Bugün : 28 Mayıs 2018, Pazartesi

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

degeneration nedir?

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

degeneration : n. Dokuların normal yapısının bozulup normal fizyolojik fonksiyonlarını yapamayacak duruma düşmeleri, dejenerasyon.

Colloid degeneration : Tümörlerin mukoid dejenerasyonu;


fatty degeneration : Anormal şişmanlık, yağ dejenerasyonu, adipozis;


fibroid degeneration : dokuda bağ dokusu liflerinin aşırı artımı ile belirgin dejenerasyon;


Hepatolenticular degeneration : Nucleus lentiformis'te dejenerasyon, karaciğerde siroz, zihni gerilik, zaman zaman gelişen titreme ve kasılmalarla belirgin kalıtsal hastalık, Wilson hastalığı (Hastalığın patolojisinde ceruloplasmin yetersizliğine bağlı olarak başta karaciğer, beyin olmak üzere bazı organ ve dokularda bakır birikimi sözkonusudur).


hyaline degeneration : Bağ dokusunu tutan, özellikle kan damarlarında görülen dejenerasyon;


seniled degeneration : Düşünce berraklığının ve hafızanın, iş görme yeteneğinin azalması ile kendini belli eden ileri yaşlara ait dejenerasyon;


subacute combined degeneration : Tedavi edilmeyen pernisiyöz anemi vakalarında görülen omurilik dejenerasyonu;


Zenker's degeneration : Çizgili kasta oluşan hyaline dejenerasyon.


abercrombie's degeneration : Abercrombie dejenerasyonu, amiloid dejenerasyon;


afferent degeneration : Duyu sinirlerine yayılan dejenerasyon;


amyloid degeneration : Amiloid dejeneresansı, lökomatoz (sürekli "suppuration" tüberküloz, frengi gibi bazı hastalıklar sonucu özellikle karaciğer, dalak ve böbreklerde amiloid "infiltration"u ve klinik bakımdan "hepatomegaly" "splenomegaly" albüminüri ve ödemlerle vasıflı derin dejeneresans hali;


Albuminous degeneration : Hücre sitoplazmalarında granüllerin oluşması, hücrelerin şişerek bulanık görünüm alması ile belirgin durum, bulanık şişme, albüminöz dejenerasyon;


ascending degeneration : Sinir liflerinde çevreden başlayıp merkeze (beyin ve omurilik) doğru ilerleyen dejenerasyon;


atheromatous degeneration : Arter dvarlarının intima tabakasında sarı yağ plakları oluşması ve damarın sertleşmesi ile belirgin dejenerasyon;


Basophilic degeneration : 1. Bazik boylarla bağ dokusu hücrelerinin maviye boyanması hali (bazı durumlarda görülür); 2. Kanda bazofilik eritrositlerin aşırı miktarda artışı;


Cesous degeneration : Bir tüberkülom veya sifiliz gom'undaki atrofi sonucu peynir görünümünde bir doku meydana gelmesi;


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

cheilopompholyx : n. El derilerinde ve özellikle parmaklarda meydana gelen simetrik erupsiyonlar.


cystitome : n. Göz merceği kapsülüne kesit yapmada kullanılan özel bistüri.


decapacitation : a. Spermatozoon'ların menideki bir faktör (decapacitation faktörü) nedeniyle dölleme gücünün azalması veya ortadan kalkması.


epectal : a. 1. Fazladan ilave, gerektiğinden fazla (kısım veya oluşum); 2. Kafatası kemiklerini birleştiren sütürler içindeki herhangi bir küçük kemik.


epidemic : a. & n. 1. Salgın; 2. Salgın hastalık.


epiploectomy : n. Omentum'un ameliyatla çıkarılması.


excalation : n. Eksiklik, yokluk, dizi veya bütün teşkil eden oluşumda bir parça veya bölümün yokluğu.


gastroileac : a. Mide ve ilyuma ait, mide-ilyum.


gelatinous : a. Jelatinli, jelatinsi.


hemivertebra : n. Anormal embriyon gelişimi sebebiyle omurun yarısının yokluğu.


hydropneumothorax : n. Pleura boşluğuna sıvı sızması ile birlikte meydana gelen pnömotoraks olayı.


hypotropia : n. Gözün görüş ekseninin aşağıya doğru sapma eğilimi göstermesi.


inoperable : a. Ameliyata elverişil olmayan.


leptomeninx : n. (pl. leptomeninges). Leptomeninks, beyin zarları (Piamater ve araknoid).


meningeorraphy : n. Zarların dikilmesi.


mutism : n. 1. Konuşma yeteneğinin olmayışı, dilsizlik; 2. Bazıakıl hastalıklarında görülen hastanın konuşmamakta direnme göstermesi hali.


oncometer : n. Herhangi bir organın hacmını ölçen alet, onkometre.


orthodontic : a. Dişlerin normal duruş ve münasebetleriyle ilgili.


pallidotomy : n. Cerebralkorteksten corpus striatum'a giden liflerin cerrahi olarak kesilmesi.


pathopoiesis : n. Hastalığın oluşması, hastalığın meydanag elişi.