Bugün : 18 Ekim 2017, Çarşamba

Favorilere Ekle!

down nedir?

down : a. Fetüs derisinin büyük kısmını 4. gebelik ayından itibaren örten ince tüylerin oluşturduğu örtü, lanugo.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

epilose : n. Saçları dökük, saçsız, dazlak.


estivation : n. Bazı hayvanlarda yazın görülen uyuşukluk ve uyku hali, yaz uykusu.


fibulocalcaneal : a. Fibula ve topuk kemiğine ait.


hologenesis : n. İnsan türünün yeryüzünün her yerinde aynı anda meydana geldiğini ileri süren görüş, hologenez.


hydrometry : n. Hidrometre ile sıvı yoğunluğunun ölçülmesi.


immunodefiency : n. Kişide, herhangi bir sebeple yeterli bağışıklık oluşamaması hali, bağışıklık yetersizliği.


inflammation : n. İltihap, iltihaplaşma, enflamasyon.


intralobar : a. Lob içi, lob içinde.


keratorrhexis : n. Kornea yırtılması.


lymphatogenous : a. Lenf kanalları veya lenf vasıtasiyle taşınan, lenfatojen.


olive : n. 1. Zeytin; 2. Zeytin şeklinde (zeytinsi) oluşumlar, oliva.


osseofibrous : a. Lif dokusu ile kemikten ibaret.


parabiosis : n. 1. İki fetüs'ün tek organizma oluşturacak şekilde doğuştan birleşik oluşu, parabiyoz (Bazı yapışık ikizlerde olduğu gibi); 2. Sinirin gerek uyarılma gerekse uyarıyı iletme yeteneğinin geçici olarak ortadan kaldırılması.


pericranium : n. Kafatası kemiklerinin yüzlerindeki periyost, perikran(iyum), kafatası zarı.


phonophobia : n. 1. Gürültüden veya yüksek sesle konuşulmaktan aşırı korkma; 2. Kendi sesini duymaktan ürkme, kendi sesinden korkma, fonofobi.


photo-endoscope : n. Ucuna fotoğraf kamerası yerleştirilmiş olan bir çeşit endoskop.


pink disease : n. Acrodynia, çocuklarda görülen ve civa zehirlenmesine bağlı olduğu sanılan bir hastalık.


pleo : pref. Daha fazla, daha çok anlamına sonek.


pneumocentesis : n. Toplanan sıvı veya cerahati boşaltma amacıyla akciğer ortası açık iğne sokma, akciğer ponksiyonu, pnömosentez.


siderophilous : a. Demiri absorbe eden.