Bugün : 22 Haziran 2018, Cuma

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

isotherapy nedir?

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

isotherapy : n. See: isopathy.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

biostatistics : n. İnsan organizmasıyla ilgili biyolojik olayların sonuçlarını istatistik metotlarına uygulayarak inceleyen bilim dalı, biyoistatistik.


conutertransference : n. Psikoterapi esnasında analiz yapan kişinin bilinçaltındaki duygularını, bilinçsiz olarak hastaya aktarması.


crossmatching : a. Kan transfüzyonundan önce alıcı ve verici kanları arasındaki uygunluğu tesbit için yapılan (Karşılaştırma sonucu aglütinasyon olmayışı iki kanın aynı gruptan olduğunu gösterir).


cryptodidymus : n. Bir fetüs'ün diğeri içinde bulunmasıyla belirgin gerçekte iki fetüsten oluşan hilkat garibesi.


dextrocularity : n. Sağ göz ile sol göze oranla daha iyi görebilme hali, sağ göz hakimiyeti.


dominance : n. Hakimiyet, üstünlük, bir şeyin beraber bulunduğu diğer bir şeye veya şeylere oranla daha etkili ve hakim oluşu.


dors : pref. Arka, sırt anlamına önek.


dyssynergia : n. İstemli kasların birbiriyle dengeli çalışmaması hali.


endodascope : n. Endodiyaskopi'de vücut boşluğuna yerleştirilen röntgen tüpü.


granuloma : n. Göbek kordonu düştükten sonra yerinde kalan yumru biçimindeki granülasyon dokusu. granülom.


physiatrist : n. Fizyatri uzmanı.


hydrogel : n. biochem. Jelatin veya albuminli protoplazma, hidrojel.


imbed : a. Histolojik muayene için alınan doku parçasını parafin veya sert bir madde içinde tesbit etmek (İnce kesitler yapılmlasını kolaylaştırma amacıyla).


hypobilirubinemia : n. Kanda bilirubin miktarının ileri derecede azalışı.


morpho- : pref. 1. Şekil, biçim anlamına önek; 2. Yapı anlamına önek.


myeloblastic : a. 1. Miyeloblastlarla ilgili; 2. Miyeloblastlar gösteren, miyeloblastların bulunuşu ile belirgin.


oxalism : n. Oksalik asit veya oksalatla zehrilenme.


pachydermatosis : n. Kronik pakidermi, pakidermatoz.


percussor : n. Perküsyon yapan alet.


phleborrhagia : n. Ven'den gelen kanama, ven kanaması, fleboraji.