Bugün : 25 Nisan 2017, Salı

Favorilere Ekle!

icterus nedir?

icterus : n. Sarılık, ikter.

icterus febrilis : Virüs etkisiyle meydana gelen karaciğer iltihabı ve yüksek ateşin eşlik ettiği akut sarılık, enfeksiyöz hepatit.


icterus gravis : Akut sarı karaciğer atrofisinin eşlik ettiği ağır ikter şekli.


icterus gravis neonatorum : Yenidoğand'da anne ve fetüs arasındaki Rh uyuşmazlığın sebep olduğu hemolitik hastalığa bağlı olarak gelişen ağır sarılık (Doğumda mevcuttur veya doğumu takiben birkaç gün içine belirir).


icterus hemolytic : 1. Eritrositlerin herhangi bir sebeple hemolizi sonucu gelişen sarılık; 2. Zaman zaman hemoliz sonucu gelişen sarılık nöbetleri ile kendini gösteren dalak büyümesinin de eşlik ettiği kalıtsal hastalık, hemolitik sarılık.


icterus index : Plasmadaki bilirubin yoğunluğunun ölçülmesi ile elde olunan değer.


icterus neonatorum : Yenidoğanda görülen fizyolojik sarılık (Bir kısım bebeklerde doğumu takiben ilk hafta içinde gelişir ve kendiliğinden kaybolur).


icterus obstructive : Safra kanallarında, herhangi bir sebeple safra akımının durması nedeniyle gelişen sarılık, tıkanma sarılığı.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

bronchopleural : a. 1. Bronş ve plevra ile ilgili; 2. Bronş ve plevra boşluğu arasında oluşan.


cecum : n. 1. kör kese, çıkmaz boşluk; 2. Kalınbağırsağın ilk bölümünü oluşturan, alt ucunda apandiks'in bulunduğu barsak kısmı, körbarsak, çekum.


cerebro-spinal : a. Beyne ve omuriliğe ait.


cholaligenic : a. Kolesterol'den kolik asit oluşturan.


chromometry : n. Sıvı renginin veya renk koyuluğunun, kromometre ile ölçülmesi.


coferment : n. See: Coenzyme.


distribution : n. Dağılma, dağılış, dağılım (Sinir veya damarların vücutta dağılımı veya bir hastalık lezyonunun belli organ veya dokularda dağılımı gibi).


intrapolar : a. İki kutup arasındaki boşlukta bulunan.


life : n. Hayat, vita.


molecular : a. Zerrevi, moleküle ait veya moleküllerden oluşan.


myoparalysis : n. kas felci, miyoparalizi.


nasopharyngoscope : n. Burundaki geçitlerin ve burun arkasında yer alan boşlukların incelenmesinde kullanılan bir çeşit endoskop.


natremia : n. Kanda sodyum bulunması, natremi.


organopathy : n. 1. Organik hastalık; 2. See: Organotherapy.


plasmocytoma : n. Özellikle kemik iliğindeki plazma hücreleri (plazmosit'ler)'den gelişen kötü huylu bir tümör; plazmositom.


salol : n. biochem. Fenol salisilat tuzu.


schizothymia : n. İnsanı normal halden hemen hemen çıkarmayan hafif bir şizofreni şekli.


thromboclasis : n. Pıhtının erimesi.


turgidity : n. Şişkinlik, dolgunluk, şişme yeteneği.


tyrosinuria : n. İdrarda tirozin bulunuşu, tirozinüri.