Bugün : 24 Haziran 2017, Cumartesi

Favorilere Ekle!

kidney nedir?

kidney : n. Böbrek.

artificial kidney : Suni böbrek, böbreğin ödev göremediği durumlarda kanın tokik maddelerden temizlenmesi için kullanılan diyaliz aleti;


contracted kidney : Kronik iltihap sebebiyle küçülmüş böbrek;


floating kidney : Çevresinde hareket edebilen böbrek, hareketli böbrek;


formad's kidney : Kronik alkolizm vakalarında görülen aşırı büyümüş böbrek;


horseshoe kidney : Her iki böbreğin alt uçlarının orta hatta birleşmesi ile belirgin doğuştan böbrek anomalisi, nal şekli böbrek;


polycystic kidney : Yapısındaki kistik oluşumların organı büyütmesi ile belirgin doğuştan böbrek anomalisi;


lardoceous kidney : Kronik nefrit;


movable kidney : (Floating kidney, wandering kidney); Lojuna iyi bağlanmadığı için yer değiştiren böbrek, mobil böbrek, ren mobilis.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

catamnesis : n. Hastanın tedaviye alındıktan sonraki hikayesi, herhangi bir hastalıktan tedaviye alınan hastanın hayatının sonuna kadar hastalığın gösterdiği seyir ve nükslerle ilgili hikayesi.


conglutin : n. biochem. Acı bakla, bezelye, fasulye ve bademden çıkarılan bir proteid.


cyanic : a. & n. biochem. Kiyanusa ait, kiyanus ihtiva eden, kiyanusla tertip olunmuş bir kimyasal madde, siyanür.


dimpling : n. Deri üzerinde ufak çukur veya çukurlukların oluşması, deri üzerinde ufak çukurlaşmalar oluşmasıyla belirgin durum. (Meme kanserinde meme derisi üzerinde görüldüğü gibi).


empiric : a. 1. görgü'ye dayanan, ustadan görme, ampirik; 2. Ampirik tıp okuluna mensup kimse, bu okula göre hekimlik yapan kişi.


energometer : n. Nabzı tetkike mahsus alet.


eucatropine hydrochloride : n. lardaki gibi boyanan kromatin madde (C17H25O3N.HCı).


flavone : n. biochem.Muhtelif sarı boyaların esası olan (C15H10O2) maddesi.


isuria : n. İdrarın bir kararda çıkması, muntazam idrar ifrazı.


laryngendoscope, : n. see: laryngoscope


lumbodynia : n. See: Lumbago.


monostotic : a. Bir kemiği tutan, tek kemiği etkileyen.


mycodermatitis : n. Mukoza iltihabı, mikodermatit


myotatic : a. Miyotaza ait.


neurologist : n. see: Nerve specialist.


neuroticisim : n. Anormal veya aşırı sinirin tamiri.


osmiophobic : a. Osmiyum ve ozmik asitle kolayca boyanmayan.


otocleisis : n. Kulak yollarının tıkanması.


parasympathotonia : n. See: Parasympathicotonia.


photometer : n. 1. Işık kuvvetini ölçen alet, fotometre; 2. Gözün cisimleri görebileceği en az ışık miktarını, dolayısıyla görme için gerekli ışık eşiğini ölçmede kullanılan alet, fotoptometre.