Bugün : 24 Mayıs 2017, Çarşamba

Favorilere Ekle!

calcinosis nedir?

calcinosis : n. Vücudun yumuşak dokularında kalsiyum veya kalsiyum tuzlarının toplanması ile belirgin durum.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

cathexis : n. Zihni faaliyetin belli bir fikir veya nesne üzerinde yoğunlaşması.


construction : n. His ile idrak etme.


deviation : n. Sapma, sapınç, normal yerini değiştirme.


diploe : n. Kafatası satıhları arasındaki süngere benzer madde, kafa kemiklerinin iki laminası arasındaki süngersi doku.


dipsomaniac : a. İçki müptelası, içkici, ayyaş.


edematogenic : a. Ödem meydanag etiren, ödeme sebep olucu.


endocardium : n. Kalp içzarı, kalp boşluklarını örten derin tabaka, endokard(iyum).


foramen : n. (pl. foramina). Delik: Bri boşluğu başka bir boşluğa birleştiren delik veya bir kanalın ağzı.


freckle : n. Çil, leke, benek.


gastrectasia : n. Mide genişlemesii, gastrektazi.


gastroenterostomy : n. Mide ve barsak ovasında yapılan anastomoz.


hemiplegic : a. Hemiplejiye ait.


inogenesis : n. Lif dokusu oluşumu, inojenez.


lunar : a. Ay şeklinde, aysel.


myosalgia : n. Kasta hissedilen ağrı, kas ağrısı.


ossifluence : n. Kemik dokusu yumuşaması.


outlimb : n. Kol veya bacağın uç kısmı.


ozonize : v. biochem. a) Ozonlaştırmak. b) İçine ozon karıştırmak.


para : n. 1.Bir veya daha fazla doğum yapmış olan (çocuğu olan) kadın; 2. Benzol halkasında birbirine karşı mevkide bulunan elementlerin durumu.


paraplegic : a. 1. Parapleji ile ilgili; 2. Parapleji niteliğinde; 3. Parapleji gösteren, parapleji'li kimse.