Bugün : 24 Mart 2017, Cuma

Favorilere Ekle!

facial nedir?

facial : a. Yüze ait, facialis.

facial artery : Yüz damarı.


facial bones : Yüz kemikleri.


facial nerve : Yedinci kafa çifti.


facial paralysis : Hareket sinirlerin facialis'ten gelen adelelerin felci.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

cataplexy : n. Büyük korku veya heyecan neticesinde kasların katılaşması, inme, katapleksi.


catotrophobia : n. Aynalardan korkma, ayna görmektenv eya ayna kırılmasından aşırı ürkme.


cauterization : n. 1. Dağlama; 2. Hareket, elektrik veya kimyasal maddelerle dokuları yakma.


chlorite : n. biochem. Klor asidi tuzu, klorit (mikrop kırıcı ve renk açıcıdır).


conservative : a. Koruyucu, organ veya vücut bütünlüğünü muhafazaya yönelik, aşırı ve ağır müdahaleye oranla daha ılımlı (tedavi, ameliyat v.s. hakkında).


fixation : n. 1.Sabit ve oynamaz hale getirme, tesbit etme, özellikle yerinden kaymış veya ayrılmış bir organı ameliyat veya diğer bir yolla eski yerine tesbit etme; 2. Mikroskopik muayene için ince kesit almayı kolaylaştırmak üzere dokunun parafin v.b. madde içinde tesbit edilmesi, anatomopatolojik muayene için organ veya oluşumunun ilaçlı eriyiğe konulması; 3. Kişide anne veya babaya aşırı düşkünlük sebebiyle psikoseksüel gelişimin duraksaması, cinsel ilginin bir başka kimseye yönelememesi; 4. Görüntünün retina'da sarı leke üzerine düşmesini temin edecek şekilde her iki gözün obje üzerinde odaklanması; 5. Kan serumunda bulunan komplement'in antikor, antijen kompleksi ile birleşmesi; 6. Belli bir şeyin zihni devamlı meşgul etmesi, sabit fikir; 7.Gaz halindeki bir maddenin kimyasal reaksiyonlar sonucu, diğer maddelerle birleşerek katı hale dönüşmesi.


genyantralgia : n. Üstçene sinüs ağrısı.


lacrimatory : a. Gözyaşı salgılanmasına sebep olan, gözyaşı salgılatan.


hematoxylin : n. biochem. Doku ve hücre boyalarında kullanılan bir boya maddesi.


hepatargia : n. Karaciğer fonksiyonlarının bozulmasından ileri gelen otointoksikasyon, hepatarji.


hydatidosis : n. Vücutta çoksayıda hidatid kist oluşmasıyla belirgin durum, hidatid hastalığı.


intuition : n. 1. İçe doğma; 2. Muhakeme kullanmadan meydanda olmayan bir şeyi sezme, sezgi; 3. Nüfuzunazar.


kopf-tetanus : n. Ba yaralanmasını takiben gelişen ağır tetanos, baş tetanosu.


meninx : n. (pl. meninges) Beyin-omurilik zarı, meninks (menenj).


moundin : n. Kas liflerine vurulduğu zaman kabarmaları.


onychomycosis : n. Tırnakların mantarlı enfeksiyonu, onikomikoz.


papilliform : n. Meme başına benzer biçimde papilla şeklinde.


parathyroidoma : n. 1. Paratiroid bezinden gelişen tümör; 2. Paratiroid'e benzer dokudan oluşan tümör.


piperazine : n. Yuvarlak solucanlara ve kılkurtlarına karşı aşırı derecede etkili olan anthelmentik.


property : n. Özellik, özgüllük, hususiyet, hassa.