde tesbit edilmesi, anatomopatolojik muayene için organ veya oluşumunun ilaçlı eriyiğe konulması; 3. Kişide anne veya babaya aşırı düşkünlük sebebiyle psikoseksüel gelişimin duraksaması, cinsel ilginin bir başka kimseye yönelememesi; 4. Görüntünün retina'da sarı leke üzerine düşmesini temin edecek şekilde her iki gözün obje üzerinde odaklanması; 5. Kan serumunda bulunan komplement'in antikor, antijen kompleksi ile birleşmesi; 6. Belli bir şeyin zihni devamlı meşgul etmesi, sabit fikir; 7.Gaz halindeki bir maddenin kimyasal reaksiyonlar sonucu, diğer maddelerle birleşerek katı hale dönüşmesi.


glossopathy : n. Dil hastalığı.


latissimus : a. En geniş.


lecithin : n. Hayvansal ve bitkisel dokularda bulunan yağ asidi, fosforik asit ve kolinden oluşan bileşik, lesitin (Özellikle yumurta sarısı ve beyinde bulnur).


lien : n. Dalak.


malpighian : a. Dalak ve böbreklerdeki kumlar, tabakalar v.s. oluşumlara ait.


merbromin : n. biochem. Antiseptik olarak kullanılan bir madde (C30H8B2HgNa2O6).


metrocele : n. Rahim (uterus) fıtığı, metrosel.


micrography : n. 1. Mikroskopla görülen cisimlerin tarifi; 2. Mikroskopla muayene.


milliliter, millilitre : n. Bir litrenin binde biri, mililitre.


mobility : n. Hareket yeteneği, hareketlilik, mobilite.


nascent : a. Vücude (meydana) gelmiş, tekevvün halinde olan, olgunlaşmış, ilkel.


oromeningitis : n. See: Orrhomeningitis.


osteoporotic : a. 1.Osteoporoz'la ilgili; 2. Osteoporoz'a sebep olucu.


ovoalbumin : n. Yumurta beyazında bulunan albümin.