Bugün : 19 Eylül 2017, Salı

Favorilere Ekle!

obsolescent nedir?

obsolescent : a. Eskimeket olan, nadir kullanılan (terim v.s.).

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

brachiocyrtosis : n. See: Brachiocyllosis.


chronometry : n. Zamanın, kronometre aracılığıyla ölçülmesi.


corditis : n. Sperma kordonu iltihabı.


differential blood count : n. Lökosit formülü, kanda mevcut lökosit cinslerinin hangi oranda olduğunun saptanması.


ecouteurism : n. Şehevi söz ve hikayelerin kişide cinsel uyarıya sebep olması, bu çeşit söz ve hikayelerden insel zevk alma.


exospore : n. Organizmanın uç kısmında tomurcuklanma şeklinde oluşan üreme ile ilgili olmayan spor, nonseksüel spor.


floating : a. Yer değiştiren, mobil.


glacial : a. biochem. Buza benzer.


hordeolum : n. Gözkapağı bezi iltihabı.


immunogenesity : a. Bağışıklık meydana getirebilme yetenğine sahip olan.


hypertrichiasis : n. Aşırı derecede akıl bulunması.


laparohysterectomy : n. Karın duvarına yapılan kesit aracılığıyla uteurs'un çıkarılması, abdominal histerektomi, laparohisterektomi.


lip-reading : n. Başkalarının dudak hareketlerinden sağırların söylenen sözü anlamaları.


menouria : n. Adet esnasında, uterus ile mesane arasındaki fistül sebebiyle idrarın kanlı gelişi.


nephrogenous : a. see: nephrogenic.


nonvolitional : a. İrade dışı seyreden, istemsiz.


paracardiac : a. Kalbe yakın, kalb yakınında, kalbe bitişik.


perinuclear : a. Çekirdek çevresinde, çekirdeği çevreleyen.


perioosteorrhaphy : n. Periyostun dikilmesi.


propylene glycol : n. biochem. Gliserine benzeyen, renksiz lüzuci sıvı (C3H8O2).