Bugün : 23 Haziran 2018, Cumartesi

Favorilere Ekle!

Bağış Bitcoin:1CcfTTwmUtTcDLxR3mkWRrsxFyGQUj59C4

capsula nedir?

BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

capsula : n. 1. İlaçların konulduğu mahfaza, kapsül; 2. Bazı organların çevresinde bulunan bağ dokusundan yapılmış zar.

capsula adiposa : anat. Böbreğin arkada ve içyanda daha güçlü olan, yağ koruncağı.


capsula articulares, : anat. Eklem koruncakları.


capsula articularis : Eklem kapsülü.


capsula articularis cricoarytaenoidea : anat. Eklemin, köneksiyon ve halka kıkırdak arasında yer alan, ince çitli, gevşek koruncağı.


capsula externa : anat. Yasmıksı çekirdekle özçit arasındaki ilik katmanı.


capsula fibrosa perivascularis : anat. Karabağır damarlarına ve öt yollarının uç dallarına değğin eşlik eden bağ dokusu.


capsula glomeruli : anat. Bir böbrek özdekçiğinin kılboru yumacığını sararak bir tubulus contortusta sonlanan koruncak.


capsula interna : anat. En önemli oyrumyerel (somatotop) içerikli, çıkıcı ve inici iletim yollarını taşıyan ve ilk içeren tellerden oluşan güçlü katman.


capsula interna nuclei lentiformis : anat. Merceksi çekirdeğin (nucleus lentiformis) iç kapsülü.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

cavernitis : n. Penis'te corpus cavernosum'un iltihabı


chelate : v. Gevşek yapı gösteren bileşiği bir metalle birleştirmek, bu suretle bileşiğin yapısını kuvvetlendirmek.


contagion : n. 1. Sirayet, 2. Bulaşma; 3. Bulaşıcı (sari) hastalık.


cytometry : n. Kan hücrelerinin sayımı, sitometri


dictyoma : n. Kirpiksi cisim (korpus siliyare)'den gelişen bir tümör.


exanthematous : a. 1. Ekzantem'le ilgili; 2. Ekzantem gösteren; 3. Ekzantem tabiatında, ekzantem'e benzeyen.


fecundate : v. Gebe bırakmak, ilkah etmek.


Retrolental fibroplasia : Prematüre bebeği canlandırmak amacıyla yüksek yoğunlukta oksijen verilişinin sebep olduğu göz merceği arkasında bağ dokusu artımı, retinada ayrılma ve kanama ile belirgin körlüğe uzanabilen durum.


hormonogenic : n. Hormonun oluşmasıyla ilgili.


hydrocephalic : a. Hidrosefaliye ait.


inspersion : n. Toz veya sıvı serpme, üzerine toz veya sıvı püskürtme.


mandibular : a. Altçeneye ait.


mnemic : a. Hafıza (bellek) ile ilgili.


mortician : a. Cenazeyi gömülmek üzere hazırlayan kişi, ölü kaldırıcı.


nullipara : n. Hiç çocuk doğurmamış kadın, nulipar.


obesogenous : a. Şişmanlatıcı.


osler's nodules : n. Avuç içinde veya ayak tabanında veya el veya ayak parmaklarının yumuşak kısımlarında emboliye bağlı olarak meydana gelen küçük, ağrılı nodüller.


osselet : n. 1. Küçük kemik; 2. Aşık kemiği.


papaverine : n. Opium'dan elde edilen düz kasların spazmını çözücü etkiye sahip bir alkaloid, papaverin hidroklorid.


pneometry : n. Akciğerlerin hava kapasitesi (solunum esnasında giren ve çıkan hava miktarı)'nın pnömetre aracılığıyla ölçülmesi, pnömoter.i