Bugün : 23 Ekim 2017, Pazartesi

Favorilere Ekle!

lacer nedir?

lacer : n. (pl. lacera). Yırtık, lacerum.

foramen lacer : Yırtık, delik.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

cremator : n. Cesedi yakıp kül haline getiren fırın.


deferetectomy : n. Spermakanalının ameliyatla çıkarılması.


dentimeter : n.Dişleri ölçmeye mahsus alet.


emmetrope : n. Gözü normal gören kimse, emetrop.


ethmoidal : a. 1. Ethmoid kemikle ilgili; 2. Ethmoid sinüslerle ilgili.


eyepiece : n. Mikroskopta göz merceği (lensi) oküler.


flocculation : n. Bir solüsyonda dispersiyon halinde bulunan kolloidal maddelerin bir araya toplanıp kitle yapması olayı ki bazı özel testlerni esasını oluşturur.


fludrocortisone : n. Vücutta sodyum tutulmasına sebep olan tabletler.


glossoncus : n. Dili büyüten herhangi bir şişlik, şiş dil.


hemocidal : a. Kan hücrelerini yok eden.


hemorrhea : n. See: Hematorrhea.


hydatidiform : a. Hidatide benzer.


indenization : n. See: innidiation.


industrial disease : n. Zararlı olduğu bilinen sanayi ile ilgili maddelere maruz kalınmasıdan ötürü meydana çıkan meslekle ilgili hastalıklar, meslek hastalıkları.


perioral : a. Ağız çevreside, ağızı çevreleyen.


radiopathology : n. Işınımın dokular üzerine yaptığı fena tesirleri inceleyen patoloji.


recklinghausen's disease : n. İki ayrı duruma verilen isim.


refresh : v. 1. Tazelemek, yeniden canlandırmak, taze hayat vermek; 2. Dinlendirmek, serinletmek, 3.Canlanmak, dinlenmek.


salpingemphraxis : n. 1. Fallop (dölyatağı) borusu tıkanması; 2. Eustachi borusu tıkanması.


skiametry : n. Gözde kırılma hatalarını meydana çıkarmak için yapılan muayene.