Bugün : 22 Ağustos 2017, Salı

Favorilere Ekle!

kidney nedir?

kidney : n. Böbrek.

artificial kidney : Suni böbrek, böbreğin ödev göremediği durumlarda kanın tokik maddelerden temizlenmesi için kullanılan diyaliz aleti;


contracted kidney : Kronik iltihap sebebiyle küçülmüş böbrek;


floating kidney : Çevresinde hareket edebilen böbrek, hareketli böbrek;


formad's kidney : Kronik alkolizm vakalarında görülen aşırı büyümüş böbrek;


horseshoe kidney : Her iki böbreğin alt uçlarının orta hatta birleşmesi ile belirgin doğuştan böbrek anomalisi, nal şekli böbrek;


polycystic kidney : Yapısındaki kistik oluşumların organı büyütmesi ile belirgin doğuştan böbrek anomalisi;


lardoceous kidney : Kronik nefrit;


movable kidney : (Floating kidney, wandering kidney); Lojuna iyi bağlanmadığı için yer değiştiren böbrek, mobil böbrek, ren mobilis.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

calvarium, calvaria : n. Kafatası, kafa kubbesi.


brachiocyrtosis : n. See: Brachiocyllosis.


chest : n. Göğüs, pektus, toraks


chrysocyanosis : n. Altın tedavisini takiben görülen deri üzerinde morumsu-mavi pigmentasyonla belirgin durum.


climacophobia : n. Merdivenle çıkmaktan aşırı korkma, merdiven korkusu.


cortex : n. Kabuk, kortek, iki maddeden yapılmış organların çevredeki (dıştaki) maddesi.


fluorescent : a. Işığa maruz kaldığı zaman ışın çıkaran, parıltı veren, floresans özelliği gösteren.


granuloblast : n. Gelişmemiş granülosit.


phrenotropic : a. Hafıza üzerinde etkisi olan.n. Düşünmekten ürküntü duyma, düüşnmekten korkma.


heteroblastic : a. Değişik bir dokudan kaynak alan.


hydramnios : n. Amniyon suyunun anormal çoğalışı, hidramniyon.


hyperbilirubinemia : n. Kanda bilirubin fazlalığı.


hyperperistalsis : n. Peristaltik hareketlerin artması.


hypodactylism : n. See: Hypodactylia.


intern : n. Hastanede yatıp kalkan doktor veya operatör.


lymphoglandula : n. (pl. lymphoglandulae), Lenf düğümü, lymphonodus.


n(a)evus : n. See: mole


nudist : n. Çıplak yaşama taraftarı.


olfactometer : n. Burnun koku alma hassasiyet derecesini ölçme aleti, olfaktometre.


petromastoid : n. a. 1. Kulak kemikçiği; 2. Şakak kemiğinin kaya parçası ile mastoid kemiklerine ait.