Bugün : 16 Aralık 2017, Cumartesi

Favorilere Ekle!

New Year Istanbul

falx nedir?

falx : n. (pl. Falces). Orak.

falx cerebelli : Beyincik orağı.


falx cerebri : Beyin orağı.


falx septi : Kalp sol atrium bölme orağı.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

bright hastalığı : n. Böbrek iltihabı.


cephalgia : n. Baş ağrısı.


choleperitoneum : n. Periton boluğunda safra bulunuşu.


demimonstrosity : n. Canlının yaşamasını engelleyecek derecede ağır olmayan, doğuştan mevcut sakatlık.


deoxycorticosterone : n. biochem. Kortikosterine benzeyen fakat 11 numaralı karbonda OH yerine H ihtiva eden billur steroid.


haustra : n. pl. Haustrum7un çoğulu.


hemihypertrophy : n. Vücudun tek taraflı büyümesi, vücudun yarısının aşırı büyüklüğü.


hyperexophoria : n. Gözün görüş ekseninin yukarıya ve dışa doğru sapma eğilimi göstermesi.


irrigate : v. Bir yarayı antiseptik su ile yıkamak veya üzerine su serpmek.


ligneous : a. Odun yapısında odun gibi, odunumsu (Bazı lezyonların niteliği hakkında).


mesosternum : n. Sternumun orta parçası.


metachrosis : n. Renk değişimi, rengin değişmesi, metakroz.


narcotic : a. & n. 1. Uyuşturucu, uyutucu, 2. Uyku verici (uyuşturucu) ilaç, narkotik.


neurorelapse : n. Frengi tedavisinden sonra beliren had sinir semptomları.


parahepatitis : n. Karaciğer çevresindeki komşu oluşumların iltihabı.


phalanges : n. pl. El ve ayak parmaklarında bulunan küçük kemikler.


pleo : pref. Daha fazla, daha çok anlamına sonek.


postinfarction : a. Bir infarktüsten sonra meydana gelen.


redundant : a. Gerekenden fazla, normalden fazla.


right-footed : a. Sağ ayağını sol ayağına oranla daha hakim ve hünerle kullanan.