Bugün : 12 Aralık 2017, Salı

Favorilere Ekle!

New Year Istanbul

neurohumoral nedir?

neurohumoral : a. Sinir ucunda açığa çıkan madde ile ilgili.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

charcoal : n. biochem. Odun kömürü, organik kömür.


chiropody : n. El ve ayaklarda bulunan nasırların deri kalınlaşmalarının, iltihabi şişliklerin ve tırnaklarla ilgili durumların tedavisi.


circular : a. Dairesel dairevi circularis.


dehydro-androsterone : n. biochem. Erkek idrarından elde edilen androjen bileşim.


fibroadipose : a. Lifli ve yağlı.


fungoid : a. Mantar görünümünde, mantara benzeyen.


lactifuge : n. süt salgısını azaltan faktör, laktifüj.


laıose : n. biochem. şeker hastalığında idrar bulunan şurupa benzer bileşim (C6H12H2%).


hyperepinephrinemia : n. Kanda aşırı miktarda adrenalin bulunması.


innidiation : n. Hücrelerin sürüklendikleri bir yerde gelimeleri.


lamination : n. 1. Lam haline girme veya konulma; 2. Lamlı yapı; 3. Embriyotomide fetus başının kesilmesi.


leucocythemia : n. See: leukemia.


lumbar : a.&n. 1. Bele ait, lomber. Lumbalis (lumbaris); 2. Bel fıkralardan biri.


nervule : n. 1. İnce damar; 2. İnce sinir.


ogival : n. Damağın orta kısmı yuvarlak olmayıp sivri olan kemer şeklinde olması hali, ojival.


omphalelcosis : n. Göbeğin ülserli hali.


ovum : n. (pl. ova). Yumurta.


pathopleiosis : n. Hastalığını olduğundan daha önemli gösterme eğilimi.


peracute : a. Çok keskin, şiddetli, akut, had.


pneumatism : n. Solunum yoluyla giren havanın kalbe ve arterlere geçişini takiben başta beyin ve organlar olmak üzere tüm vücuda yayılarak, organizmaya hayatiyet kazandırdığını, bu mekanizmada bozukluk sonucu hastalıkların geliştiğini kabul eden milattan evvel birinci yüzyılda ileri sürülmüş eski tıp görüşü, pnömatizm.