Bugün : 22 Nisan 2018, Pazar

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

labyrinth nedir?

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

labyrinth : n. İçkulak, labirent. labyrinthus.

bony labyrinth : Doğrudan doğruya temporal keik içinde oyulmuş durumda olan labirent bölümü, kemik labirent;


membranous labyrinth : Kemik labirentin içerisini gevşek bir şekilde kaplayan zar;


osseous labyrinth : Membranöz labirenti ihtiva eden kemik oluşum iç kulağın kemik kısmı, kemik labirent.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

cellulitis : n. Bağ dokusunun, özellikle gevşek yapıdaki derialtı dokusunun yaygın iltihabı durumu.


chorioadenoma : n. Koryon hücrelerinden gelişen iyi huylu tümör, karyon adenomu, karyoadenom.


craniotympanic : a. Kafatası ve timpana ait.


cytoclastic : a. Hücreleri yokeden.


effervescence : n. Köpürme, erime sonucu küçük gaz kabarcıkları çıkarma.


embryogeny : n. Embriyon gelişimi, embriyolojeni.


gastrorrhea : n. Mide bezlerinin aşırı salgısı


hemiazygos : n. Küçük azigos,vena hemiazygos.


hepatalgic : a. Karaciğer ağrısı ile ilgili.


hydrophthalmia : n. Göz küresi istiksası (gözde su toplanması).


ichthammol : n. biochem. Cilt hastalıklarında kullanılan ve bazı şistlerin damıtılmasından elde edilen bir madde.


in : pref. 1. Olumsuzluğu ifade etmek üzere kullanılan önek; 2. İçinde, içine anlamına önek.


inanimate : a. Cansız, ölü.


incarcerated : a. Hapseilmiş, sıkışmış, boğulmuş.


isoagglutinin : n. Serum'da bulunan, aynı türden diğer bir kimse eritrositlerini aglütine edici antikor.


isochronism : n.İki şeyin aynı zamanda oluşması veya aynı zaman süresince devam etmes ihali, eşzamanlılık.


laparoscope : n. Karın boşluğu ve karın organlarını görerek muayene amacıyla karın duvarından sokulan ucu ışıklı alet, laparoskop.


levoduction : n. Gözün sola oynaması (hareketi).


mucosocutaneous : a. See: Mucocutaneous.


mutant : n. Değişikliğe uğramış cins.