Bugün : 29 Haziran 2017, Perşembe

Favorilere Ekle!

lactiferous nedir?

lactiferous : a. Süttaşır, laktifer.

lactiferous ducts : Süttaşır kanallar, ductuli lactiferi.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

cretinous : a. Miskin(leşmiş).


cystadenocarcinoma : n. Bez epitelinden gelişip yer yer kistik oluşumlar gösteren kötü tabiatlı tümör (Özellikle over'den gelişir).


detritus : n. pl. Aşınma suretiyle meydana gelen maddeler, çözünüp dağılma ürünleri.


erythroedema polyneuritis : n. Uzuvların kırmızı bir renk alarak şişmesi şeklinde ortaya çıkan bir çocukluk hastalığı.


factitious : a. 1. Sun'i olarak meydana gelmiş, faktisyus;


galactosis : n. Süt oluşu.


homolateral : a. Aynı tarafta.


hypaphrodisia : n. Cinsel arzuda azalma, cinsel arzunun azalması ile belirgin durum.


intrapyretic : a. Ateşli devrede, hastalığın ateşli devresi esnasında.


keratiasis : n. Deride sert siğillerin bulunması.


Krukenberg Tumour : n. Ovariumlarda görülen sekonder tipte habis bir tümör.


macrocolon : n. Kolon'un normale oranla çok büyük veya çok uzun oluşu.


medullitis : n. 1. See: Myelitis; 2. See: Osteomyelitis.


nephrogenous : a. see: nephrogenic.


ostearthrotomy : n. Kemiğin eklemli ucunu çıkarma ameliyesi, osteoartrotomi.


ovoalbumin : n. Yumurta beyazında bulunan albümin.


parergasia : n. Anormal şekilde uyarılma.


photometer : n. 1. Işık kuvvetini ölçen alet, fotometre; 2. Gözün cisimleri görebileceği en az ışık miktarını, dolayısıyla görme için gerekli ışık eşiğini ölçmede kullanılan alet, fotoptometre.


photoptometer : n. Işığa hassasiyeti ölçen alet.


primacy : n. 1.Başta gelme hali, ilk olma durumu; 2. Önem veya sıra bakımından başta gelen.