Bugün : 24 Mayıs 2017, Çarşamba

Favorilere Ekle!

lacerate nedir?

lacerate : v. yırtmak, yaralamak.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

calcar : n. 1. Mahmuz; 2. Hippocampus minor.


cephalization : Embriyo'da gelişme yeteneğinin ön tarafta başlayıp yoğunlaşması.


decline : v. Sıhhati bozulmak.


endoneurial : a. Endonöriyum'la ilgili.


eyeless : a. Kör.


herniography : n. Bir çeşit fıtık ameliyatı.


gypsum : n. biochem. Kalsiyum sülfat (CaSO4).


hematemesis : n. Kan kusma.


hematocrit : n. 1. Alınan kan numunesinde, eritrositleri plazmadan ayırmak suretiyle eritrosit hacminin plazma hacmina oranını hesaplamakta kullanılan, santrifüj ve ölçüm cetvelinden oluşan alet ,hematokrit; 2. Santrifügasyon sonucu küme teşkil eden eritrositlerin örnek olarak alınan kan hacmına oranla % olarak ifade edilen hacmı (Normal hematokrit %40-45'dir).


hemiamyosthenia : n. Vücudun tek tarafında kas kuvvetsizliği.


hemopathology : n. Kan hastalıkları bilgisi, hemopatoloji.


invalidism : n. Hastalklı hal, maluliyet.


kinesimeter : n. Hareketin derecesini ölçen alet, hareket yeteneğindeki herhangi bir organda meydana gelen hareketin genişliğini ölçen alet, kinezimetre.


melanodermic : a. 1. Melanoderma ile ilgili; 2. Melanoderma gösteren.


occult : a. Gizli, kapalı, okult.


odontic : a. See: Dental.


pallesthesia : n. Titreşimleri hissedebilme hali, deri altındaki kemik tümseğe değdirilen hareket halindeki diyapazon'un titreşimlerini duyabilme yeteneği.


pars : n. (pl. partes). Bölüm, kısım, parça.


parvus : a. Küçük.


parasympathomimetic : a. Parasempatik sinir sisteminin tesirini kuvvetlendiren.