Bugün : 28 Nisan 2017, Cuma

Favorilere Ekle!

iboprofen nedir?

iboprofen : n. Özellikle romatoid artritte ekili olan bir ilaç.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

cacation : n. Aptes etme, barsakları boşaltma.


cutin : n. Fidanların kütikülinde bulunan madde, kütin.


dermatophylaxis : n. 1. Derinin enfeksiyona karşı korunması; 2. Deri hastalıklarına karşı korunma, deri enfeksiyonuna karşı korunma.


divarication : n. Ayrılma, bitişik olması gereken iki şeyin birbirinden uzaklaşması.


exathem : n. 1. Deri üzerinde meydana gelen kızartı veay kırmızı renkte kabartı, ekzantem; 2. deri üzerinde kızartı veya kabartılarla belirgin herhangi bir hastalık.


filariasis : n. Filaria enfestasyonu, See: elephantiasis.


hemodromometer : n. Kan akımının süratini ölçme aleti.


hypnotherapy : n. Hipnotizma ile yapılan tedavi, uyutarak tedavi etme.


iodotherapy : n. İyot veya iyotlu maddelerle tedavi usulü.


jelly : n. Pelte.


laryngopharynx : n. Yutağın alt parçası.


martial : a. Demirli, demir ihtiva eden.


micron : n. Bir milimetrenin binde biri, mikron.


myzesis : n. Emme.


osteoarthritis : n. Kemik ve buna yakın eklemin iltihabı, osteoartrit.


parotic : a. Kulak yakınında, kulağın yanında.


pons : n. (pl. pontes). Köprü.


protoleukocyte : n. Kırmızı kemik iliği ve dalakta görülen lenf hücreciği.


reduction : n. 1. Organı normal yerine getirme, organın normal yerine gelmesi; 2. Perhizle zayıflatma; 3. Yıkılma.


sphygmophone : n. Nabız atımlarının ses olarak duyulmasını sağlayan alet, sfigmofon.