Bugün : 27 Haziran 2017, Salı

Favorilere Ekle!

labyrinth nedir?

labyrinth : n. İçkulak, labirent. labyrinthus.

bony labyrinth : Doğrudan doğruya temporal keik içinde oyulmuş durumda olan labirent bölümü, kemik labirent;


membranous labyrinth : Kemik labirentin içerisini gevşek bir şekilde kaplayan zar;


osseous labyrinth : Membranöz labirenti ihtiva eden kemik oluşum iç kulağın kemik kısmı, kemik labirent.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

cephalogyric : a. Başın çevresel dönüş hareketleriyle ilgili.


electrochemistry : n. Kimyasal elektrik, elektroşimi, elektriğin mühim bir rol oynadığı kimya olaylarından bahseden bilim.


galactotherapy : n. süt tedavisi.


insulinoid : a.Ensüline benzer, ensülin gibi.


lactodensimeter : n. Sütün özgül ağırlığını ölçen alet.


vaccinate : v. Aşılamak.


implosion : n. İçeriye doğru çökme, büzüşme.


keratoconjunctivitis : n. Kornea ile konjonktivin iltihabı, keratokonjonktivit.


kleptolagnia : n. Herhangi bir şeyi çalmaktan cinsel haz duyma.


Koch-Weeks Bacillus : n. Eksudasyon sıvılarında çoğu kazan polimorf lökositlerin içinde yer aldığı görülen gram-negatif çubuklar.


mandelic acid : n. Kalsiyum veya magnezyumt uzu halinde kullanılan bir idrar yolu antiseptiği.


meconism : n. Afyonlu zehirlenme, mekonizm.


metallize : v. biochem. Maden haline koymak, maden özelliğini vermek.


oculozygomatic : a. Göz ve elmacık kemiğine ait.


opposition : n. Karşıtlık, zıtlık, karşı koyma veya karşı etki gösterme hali.


oviparous : n. Yumurtlayan, embriyonu anne vücudu dışında gelişmesini sağlayan yumurta yapan.


parachromatism : n. Renk körlüğü, parakromatizm.


polychromatophilia : n. 1. Çeşitli boyalarla boyanabilme özelliği; 2. Kanda polikromatofilik hücrelerin çoğalması.


prochoresis : n. Midede kısmen sindirilen gıdalardan organın peristaltik hareketleriye pilor'dan geçerek sindirim kanalı boyunca aşağıya doğru sevkedilmesi.


rhomboid : a. Eşkenar dörtgen şeklinde romboid.