Bugün : 20 Haziran 2018, Çarşamba

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

fever nedir?

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

fever : n. Ateş, hararet, sıcaklık, humma, fiyevr, febris.

Alternative fever : Fiyevr alternans (inen çıkan ateş);


Aphtous fever : İnsanlara da geçebilen bir tür hayvan hastalığı, aft humması;


assam fever : Kala-azar;


Black fever : Karahumma;


Black water fever : Karasu humması;


Brain fever : Beyin humması;


Breakbone fever : See: Dengue;


Childbed fever : See: Puerperal fever;


Continued fever : Fiyevr kontinü (devamlı ateş);


Dandy fever : See: Dengue;


Deer fly fever : See: Tularemia;


Enteric fever : See: Typhoid fever;


Estivoautumnal fever : Zehirli sıtma, tropika.


Gastric fever : Had gastrit;


hay fever : Saman (yaz) nezlesi (alerjik tabiyatlı bir hastalık olup muayyen bazı cisimlere karşı olan duyarlık sonucu konjonktivit, burun nezlesi ve astmatik tezahürler yapar);


high fever : Yüksek hararet;


Intermittent fever : Muayyen fasılalı inen çıkan ateş;


Jail fever : See: Typhus fever;


Jungle fever : Doğu Hindistanın ormanlarına mahsus çok şiddetli sıtma;


Low fever : Düşük hararet (ateş);


Lung fever : See: Pneumonia;


Malignant fever : Tehlikeli humma;


Malta fever : Malta humması;


Marsh fever : See:Malaria;


Metal fume fever : Çinko zehirlenmesi;


Pataci fever : Tatarcık (üçgün) humması, phlebotumus papataci'nin geçirdiği bir virusla meydana gelen ateşli genel durumu oldukça bozan enfeksiyon hastalığı, Papatasi humması;


Parrot fever : Psitakoz, papağan hastalığı;


Phlebotomus fever : See: Pappataci fever;


Puerperal fever : Loğusalık humması, septisemi;


Rose fever : Gül humması (ilkbaharda çiçek tozlarının alerji yaparak sebep oldukları bir hastalık);


Scarlet fever : Kızıl humma;


Ship fever : See: Typhus;


Solar fever : Dengue;


Spotted fever : See: Typhoid fever;


Spring feverSpotted fever : İlkbahar yorgunluğu;See: Typhoid fever;


Sun fever : See:Dengue;


Tabradillo fever : Meksika'nın bazı kesimlerinde görülen bir cins tifüs;


Thermic fever : Güneş çarpması;


Three-day fever : See: Pappataci fever;


Typhoid fever : Tifo (barsak humması), febris enterica;


Typhus (famine) fever : Tifüs (lekeli humma);


Undulant fever : Malta humması;


Vesicular fever : See: Pemphigus;


War fever : Tifüs;


Yellow fever : Sarı humma.


fever and ague : Sıtma.


fever blister : Erpes, uçuk.


fever heat : Hararet, ateş.


fever patient : Ateşli hasta.


fever producing : Pirojenik.


fever sore : Ateşten meydana gelen uçuk.


fever trap : Sıtma mikrop yuvası.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

choroidea : n. Gözün retina ile sklera arasında kalan damardan zengin orta tabakası, gözün damar tabakası, koroidea.


egomania : n. Marazi kendini beğenme (nefsine hürmet) manisi.


erythemia : n. Kanda eritrosit sayısının aşırı miktarda artışı ve derinin kırmızımtırak renk alışı ile belirgin kronik hastalığı, polisitemi rubra, eritremi.


faveolus : n. (pl. faveoli). çukurcuk.


laked : a. Hemoliz'e uğramış, hemoliz olmuş (Yapısındaki hemoglobinin açığa çıktığı eritrositler hakkında).


hypertropia : n. Gözün görüş ekseninin yukarıya doğru sapma eğilimi göstermesi, hipertropi.


hypobarism : n. See: Hypobaropathy.


inscription : n. Reçetede, verilen ilaçların isim, miktar ve alım dozlarını gösteren bölüm.


iso- : pref. Aynı müsavi, eşit izo.


laryngendoscope, : n. see: laryngoscope


lateropulsion : n. Yürürken istemdışı yana doğru gitme, istemdışı sağa veya sola sapma eğilimi gösterme (Bazı beyin hastalıklarında görülür).


maturative : a. 1. Olgunlaştırıcı, 2. Cerahat toplayıcı.


medulloblastoma : n. Medulloblastlardan müteşekkil beyin tümörü.


omoplate : n. See: Scapula.


opisthotonic : a. 1. Opisthotonos'la ilgili; 2. Opisthotonos gösteren, opisthotonos'la belirgin.


peeper : n. Soyunan kadınları veya cinsel ilişkileri gizlice seyreden kimse, dikizci.


phytophagy : n. Bitki yeme, bitkilerle beslenme,fitofaji.


plicate : a. Büklümlü, kıvrımlı, plicatus.


polyserositis : n. Seröz zarların genel iltihabı.


proctophobia : n. Rektum hastalığından anormal derecede korkma.